Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :66094514 Aktif Ziyaretçi :12795 26 Ağustos 2019 Pazartesi
[15:17] Çakıcı: ‘Kadın cinayetleri her geçen gün artıyor’ -- [14:36] Sayman: İktidar kadın cinayetindeki artışı artışı görmezden geldi! -- [13:42] Silahlı kavga: 1 ölü 1 yaralı! -- [13:31] TSO meclis toplantısı gerçekleşti! -- [13:19] Çocuk Kulübü kayıtları başlıyor! -- [13:09] Çöpte bulduğu kediyi hayata bağladı! -- [10:32] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [17:53] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [17:19] DÜ'de kayıt işlemleri gerçekleştirildi! -- [17:13] Larvalarla mücadele devam ediyor! --
Tanal saldırıya ilişkin konuştu: Asıl hedef bendim!
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca DHKP-C'li olduğu açıklanan iki kişinin TBMM'ye girmesine ilişkin açıklama yaptı.
16.05.2019 - 15:31:38  Haberi Yazd?r
 
   CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca DHKP-C'li olduğu açıklanan iki kişinin TBMM'ye girmesine ilişkin açıklamasında, "Değerli basın mensupları, biliyorsunuz dün bu çatı altında üzüntü verici bir hadise yaşandı. Saat 14.50 sıralarında Meclis Dikmen Kapısına gelen Mulla Zincir ve Eylem Yücel isimli şahıslar, “Mahmut Tanal’la görüşeceğiz” diyerek içeri girmek istemişlerdir. 
 
   Giriş bölümünde, polislerin arama ve güvenlik sorgulaması sırasında, Meclis personelinden birini rehin almaya çalışan şahıslar, polisler tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Müdahale sırasında polis memurlarından biri kesici ve delici aletle yaralanmıştır. Polis memuru kardeşimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, kendisine acil şifalar diliyorum.
 
   Yapılan ilk incelemede, kadın şüphelinin hakaret suçundan arama kaydının bulunduğu, ayrıca her iki şüphelinin terör örgütü DHKP/C ile bağlantılı olduklarının belirlendiği açıklanmıştır. 
 
 TBMM Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Zanlıların üzerinde yapılan aramada bomba düzeneği süsü verilmiş bir parfüm kutusu ile el yapımı kesici aletlerin bulunduğu” kaydedilmiştir. 
 
   Bu menfur eylemin üzerinden 5 saat geçtikten sonra, akşam üzeri ‘son dakika’ haberi olarak basına servis edildiğini dikkatinize sunuyorum. 
 
"Ziyaretçinin alnında 'örgüt üyesi' yazmıyor"
 
   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, söz konusu şahısları kesinlikle ama kesinlikle tanımıyorum. Hayatımda hiç karşılaşmadım. Tanınan bir milletvekiliyim. Gerekli birimlerden talep edilirse en fazla kartvizit basan, en fazla kartvizit dağıtan, en fazla ziyaretçisi olan milletvekiliyim.
 
   Halkın içerisinde dolaşan, halkın tüm sorunlarıyla ilgilenen birisiyim. Bugüne kadar vatandaş bana hangi sorunu aktardıysa bunları hep Meclis’e taşıyorum.
 
   Yani bana gelen kişinin kimliğini, kimlerle bağlantısı olduğunu, hangi terör örgütüyle bağlantısı olduğunu, benim vatandaşın GBT’sini sorgulamak gibi görevim ve yetkim yoktur. 
 
   Kanunlar bu yetkiyi güvenlik görevlilerine vermiştir. 
 
   Kapıma gelen ziyaretçinin alnında “örgüt üyesi” yazmıyor. Burada GBT’yle ilgili sorgulamayı yapması gereken, Meclis girişlerindeki yetki tamamen polisin elindedir.
 
"Beni uyarmaları gerekirken uyarmadılar"
 
   "Polislerin GBT sorgulaması sonucunda, şahısların terör örgütleriyle bağlantılarını tespit edip beni uyarmaları gerekirken, bunu yapmamışlardır. 
 
