Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64433854 Aktif Ziyaretçi :12063 22 Mayıs 2019 Çarşamba
[17:24] BELEDİYEDE MAAŞ KRİZİ! -- [17:18] Özlü; ‘Çalışma şartları iyileştirilecek’ -- [16:58] Beton Kano takımı yeniden şampiyon! -- [14:14] Konuralp pirincinde ekim zamanı -- [14:07] Traktör ile çarpıştı: 1 ölü! -- [14:01] Tanıtım günleri başladı! -- [13:56] Eğitim Materyalleri sergisi açıldı! -- [13:50] El Ele Gönüllere projesi amacına ulaşıyor! -- [13:32] Görenleri şok etti! -- [13:24] Mahalle iftarları devam ediyor! --
Tanal saldırıya ilişkin konuştu: Asıl hedef bendim!
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca DHKP-C'li olduğu açıklanan iki kişinin TBMM'ye girmesine ilişkin açıklama yaptı.
16.05.2019 - 15:31:38  Haberi Yazd?r
 
   CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca DHKP-C'li olduğu açıklanan iki kişinin TBMM'ye girmesine ilişkin açıklamasında, "Değerli basın mensupları, biliyorsunuz dün bu çatı altında üzüntü verici bir hadise yaşandı. Saat 14.50 sıralarında Meclis Dikmen Kapısına gelen Mulla Zincir ve Eylem Yücel isimli şahıslar, “Mahmut Tanal’la görüşeceğiz” diyerek içeri girmek istemişlerdir. 
 
   Giriş bölümünde, polislerin arama ve güvenlik sorgulaması sırasında, Meclis personelinden birini rehin almaya çalışan şahıslar, polisler tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Müdahale sırasında polis memurlarından biri kesici ve delici aletle yaralanmıştır. Polis memuru kardeşimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, kendisine acil şifalar diliyorum.
 
   Yapılan ilk incelemede, kadın şüphelinin hakaret suçundan arama kaydının bulunduğu, ayrıca her iki şüphelinin terör örgütü DHKP/C ile bağlantılı olduklarının belirlendiği açıklanmıştır. 
 
 TBMM Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Zanlıların üzerinde yapılan aramada bomba düzeneği süsü verilmiş bir parfüm kutusu ile el yapımı kesici aletlerin bulunduğu” kaydedilmiştir. 
 
   Bu menfur eylemin üzerinden 5 saat geçtikten sonra, akşam üzeri ‘son dakika’ haberi olarak basına servis edildiğini dikkatinize sunuyorum. 
 
"Ziyaretçinin alnında 'örgüt üyesi' yazmıyor"
 
   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, söz konusu şahısları kesinlikle ama kesinlikle tanımıyorum. Hayatımda hiç karşılaşmadım. Tanınan bir milletvekiliyim. Gerekli birimlerden talep edilirse en fazla kartvizit basan, en fazla kartvizit dağıtan, en fazla ziyaretçisi olan milletvekiliyim.
 
   Halkın içerisinde dolaşan, halkın tüm sorunlarıyla ilgilenen birisiyim. Bugüne kadar vatandaş bana hangi sorunu aktardıysa bunları hep Meclis’e taşıyorum.
 
   Yani bana gelen kişinin kimliğini, kimlerle bağlantısı olduğunu, hangi terör örgütüyle bağlantısı olduğunu, benim vatandaşın GBT’sini sorgulamak gibi görevim ve yetkim yoktur. 
 
   Kanunlar bu yetkiyi güvenlik görevlilerine vermiştir. 
 
   Kapıma gelen ziyaretçinin alnında “örgüt üyesi” yazmıyor. Burada GBT’yle ilgili sorgulamayı yapması gereken, Meclis girişlerindeki yetki tamamen polisin elindedir.
 
"Beni uyarmaları gerekirken uyarmadılar"
 
   "Polislerin GBT sorgulaması sonucunda, şahısların terör örgütleriyle bağlantılarını tespit edip beni uyarmaları gerekirken, bunu yapmamışlardır. 
 
