Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :58548436 Aktif Ziyaretçi :14028 20 Temmuz 2018 Cuma
[14:40] Ot yiyen bozayı fotokapana takıldı! -- [14:33] Bir saatlik çalışma sonrası kurtarıldı! -- [14:27] Hala-Dayı çocukları çarpıştı: 4 yaralı! -- [14:21] Milli futbolcu Düzce'de kaza geçirdi! -- [14:07] Polisten uyuşturucu operasyonu: 5 gözaltı! -- [13:59] Gençler Türkiye Şampiyonu oldu! -- [13:51] Tiyatro Eleştirmenliği öğrencilerini bekliyor! -- [13:38] Düzceliler’in sabrını artık fazla zorlamayın!.. -- [12:03] Bu kez ittifaklar yok!.. Aday çok, yarış zor!.. -- [11:56] Oyun mu oynuyorsunuz, şehir mi yönetiyorsunuz belli değil! --
Sanatı seven, insanları da çok sever
Hem bir zanaatkar hem de bir sanatkar olan eski Düzcelilerden Aziz Erdoğan, insanların bir uğraşısı olması gerektiğini ve sanatı seven insanın, insanları da çok seveceğini düşünüyor.
26.1.2018 - 12:40:59  Haberi Yazd?r
Arşiv :

   Bu haftaki konuğumuz candan kişiliğiyle ön plana çıkan, hem bir zanaatkar, hem de bir sanatkar olan Aziz Erdoğan… Bizlerin Aziz abisi…

   Aziz Abi daha 10 yaşındayken ilk adımını atmış sanayiye. Arabalar onun en büyük tutkusuymuş o zamanlar. Gözlerindeki ve ellerindeki hassasiyetle, tabiri caizse ince eleyip sık dokuyor arabaları. Çünkü bir kaportacı ustasının yetişmesi kolay değil. En az 10 sene eğitim almalı diyor Aziz abi. Ancak bu mesleğe günümüzde gençlerin ilgisi yokmuş pek.

   Aynı zamanda bir müzik tutkunu Aziz abi. 90’lı yılların başında Edip Akbayram’la bile çalışmış. Ama Cerrahpaşa’da ses tellerinden ameliyat olmak zorunda kalmış. “Sesini zorlama” demişler. Ama o yine de devam etmiş müziğe. Edip Akbayram'dan ayrılmak zorunda kalsa da vazgeçmemiş. “Sanattan ödün vermeyin” diyor Aziz abi.  O günden beri “Nihansın Dideden” diyor güçlü sesiyle.

   Aziz abiyle arabalardan müziğe, sanayiden Düzce'nin sorunlarına kadar birçok konuyu konuştuk. İşte Aziz abiyle aramızda geçen keyifli sohbet…

“BİR KAPORTACININ 10 SENEDE USTA OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

   Aziz Erdoğan: Düzce doğumluyum. Düzce’de yetiştim. 10 yaşında kaportacılığa başladım. Çırak olarak başladım. İlkokul henüz bitmemişti. 1969 yılında başladım bu işe. Çok hevesim vardı. Eniştem değişik arabalarla gezmeye gelirdi bize. Babam beni okutacaktı. Ama ben eniştemin arabalarından dolayı, kaportacı olacağım dedim. Severek ve isteyerek başladım. Ama ben bir kaportacının 9-10 senede usta olduğunu bilmiyordum. İki ay filan sürecek diye düşünüyordum. İşe başlayınca bir ustanın yetişmesi için bu kadar zaman gerektiğini duyunca eyvah dedim. Ama babam beni eniştemin yanına verirken, “Eti senin kemiği benim” diye vermişti.

   Korkudan bir daha geriye dönüş olmadı. Artık mecburen devam ettim. Ama iyi ki devam etmişim.

“BİZDE BU MESLEĞE DEĞER VERMİYORLAR”

   Kaportacılık bir zanaat mıdır?

   Evet, çok değişik bir zanaat… Ama insanlar bu mesleği zanaat olarak görmüyor. Bizim insanlarımız bu mesleğe değer vermiyor. Ben askerden döndüğümde Arabistan’a gittim. Yaklaşık 20 ay Arabistan’da kaldım. 1981 senesinde gitmiştim. Orada o kadar değer veriyorlardı ki bu mesleğe, mühendis olarak görüyorlardı kaportacıları. Bundan 37 sene öncesinde onlar bile değer verirken, bizde zanaatkara, sanatkara değer veren yok.

“ÇOK HASSAS BİR İŞ”

   Kaportacılık mesleğinin ne gibi zorlukları var?

   Çıraklığı çok zor bu mesleğin… Çünkü çok hassas bir iş! Sanayinin içerisinde en iyi bakan, en iyi gören göz kaportacılardadır. İyi usta olabilmek için bu hassasiyete ihtiyaç var. Kaportacı bir arabaya 20-30 metreden bakıp, o arabada ne olduğunu anlayabilmeli.