   Kaldı ki burada iki kişinin giriş yaptığı söyleniyor ancak makamıma kadar kesici ve delici aletle girmesine göz yumulan, yetkili makamlarca izin verilen Mulla Zincir isimli erkek şahıstır.
 
   Kadın şahıs makamıma gelmedi, kadın şahısla hiç görüşmedim. Bize gelen Mulla Zincir isimli erkek şahıstır. 
 
   Erkek şahıs gelince de bana ilettiği sorun şuydu: Fransa’dan geldiğini, önceki yıllarda yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu, çıkış yasağıyla ilgili yurtdışına çıkamadığını ve bu sorunun çözümü konusunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sordu. Konuştuğumuz mevzu sadece budur. Bu konu dışında başka bir konu görüşülmedi. Zaten bu görüşme, girişte bekleme dışında, en fazla 5 veya 7,5 buçuk dakika sürdü. 
 
   Ona “Sen bir hukukçuya gideceksin, benim yapacağım bir şey yok” dedim. Anlatmaya çalıştı. Sırada bekleyen ziyaretçilerimin olduğunu söyledim. 
 
   Aslında şahıs kalkmak istemedi. Yani belki burada fırsat bulamadı. Burada bence asıl hedef bendim. 
 
   Nasıl ki DHKP/C terör örgütü mensupları, İstanbul Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı adliyedeki odasında alçakça şehit etmişti. 
 
   Erkek şahıs fırsat kollayıp beni rehin almak istemiş olabilir. Çünkü odam çok kalabalıktı. O kalabalıkta bu fırsatı bulamamış da olabilir.
 
   Hatta danışmanlarımdan bir tanesi avukattır. Aynı zamanda avukat sorunlarıyla ilgili gelen 3 tane avukat vardı odamda.  
 
   Onlara dönerek “Arkadaşlar ben hukukçuyum, benim yanlış bildiğim bir şey mi var? Pasaportuna el konulup yurtdışı çıkış yasağı konulmuşsa bu idari bir işlemdir,  idari işlemin iptali için de dava açılması lazım” dedim. Onlar da “Vekilimiz doğru söylüyor” dediler. 
 
   Şahıs kalkma faslını ağırdan aldı. “Başka görüşmelerim de var” ikazını tekrarlamak zorunda kaldım. Bu şekilde şahsı gönderdim.
 
   Tutulan kayıtlara göre, Mulla Zincir isimli şahsın benden sonra Meclis’ten çıkış saati 12.30’dadır. Öğlen saat 12.30’da Meclis dışına çıkıyor. Saat 14.50’de Mulla Zincir isimli şahıs, Eylem Yücel isimli kadın şüpheliyle birlikte Meclis’te saldırı eylemini gerçekleştiriyor.
 
   Benden gittikten sonra, Meclisten çıkış yaptıktan sonra benim insanların davranışlarını, hallerini hareketlerini, eylemlerini kontrol edebilme şansım yok ki. Benim böyle bir görevim de yok, sorumluluğum da yok. 
 
   Kaldı ki Meclis’ten çıkış yaptıktan sonra ikinci defa randevu sistemine tarafımızca giriş yapılmadı. Dolayısıyla menfur saldırının gerçekleştirildiği bu ikinci gelişin, bizimle irtibatlandırılmasını anlamış değiliz."
 
"Burada güvenlik zaafiyeti var"
 
   "Burada güvenlik zafiyeti var aslında. Güvenlik açığının üzerinde kimse durmuyor. TBMM’ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? 
 
   Güvenlik görevlilerinin işi ne peki? Ziyaretçi Kabul Salonu’nda banko sıralarına gelene kadar iki güvenlik kapısı var. İki kapı da X-Ray cihazlarıyla, yüz tanıma sistemleriyle donatılmış. Birinci kontrol noktasından geçiyor, her nasılsa fark edilmiyor. İkinci kapıda da fark edilmiyor, kimse şüphelenmiyor ve makamıma kadar çıkıyor. 
 
   Yine ziyaretçi kabul salonundan Halkla İlişkiler Binası’na girerken kapıda polisler bekliyor. Şüphelendikleri şahısları durdurup kimlik sorgulaması yapabiliyorlar, üst araması gerçekleştirebiliyorlar. 
 
   Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesine giriş rahat değildir. Çok sıkı güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır. Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş."
 
"Hiçbir milletvekilinin ziyaretçilerin girişine izin verme yetkisi yok"
 
   "Bir hususu daha açıklığa kavuşturmak istiyorum. “Mahmut Tanal izin verdi” diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışıyorlar. 
 
   Oysaki bu hadisede bir mağdur varsa o da ben ve yaralanan polis kardeşimiz ile rehin alınmaya çalışılan personeldir.
 
   Zira hiçbir milletvekilinin, Meclis’e ziyaretçilerin girişine izin verme yetkisi yoktur. 
 
   Danışman arkadaşlarımız sadece randevu isteyenleri, TC kimlik numaraları ve isimleriyle birlikte sisteme bildirir. Yani talepte bulunur. Meclis idaresi, bu talebi onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir. 
 
   Yani yasaklı olan kişilerin, terör örgütü üyelerinin alınmaması gerekiyor. Kimin girişinin sakıncalı olup olmadığını, kimin terör örgütü üyesi olup olmadığını biz milletvekilleri bilemeyiz. Bunu GBT sorgulamasını yapan emniyet yetkilileri ve Meclis idaresi tespit edip ona göre izin verir ya da vermez, Meclis’e girişini onaylar veya yasaklar.
 
   Bakın Meclis’teki çalışma masamın üzerinde merhum Şehit İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Türk bayraklı fotoğrafı yer almaktadır. Gelen her ziyaretçi bu fotoğrafı görebiliyor. 
 
   Fotoğrafın üzerinde “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleri yer alıyor. 
 
   Benim Yargı Şehidimiz Mehmet Selim Kiraz’ı katleden terör örgütünün mensuplarıyla buluşmam, görüşmem, hele ki bunun Meclis çatısı altında yapıldığı iddiası akla, mantığa sığmaz.
 
   Kadın şahıs, polislerce içeri alınmıyor, erkek şahıs içeri alınıyor. Mulla Zincir isimli şahsın makamıma giriş-çıkışı toplam 15 dakikadır. Oysa kayıtlarda kapı giriş saati 11:09’dur. Kapı çıkış saati 12.30’dur. 
 
   Erkek şahıs kalan süre zarfında Meclis’te nereleri dolaştı? Benden sonra kimlerle görüştü? Olayın iç yüzü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır."
 
"Burada asıl hedef Mahmut Tanal'dı"
 
   "DHKP/C terör örgütü bağlantılı erkek şüpheli, odama kadar kesici-delici aletle mi geldi? 
 
   Burada asıl hedef Mahmut Tanal’dı. Hedef seçildiğimi düşünüyorum. Fırsat bulamadılar. Makam odamın içerisi çok kalabalık olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim. 
 
   Şahıs benden uzak noktadaki koltuktaydı. Bana yakın koltuklarda avukat arkadaşlar vardı. Şahsın hareketleri tuhafıma gitti. Odama diğer ziyaretçileri, danışmanlarımı almamış olsaydım ve kapıyı kapatmış olsaydım iş bitmişti bence. 
 
   İkinci şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz vakası yaşanabilirdi. Erkek şahıs, yanında getirdiği kesici ve delici aletle beni rehin alabilir, saldırabilirdi. 
 
   Dünkü hadise Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’ta şehit cenazesinde linç girişimine maruz kalmasının, partimize yönelik kumpasın ikinci ayağıdır. 
 
   İlkinde hedef Kemal Kılıçdaroğlu’ydu, ikincisinde hedef Mahmut Tanal’dı."
 
"Bu yıldırma politikasıdır"
 
   "Bu yıldırma politikasıdır. Beni çalışmaktan vazgeçiremeyecekler. Bu kirli olay üzerinden kumpas kuruluyor. Burada kim kirli hesap içerisine girmişse amaçlarına ulaşamayacaklardır.
 