   Kaldı ki burada iki kişinin giriş yaptığı söyleniyor ancak makamıma kadar kesici ve delici aletle girmesine göz yumulan, yetkili makamlarca izin verilen Mulla Zincir isimli erkek şahıstır.
 
   Kadın şahıs makamıma gelmedi, kadın şahısla hiç görüşmedim. Bize gelen Mulla Zincir isimli erkek şahıstır. 
 
   Erkek şahıs gelince de bana ilettiği sorun şuydu: Fransa’dan geldiğini, önceki yıllarda yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu, çıkış yasağıyla ilgili yurtdışına çıkamadığını ve bu sorunun çözümü konusunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sordu. Konuştuğumuz mevzu sadece budur. Bu konu dışında başka bir konu görüşülmedi. Zaten bu görüşme, girişte bekleme dışında, en fazla 5 veya 7,5 buçuk dakika sürdü. 
 
   Ona “Sen bir hukukçuya gideceksin, benim yapacağım bir şey yok” dedim. Anlatmaya çalıştı. Sırada bekleyen ziyaretçilerimin olduğunu söyledim. 
 
   Aslında şahıs kalkmak istemedi. Yani belki burada fırsat bulamadı. Burada bence asıl hedef bendim. 
 
   Nasıl ki DHKP/C terör örgütü mensupları, İstanbul Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı adliyedeki odasında alçakça şehit etmişti. 
 
   Erkek şahıs fırsat kollayıp beni rehin almak istemiş olabilir. Çünkü odam çok kalabalıktı. O kalabalıkta bu fırsatı bulamamış da olabilir.
 
   Hatta danışmanlarımdan bir tanesi avukattır. Aynı zamanda avukat sorunlarıyla ilgili gelen 3 tane avukat vardı odamda.  
 
   Onlara dönerek “Arkadaşlar ben hukukçuyum, benim yanlış bildiğim bir şey mi var? Pasaportuna el konulup yurtdışı çıkış yasağı konulmuşsa bu idari bir işlemdir,  idari işlemin iptali için de dava açılması lazım” dedim. Onlar da “Vekilimiz doğru söylüyor” dediler. 
 
   Şahıs kalkma faslını ağırdan aldı. “Başka görüşmelerim de var” ikazını tekrarlamak zorunda kaldım. Bu şekilde şahsı gönderdim.
 
   Tutulan kayıtlara göre, Mulla Zincir isimli şahsın benden sonra Meclis’ten çıkış saati 12.30’dadır. Öğlen saat 12.30’da Meclis dışına çıkıyor. Saat 14.50’de Mulla Zincir isimli şahıs, Eylem Yücel isimli kadın şüpheliyle birlikte Meclis’te saldırı eylemini gerçekleştiriyor.
 
   Benden gittikten sonra, Meclisten çıkış yaptıktan sonra benim insanların davranışlarını, hallerini hareketlerini, eylemlerini kontrol edebilme şansım yok ki. Benim böyle bir görevim de yok, sorumluluğum da yok. 
 
   Kaldı ki Meclis’ten çıkış yaptıktan sonra ikinci defa randevu sistemine tarafımızca giriş yapılmadı. Dolayısıyla menfur saldırının gerçekleştirildiği bu ikinci gelişin, bizimle irtibatlandırılmasını anlamış değiliz."
 
"Burada güvenlik zaafiyeti var"
 
   "Burada güvenlik zafiyeti var aslında. Güvenlik açığının üzerinde kimse durmuyor. TBMM’ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? 
 
   Güvenlik görevlilerinin işi ne peki? Ziyaretçi Kabul Salonu’nda banko sıralarına gelene kadar iki güvenlik kapısı var. İki kapı da X-Ray cihazlarıyla, yüz tanıma sistemleriyle donatılmış. Birinci kontrol noktasından geçiyor, her nasılsa fark edilmiyor. İkinci kapıda da fark edilmiyor, kimse şüphelenmiyor ve makamıma kadar çıkıyor. 
 