   Peki ne gibi güzel yanları var?

   Eskiden her şeyi elle yapıyorduk. Mesela çamurlukları, kapı saclarını hep elle yapıyorduk. Hepsi elimizden geçiyordu. Yaptığımız şeyi bitirdiğimizde bakıyorduk ve “Bunu ben mi yaptım?” diyorduk. İşte bundan çok büyük zevk alıyor insan. Çünkü bir şeyler üretmiş oluyorsun.

“GENÇLERİN BU MESLEĞE İLGİSİ YOK”

   Hala sizin gibi hevesli olan gençler var mı?

   Yok. Mesleğin geleceği çok iyi aslında… Ölmez, bitmez bir meslektir kaportacılık. Ama çıraklığı yaklaşık 8-10 sene sürdüğü için kimse tercih etmiyor. 2-3 sene çalışıp ben usta oldum diyen varsa yalan söylüyordur. Çırak hiç yok maalesef. Kaportacılık zor diye gelmiyorlar. Günümüzün çocukları hep kafelerde, berberlerde, kuaförlerde oluyor. Eleman sıkıntısı çekiyoruz yani.

“EDİP AKBAYRAM’LA BENİM SESİMİ AYIRAMAZLARDI”

  Aynı zamanda müzikle de uğraşıyorsunuz. Müziğe nasıl başladınız?

   O heves çocukluğumda vardı. O zamanlar gitar almıştım ve bir tane e piyanom vardı. Ama işimi çok sevdiğim için ona zaman ayıramamıştım. Ne zaman ki kendime dükkan açtım ve iş sahibi oldum. O zaman tekrar atıldım ben bu işe. 1983 yılında Düzce Musiki Derneği kurulduğunda ilk üyelerinden biri bendim. Musiki Derneğine bir süre devam edip bıraktım. 1990’ların başında bir vesileyle Edip Akbayram’la tanıştım. Ayvalık’ta, Eskişehir’de, Bursa’da konserlere gittik. Daha sonra ben ses tellerimden ameliyat olmak durumunda kaldım. Cerrahpaşa’da ameliyat ettirdiler beni. Daha sonra bana sesini zorlama dediler. Biz yine de aynı şekilde devam ettik bir süre. Ama sesim eski düzenini almadığı için bırakmak durumunda kaldım. O zamanlar perde arkasından Edip Akbayram’la benim sesimi ayıramazlardı. Bir keresinde Onur Akın’la denk gelmiştik bir yerde. “Acaba Edip abi mi söylüyor, yoksa Aziz mi söylüyor?” demişti. Sesim aynı Edip Akbayram’a benziyordu.

   Daha sonra tekrardan Düzce Musiki Derneği’ne dönüş yaptım. Orada devam ediyorum. Hala konserler veriyoruz.

“PROTOKOLDEN KİMSE GELMİYOR”

   Düzce’de insanlar müziğe ne kadar ilgi gösteriyor?

   Düzce’de müziğe ilgi az. Seyirci konusunda sıkıntı çekiyoruz. Katılım çok az oluyor. Düzce halkı sosyal etkinliklere duyarsız kalıyor. Düzce'nin potansiyeli çok aslında… Ama katılımı sağlayamıyoruz. Seyirci konusunda katılım artmaya başladı yavaş yavaş. Bu sefer de protokolden kimse gelmiyor. Kültür Merkezi açıldığından beri kültürel etkinlikler çok arttı. O konuda hiç şikayetimiz yok. Ama müzik etkinliklerine protokolden katılım olmuyor. Biz istiyoruz ki onları da aramızda görelim. Geçtiğimiz günlerde Bolu’da bir konsere gitmiştik ve bütün protokol oradaydı.

“SANAT MÜZİĞİ FARKLI BİR MÜZİKTİR..

TÜRKİYE’DE FARUK HOCA KADAR ÖZVERİLİ İNSAN BULAMAZSINIZ!”

   Bizim ayrıca bir musiki derneğimiz daha var Düzce’de. Faruk hocamız hiçbir karşılık beklemeden ve hiçbir provayı kaçırmadan gelmeye devam ediyor. Türkiye’de onun kadar özverili insan bulamazsınız. Konserleri çok beğeniyorlar. Biz de geleceğiz, katılacağız diyorlar. Ama kurslar bir başlıyor, gelmiyorlar. Tabi sanat müziği çok daha farklı bir müziktir. Ben de pek beğenmiyordum eskiden, değerini sonra anladım. Ne zamanki ameliyat oldum, sonra tekrardan başladım sanat müziğine başladım.

“FEVAİ ARSLAN HEMEN YAPTIRIYORUZ DEMİŞTİ,

HALA ALT YAPI YOK”

   Sizce Düzce'nin ne gibi sorunları var?