   Çünkü benim alnım ak, vicdanım da rahattır. Bugüne kadar verdiğim tüm mücadele insan hakları, hukuk ve demokrasi mücadelesi eksenindeydi. Yine aynı şekilde insan haklarını savunacağım, hukuk ve demokrasi mücadelesini vereceğim. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
 
   23 Haziran İstanbul seçimlerine doğru yol alırken herkesin azami hassasiyet gösterip sorumlu davranması lazım. 
 
   Provokasyonlarla bu süreci sabote etmek isteyenler, seçmene yönelik algı operasyonları başlatanlar çıkacaktır. 
 
   Bu hadise nedeniyle bir kez daha üzerine basa basa vurguluyorum ki, Mahmut Tanal olarak her türlü terör eylemini, girişimini, saldırısını lanetliyorum.
 
   Ayrım yapmaksızın tüm terör örgütlerini lanetliyorum. Terörle bir yere varılamaz. Terör insan hakları düşmanıdır, hukuk devleti düşmanıdır, demokrasi düşmanıdır, milli birlik ve beraberliğimizin, dayanışmanın, kardeşliğin düşmanıdır.
 
   Ben Atatürk Cumhuriyetinin çocuğuyum. Atatürk Cumhuriyeti geçmişte beni teröristlere yedirmedi, beni okuttu, bu makamlara erişmemi sağladı. Biliyorum ki, Atatürk Cumhuriyeti bugün de beni onlara yem etmez.
 
   Algı operasyonlarıyla bizi terör örgütleriyle yan yana getirmek isteyenleri de kınıyorum, bu Mübarek Ramazan ayında onları Allah’a havale ediyorum." ifadelerine yer verdi.
Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM!
 
  Ayşegül Şenol Can
AFETLERLE MÜCADELE
 
  Ulviye Dikmen
DOSTA VEDA...
 
  Telat Çelik
KÖMÜRÜN KARASI
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
Hastaneye 112 çağırmak!
 
  Cemil Acar
Nazmi Çiloğlu ve Necmi Hoşver
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Birşeyler oluyor ama çözemedim!
 