   Yine ziyaretçi kabul salonundan Halkla İlişkiler Binası’na girerken kapıda polisler bekliyor. Şüphelendikleri şahısları durdurup kimlik sorgulaması yapabiliyorlar, üst araması gerçekleştirebiliyorlar. 
 
   Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesine giriş rahat değildir. Çok sıkı güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır. Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş."
 
"Hiçbir milletvekilinin ziyaretçilerin girişine izin verme yetkisi yok"
 
   "Bir hususu daha açıklığa kavuşturmak istiyorum. “Mahmut Tanal izin verdi” diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışıyorlar. 
 
   Oysaki bu hadisede bir mağdur varsa o da ben ve yaralanan polis kardeşimiz ile rehin alınmaya çalışılan personeldir.
 
   Zira hiçbir milletvekilinin, Meclis’e ziyaretçilerin girişine izin verme yetkisi yoktur. 
 
   Danışman arkadaşlarımız sadece randevu isteyenleri, TC kimlik numaraları ve isimleriyle birlikte sisteme bildirir. Yani talepte bulunur. Meclis idaresi, bu talebi onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir. 
 
   Yani yasaklı olan kişilerin, terör örgütü üyelerinin alınmaması gerekiyor. Kimin girişinin sakıncalı olup olmadığını, kimin terör örgütü üyesi olup olmadığını biz milletvekilleri bilemeyiz. Bunu GBT sorgulamasını yapan emniyet yetkilileri ve Meclis idaresi tespit edip ona göre izin verir ya da vermez, Meclis’e girişini onaylar veya yasaklar.
 
   Bakın Meclis’teki çalışma masamın üzerinde merhum Şehit İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Türk bayraklı fotoğrafı yer almaktadır. Gelen her ziyaretçi bu fotoğrafı görebiliyor. 
 
   Fotoğrafın üzerinde “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleri yer alıyor. 
 
   Benim Yargı Şehidimiz Mehmet Selim Kiraz’ı katleden terör örgütünün mensuplarıyla buluşmam, görüşmem, hele ki bunun Meclis çatısı altında yapıldığı iddiası akla, mantığa sığmaz.
 
   Kadın şahıs, polislerce içeri alınmıyor, erkek şahıs içeri alınıyor. Mulla Zincir isimli şahsın makamıma giriş-çıkışı toplam 15 dakikadır. Oysa kayıtlarda kapı giriş saati 11:09’dur. Kapı çıkış saati 12.30’dur. 
 
   Erkek şahıs kalan süre zarfında Meclis’te nereleri dolaştı? Benden sonra kimlerle görüştü? Olayın iç yüzü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır."
 
"Burada asıl hedef Mahmut Tanal'dı"
 
   "DHKP/C terör örgütü bağlantılı erkek şüpheli, odama kadar kesici-delici aletle mi geldi? 
 
   Burada asıl hedef Mahmut Tanal’dı. Hedef seçildiğimi düşünüyorum. Fırsat bulamadılar. Makam odamın içerisi çok kalabalık olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim. 
 
   Şahıs benden uzak noktadaki koltuktaydı. Bana yakın koltuklarda avukat arkadaşlar vardı. Şahsın hareketleri tuhafıma gitti. Odama diğer ziyaretçileri, danışmanlarımı almamış olsaydım ve kapıyı kapatmış olsaydım iş bitmişti bence. 
 
   İkinci şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz vakası yaşanabilirdi. Erkek şahıs, yanında getirdiği kesici ve delici aletle beni rehin alabilir, saldırabilirdi. 
 
   Dünkü hadise Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’ta şehit cenazesinde linç girişimine maruz kalmasının, partimize yönelik kumpasın ikinci ayağıdır. 
 
   İlkinde hedef Kemal Kılıçdaroğlu’ydu, ikincisinde hedef Mahmut Tanal’dı."
 
"Bu yıldırma politikasıdır"
 
   "Bu yıldırma politikasıdır. Beni çalışmaktan vazgeçiremeyecekler. Bu kirli olay üzerinden kumpas kuruluyor. Burada kim kirli hesap içerisine girmişse amaçlarına ulaşamayacaklardır.
 