   Düzce’nin sorunu bitmez. Öncelikle yönetimde çok büyük sıkıntılar var. Düzce bu konuda çok şanssız! Bu sanayi çarşısı 1970 yılında kuruldu. Bu Yeni Sanayinin en eski elemanı benim. Buraya geldiğimde daha çocuktum. 2018’e geldik, hala benim bulunduğum sokağın alt yapısı yok. Asfalt bile yok bazı sokaklarda. İki dönem

önce Fevai Arslan’ın milletvekili seçildiği dönemde buraya gelip “Ne istiyorsunuz?” diye sormuştu. Ben de eskiden tanıdığım için durumu anlattım. Bu devirde sanayi çarşısında alt yapısı olmayan sokak olur mu dedim. O da hemen yaptırıyoruz dedi. FevaiArslan’ın ikinci dönemi bitiyor. Hala daha yaptırılmadı alt yapı. Yine geçtiğimiz günlerde imzalar topladık, şikayet ettik ama hala yapılmadı. Bir yağmur yağdığında buralar göl oluyor. Su ihtiyacımı sondajla kendim karşılıyorum.

“HOPARLÖRÜN ETRAFINI GAZETEYLE TIKIYORLAR”

   Görev eksikliği çok var Düzce'de. Mesela bir şey yapıyorlar “Neden bizim haberimiz yok” diyoruz. Anons yaptırdık diyorlar. Biz bir şey duymuyoruz. Çünkü koskoca Yeni Sanayi Çarşısında bir tane hoparlör var. Etrafındaki dükkanlar rahatsız oluyoruz diye hoparlörün etrafını gazeteyle tıkıyorlar. Sanayinin durumu çok vahim! Genç yaşta tozdan, mikroptan hasta olan çok var. Kavşaklarda da çok büyük sorunlar var. Çünkü ezbere iş yapıyorlar.

“SANATTAN ÖDÜN VERMESİNLER”

   Son olarak Düzceliler’e ne söylemek istersiniz?

   Sanata ve zanaata önem versinler ve katılsınlar. Sanatı seven insan, insanları da çok sever. Hiçbir art niyet düşünmez. Kesinlikle bir uğraşısı olmalı insanların. Tabi bunu da 24 saat yapmasın. Gündüz yapacağı bir iş varsa yapsın. Ama sanattan asla ve asla ödün vermesinler. Mesela biz haftanın üç günü gidiyoruz. Hem eğleniyoruz, hem de vakit geçiriyoruz. Çok değişik insanlarla tanışıyoruz.Müzik sayesinde çok güzel insanlarla tanıştım.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Düzceliler’in sabrını artık fazla zorlam
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
POLİTİKLEŞME MESELESİ
 
  Ulviye Dikmen
Düzce’nin çöp ve diğer sorunları çözülec
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
SAHTECİLİK
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
TESADÜFE TESADÜF EDİLMEZ
 