  Aysel Dural
20 KURUŞ DEYİP GEÇME!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
İyi Gelecek, İyi Bir Stajla Başlar
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Işıtan Gündüz’ün Ardından " Yazısına...
 Dincer KORKMAZ
 Buram buram her kösesi kitap kokan evinde, Işıtan Gündüz'ün anılarını ve fikirlerini dinleyen şanslı insanlardan biriydim bende.Hoşçakal Işıtan ağabey, toprağın bol olsun, ışıklar içinde uyu.
  " SEDAŞ'TAN PLANLI ELEKTRİK KESİNTİSİ! " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 komik bir il olmayı bırakamadınız. Hala nelerle uğraşıyorsunuz.Habere bak çalışmalar yapılıyor kurul toplandı istişare yapıyoruz falan filan. Bakın Türkiyede eletrik kesintsi olan tek il Düzcedir herhalde. Bizde bakın uğraşıyorlar diye ses çıkarmıyoruz onlarda daha iyi elektrik vereceğiz diye bak nasıl kandırdık diyorlar.
  " Barodan açıklama: ‘Türk demokrasisine darbe vuruldu’ " Haberine...
 ulviye dikmen
 bu çok duyarlı güzel yazınız için demokrasi adına teşekkür ederim sevgiler
  " Depremin yıldönümünde Özlü'den önemli mesaj: Yatay şehirleşmeye önem veriyoruz! " Haberine...
 şükrü toros
 depremden sonra 3 kat imar iznini 4 kata ben çıkardım, şimdi 5 kata da siz çıkarırsınız, böylece yatay mimariye geçmiş olursunuz. ah düzcem ah
  " Işıtan Gündüz’ün Ardından " Yazısına...
 Ayşegül Senol can
 Sevgili peri ısıtan bey 'in ardından yazılacak çok duyarlı ve güzel bir yazı anılarda yasasin
  " MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM! " Yazısına...
 Nizametti ulaş
 https://yesilgazete.org/blog/2019/08/10/7den-70e-sele-tepesinde-bir-kasaba/
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
  Maalesef Türkiye bu sazan sarmalı tezgâhına düşmüş bulunuyor. Alıntı.. Sazan Sarmalı Osman Başıbüyük, Sun Savunma Net, 09 Mart 2019 Hükümet, maaşları ödeyebilmek için küresel piyasalardan borçlanmak zorunda. Üretimi artıracak yönde tedbirler almaya kalkışırsa 1 kuruş para vermezler. İşte çeşitli baskı araçları kullanılarak bir ülkeyi üretimi artıracak tedbirler almaktan alıkoyarken, ithalata yönlendirmeye, bunun bir sonucu olarak fiyat kontrolü rejiminin doğmasına neden olmaya, bu süreçte borç vermeye devam ederek krizi daha da derinleştirmelye ve sonunda hedef ülkeyi iç ve dış politikada kendi kararlarını alamaz hale getirerek esir alma utezgâhına SAZAN SARMALI deniyor..
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
 Bir alıntı ile katıla yım.R. Serdar oğlu.. Yıllardır yazıyoruz, söylüyoruz; “Krizi çıkaran borçtur. Bu kadar borç aldınız, borçla ÜRETİM DEĞERİ olmayan inşaatlar yaptınız. Bu borcu çeviremezsiniz, batarız” dedik.     Her aklı başında yönetici, ekonomist bunu söyledi ama siz dinlemediniz. Üstelik sizi uyaranları muhalif diye hapse attırdınız.” Şimdi sizi uyardığımız noktaya geldiniz.     Yok faiz lobisi imiş, yok dolar lobisi imiş, yok Trump imiş! Suçu başkalarına atıp kurtulma çabasındasınız. Bu dediklerinizde haklı olsanız bile iktidar tek başınıza sizsiniz, engel olsaydınız!     Bu sebepten; Yaşadığımız ekonomik ve siyasal krizin TEK SORUMLUSU ERDOĞAN’DIR… Devlet yönetiminde YETKİ kimde ise SORUMLULUK da ondadır.
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
 Deman ile ya.. Bakan parametreler süper dedi..Devamında bak ne dedi...Bakandan Dolar ile ilgili açıklama..   Ekonomik parametrelerimizi normalleştirebilme yönünde planktonlaştırabilip patikadan aşşağı saldığımızda konvansiyonel değerler doğrultusunda aslında gaye Kendi t stabil bir paradigma çizdiğimizi söyleyebiliriz,panik yapmayın..
  " DOSTA VEDA... " Yazısına...
 Kaan Arslanoğlu
 Teşekkürler Sevgili Ulviye Dikmen'e.. Işıtan Gündüz için yazdığı bu güzel yazı için. Saygılarla..
Çöpte bulduğu kediyi hayata bağladı! Çöpte bulduğu kediyi hayata bağladı!
  2/B arazilerinde süre uzatıldı!
  HOŞVER AİLESİNİN ACI GÜNÜ
  Sönmez: HDP'li başkanların görevden alınması yerinde bir karar!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Barodan açıklama: ‘Türk demokrasisine darbe vuruldu’
  26 Ağustos’ta ‘Nilgün Kızılcı’ resitali!
  Alımlar randevu sistemi ile yapılacak!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  2 DAKİKADA BUGÜN
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Orman Bölge Müdüründen Yanmaz'a ziyaret!
  Yanmaz, 15 Temmuz parkını inceledi!
  İstişare toplantısı gerçekleştirildi!
  DTSO ve OSB ortak proje için toplandı!
  2 DAKİKADA BUGÜN
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Sele kapılan çocukluk hayalini yeşertmek istiyor!
  Öğrenci kayıtları başladı!
  Silahlı kavga: 1 ölü 1 yaralı!
  Düzce rahat nefes alamayacak mı? Hava kirliliğinde 3'ncü sıradayız!
  21.08.2019 - Işıtan Gündüz’ün Ardından
  19.08.2019 - Barodan açıklama: ‘Türk demokrasisine darbe vuruldu’
  20.08.2019 - SEDAŞ'TAN PLANLI ELEKTRİK KESİNTİSİ!