   Çünkü benim alnım ak, vicdanım da rahattır. Bugüne kadar verdiğim tüm mücadele insan hakları, hukuk ve demokrasi mücadelesi eksenindeydi. Yine aynı şekilde insan haklarını savunacağım, hukuk ve demokrasi mücadelesini vereceğim. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
 
   23 Haziran İstanbul seçimlerine doğru yol alırken herkesin azami hassasiyet gösterip sorumlu davranması lazım. 
 
   Provokasyonlarla bu süreci sabote etmek isteyenler, seçmene yönelik algı operasyonları başlatanlar çıkacaktır. 
 
   Bu hadise nedeniyle bir kez daha üzerine basa basa vurguluyorum ki, Mahmut Tanal olarak her türlü terör eylemini, girişimini, saldırısını lanetliyorum.
 
   Ayrım yapmaksızın tüm terör örgütlerini lanetliyorum. Terörle bir yere varılamaz. Terör insan hakları düşmanıdır, hukuk devleti düşmanıdır, demokrasi düşmanıdır, milli birlik ve beraberliğimizin, dayanışmanın, kardeşliğin düşmanıdır.
 
   Ben Atatürk Cumhuriyetinin çocuğuyum. Atatürk Cumhuriyeti geçmişte beni teröristlere yedirmedi, beni okuttu, bu makamlara erişmemi sağladı. Biliyorum ki, Atatürk Cumhuriyeti bugün de beni onlara yem etmez.
 
   Algı operasyonlarıyla bizi terör örgütleriyle yan yana getirmek isteyenleri de kınıyorum, bu Mübarek Ramazan ayında onları Allah’a havale ediyorum." ifadelerine yer verdi.
Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Ağayı ağa yapan değnekçileridir!
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
PANDORANIN KUTUSU
 
  Ulviye Dikmen
HAYVAN HAKLARINDA ÖNGÖRÜLERİMİZ
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
ÜNİVERSİTE
 
  Peri Meram Arbak
SOMA İŞ CİNAYETİ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
SENİ KİM YARATTI?
 
  Cemil Acar
Her Şey Güzel Olmalı
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Veis Özkurt
 
  Aysel Dural
KISSADAN HİSSE
 
  Erdal Pişken
NE OLACAK BU DÜZCESPOR’UN HALİ?
 