  Aysel Dural
YÜREKTEN SÖYLENEN SÖZLER
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
Amatör liglerde sezon planlaması açıklan
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Sönmez'den bedelli açıklaması: Banka kuyruğunda vatan savunulmaz! " Haberine...
 Hasan Tahsin
 ASKERLİK, ÖZELLİKLE TÜRKİYE PRATİĞİNDE, YURTTAŞLIĞI ÖĞRENDİĞİMİZ VE YAŞADIĞIMIZ EN BÜYÜK OKULDUR. EŞİ YOKTUR. GENEL ASKERLİK, HEM EĞİTİMİ, HEM DE UYGULAMASIYLA VATANSEVERLİK, AYDINLANMA, GÖREV VE SORUMLULUK BİLİNCİNİ KAZANDIRAN, EN ÖNEMLİ YURTTAŞLIK EYLEMİDİR. ASKERLİKTE YAŞANAN ZAMAN, EN BÜYÜK KAZANIMLARI ELDE ETTİĞİMİZ, EN DEĞERLİ ZAMANDIR. TEZKERE İÇİN GÜN SAYILSA DA, İŞİN GERÇEĞİ BUDUR.ASKERLİK HİZMETİ BASİT BİR SİLAH EĞİTİMİ DEĞİLDİR. BÖYLE BAKANLARIN DEMOKRASİ VE CUMHURİYET DEĞERLERİYLE İLGİLERİ YOKTUR. HİÇ SAVAŞ OLMASA BİLE, GENEL ASKERLİK BİZİ YURTTAŞ KILAN, BİZİ BİZ YAPAN, BİZE DEMOKRATİK DEĞERLERİ KAZANDIRAN, BİZİ ETNİK VE MEZHEPSEL AYRI GAYRILIKLARDAN ARINDIRAN, ÇOK ÖNEMLİ BİR TOPLUM PRATİĞİDİR.
  " Karayolları kafasına göre takılıyor!.. " Haberine...
 Aydın
 Haber de Düzce lilerin nereye şikayet edeceğine dair bilgi olursa bizde şikayette bulunuruz.
  " FELAKET GİBİ YAĞDI! " Haberine...
 şükrü toros
 alt yapıda sorun yok, zaten doğru dürüst bir altyapı yokki sorun olsun
  " Cetvelle çizilmiş seçim sonuçları " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Adil bey beni bağışlayın hangi mahelefetten bahsettiğinizi anlayamadım.Bu seçimde MHP yi muhalefet olarak algılayan ve savunusunu bunun üzerine kuran bir kısım sözler dolaştığını görmekteyim.Ancak muhalefet değilde şuna iktidarın küçük ortağı diyelim bence..burada cetvelle çizilmiş seçim sonuçları derken kastım bu idi zaten iktidarın maksadı MHP yi bir şekilde kontrol altında tuttuğundan oyun kontrolü dışına çıkmasını engellemek için geliştirilen derin bir politika var ortada.MHP ye oy vererek iktidara muhalefet ettiğinize inandırmışlar sizi.Ancak akıl müthiş bir akıl ve akıllara durgunluk verecek bir derinlik barındırıyor.Yazıda da onu anlatmaya çalıştım.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 Fehmi birinci
 Ne söylesek boş burada çok büyük haksızlık yapıldı. bende yuce ALLAHA HAVALE EDİYORUM. bakalım görelim ne olacağını. alma mazlumun ahını cıkar aheste aheste.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 irfan hatip
 Bakanligi suresince Duzce icin neler yapti maddeler halinde yazarmisiniz. Duzce icin neler yapacakti. Neler kaybettik bakanligi kaybedince. merak ediyorum. Beyefendiligi durustlugune sozumuz yok .Dostlari kendisine oy olarak destek yaptilar mi acaba , fotograf paylasimlari disinda selamlar.
  " Ali Yıldız'ın acı günü! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Başsağlığı diliyorum.Sabırlar diliyorum.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 ulviye dikmen
 Sn Faruk Özlüye yapılabilmesi mucize denebilecek, kimsenin anlayamadığı hayvan rehabilitasyon merkezi için teşekkür ederim. Eleştiri yapılırken biraz anlayış gerekir.. Sn Faruk Özlü Beyefendiye Düzce adına teşekkür ederim saygımla
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 Fethi Sönmez
 Ne yapmış da neyi kaçırmışız.1-Özdilek alışveriş merkezini açtı.2-Kabalak'a köpek barınağı açtı.Yapılan ve yarım kalan işleri biri altalta sıralasa da öğrensek.Halen daha bütün ilçelerde kanalizasyonlar olduğu gibi Melen'e akıyor.Bunların döneminde hem yerelde, hem genelde Düzce çok şey kaybetti. Düzce'nin bir bakanı olsa elbette iyi olur. Ancak duruma bakarak oldu da ne oldu demekten kendimi alamıyorum.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 ah düzce ah
 yazık oldu düzce ye, iyi mi oldu ders vermek, kim kime ders verdi şimdi, nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz, hak ettiğin bu DÜZCE, yazık geleceğe yazık
Dünyaevine girdiler Dünyaevine girdiler
  Acar Ailesinin mutlu günü
  Teniste şampiyon Düzce'den!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Üniversiteden açıklama: Varsa sorumlular hakkında tüm işlemler yapılacak!
  Asfalt sorununa çözüm arıyorlar!
  Sınav soruları çalınmıştı... Dava başladı!
  Hijyen eğitimi tamamlandı!
  Keskin, hayır duası alıyor
  15 Temmuz'u andılar!
  Duru'dan 15 Temmuz mesajı: FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  1903 Beşiktaşlılar Derneği tekerlekli sandalye dağıttı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Vali Dağlı: Bu millet 15 Temmuz gecesi yeniden bir destan yazdı
  YETKİLİLER, CEVAP VERİN!..
  FELAKET GİBİ YAĞDI!
  Meşal Düzce'de: İslam ve Arap dünyası seçim sonucundan memnun
  Keskin'den 15 Temmuz mesajı: Hainlere milli irade tokadı vurduk!
  Vatan Partisinden 15 Temmuz Açıklaması
  Balıkçılara palamut uyarısı
  13.7.2018 - Düzce ne kaybetti?
  13.7.2018 - Ali Yıldız'ın acı günü!
  16.7.2018 - Cetvelle çizilmiş seçim sonuçları
  19.7.2018 - Karayolları kafasına göre takılıyor!..
  20.7.2018 - Sönmez'den bedelli açıklaması: Banka kuyruğunda vatan savunulmaz!
  19.7.2018 - FELAKET GİBİ YAĞDI!