  Özkan GÖZÜTOK
Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kaz
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Hayati Algül
 Bir belediyeyi 16 yıl yönetip de 450 milyon borca sokan yönetimi bu halk hala seçiyorsa herşeye müstehaktır. şimdi sayın özlü veya kim olursa olsun soralım kendi işyerleri yücelirken, oradaki ticari faaliyeti kat kat kar ederken neden belediyeler borç batağında kardeşim. bu millet sizi destekliyorsa yazık.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 YAZIK SİZE
 belediye personeli 8 gündür maaş alamıyor. bütün personel perişan. krediler kartlar elektrik faturaları çocukların servisleri vs vs. hiç haber yapamıyorsunuz. öncü ve dtv ye de aynısını yazdım. hepiniz BUKELAMUM Gibisiniz. size gülüyorum medya mı komiksiniz. OKUYUCUYA CEVAP - EDİTÖRDEN ; Sayın okuyucu.. Konuyla ilgili isim ve mail adresi vermekten kaçındığınız için size ulaşamıyoruz. Ayrıca bizlere whatsup hattımızdan da ulaşabilirdiniz. Ancak yine de ihbarınız üzerine Belediye yetkilileriyle bir görüşme yaptık. Ve konuyla ilgili haberimizi ilerleyen saatlerde internet sitemizde bulabilirsiniz. İlginize teşekkür ederiz. (Not : İlgili haber yayınlanmıştır. http://www.burasiduzce.com/haber-detay.asp?id=47555&belediyede_maas_krizi )
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Seçil Seven
 Bir kere artık bakan değil, Düzce'nin belediye başkanı. niye bakan diye hitap ediliyor. bu olayda yapılanlar ayıp ötesi. yazık çok yazık. insanları değersiz hissettiremezsiniz
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Mustafa Sarıoğlu
 Parklarda ki rant alanına dönüşen ucube yapıları yıktı. milletin takdirini topladı. Lâkin Faruk özlüye bu hâl kibir enaniyet ve makam sorhoşluğuna dönüştü. sayın faruk özlü o işler öyle yürümüyor. sende geçmişte kalan her belediye başkanı gibi öğrenirsin.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Hale
 müthiş bir yazı!! tebrik ederim👏👏👏👏👏👏👏 bu tip konuları çok duyar olduk..Ah İsmail Bayram sen çok mütevazi bir başkandın diyesim geldi..
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Faruk Küçüktaş
 Her makamın liyakat sahibi vardır.. Makam adabının okulu yoktur. Tecrübe ile kazanılır. Umarım Sayın Başkanım bu olaydan sonra, bu yazıyı okuduğunda gerekli ayarları yapacaktır. Lütfü abim protokol de vip hizmete laiktir. O bu hizmeti Düzcenin her kurumunda almalı.. Çünkü Düzce için bulunmaz bir insan. Kültür bekçisi. Yazınız için çok teşekkür ederim Fatih Bey.
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Bedri Avdas
  Ben Düzcemizin bir türlü ileri gidememesini Düzcede yaşayan bizlere bağlıyorum.Zira Düzcede maalesef gerine gerine ben Düzceliyim diyenimiz çok az.3 nesil 4 nesil önce Düzceye yerleştiğimiz halde soranlara Trabzonluyuz Rizeliyiz Orduluyuz Giresunluyuz Çorumluyuz Sivaslıyız vs diyoruz.Öncelikle Düzcelilikte birleşmelyiz.Artık yaşadığımız ekmeğini yediğimiz havasını soluduğumuz yer olan Düzceyi asıl şehrimiz olarak kabullenmeliyiz.Düzceyi nasıl daha ileriye taşıyabileceğimiz düşünmeli Düzcenin menfaatlerinde birleşmeliyiz.Çünkü çocuklarımıza geldiğimiz şehirleri değil Düzceyi miras bırakacağız. Birbirimiz suçlayarak bir yerlere varamayız.tek çare Düzce dendiğinde tek vücut olabilmekte
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Irfan Durmaz
 Hepimizin suçu var.
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Engin Akar
 Samimi olmak, samimi olmak, samimi olmak, yirmi yıldır samimi bürokrat ve siyasetçi gelmedi bu şehre.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Yusuf Darıyerli
 Benim de dikkatimi çeken konu: "Arşivini bize açabilir misin?" gibi sorunlu bir teklif için Lütfü Abi'nin başkanlık ofisine çağrılması ve işin savsaklanması... Ayrıca esas konu Arşivin kıymetli bir birikim ve telif hakkı ile korunan kültürel varlık olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek, "Arşivini bize açabilir misin?" gibi sığ bir soruya indirgenmesi...
Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı! Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  İNTİHAR GİRİŞİMİ!
  İftar sofraları kurulmaya devam ediyor!
  Cumayeri'nde cinayet!
  Öğrencilerden matbaa ziyareti!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hayvanları HUZURSUZ EDİYORLAR!
  Temizlik çalışmaları devam ediyor!
  Son ödeme tarihi 31 Mayıs!
  Akçakoca'da Sarıoğlu dönemi!
  İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz!
  İlk icraatlara muhalefet ne diyor?
  Kuvvetli yağış bekleniyor!
  Borcu yapandan HESAP SORULMALI!
  Öncelik yayanın öncelik hayatın!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Özlü KSS esnafıyla iftarda buluştu!
  19 Mayıs çağrısı yaptılar!
  21.05.2019 - Ağayı ağa yapan değnekçileridir!
  17.05.2019 - Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!..
  22.05.2019 - DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR?
  17.05.2019 - İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  16.05.2019 - Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kazanır!
  17.05.2019 - SENİ KİM YARATTI?
  21.05.2019 - İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz!