Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :65025816 Aktif Ziyaretçi :17199 25 Haziran 2019 Salı
[18:19] Sokakta vatandaşla buluştu! -- [16:12] Akçakoca'da havadan trafik denetimi! -- [15:58] Böyle tesisi, böyle servisi ve böyle fiyatları görünce; ne gözlerinize ne de kulaklarınıza inanamayacaksınız!.. ETHEM'İN ÇİFTLİĞİ -- [15:54] Kadın Girişimciler kooperatifleşiyor! -- [15:38] Terör propagandası davası devam ediyor! -- [15:25] İki katlı evde yangın! -- [14:22] 3 bant bilardo şampiyonu Savaş Bulut -- [14:19] Rektör Çakar Fransa'da Türkiye'yi temsil etti! -- [14:12] Tıp Fakültesinde mezuniyet coşkusu! -- [14:05] Toplu sünnet kayıtları başladı! --
Şimşirlik küllerinden yeniden doğuyor!
Düzce’nin dağlarında yaşayan bir yönetmenle söyleşiden bu yana tam 5 yıl geçmiş. Yapılacak belgesellerden, doğadaki yaşamdan söz etmişiz. O zamandan bu yana neler olduğunu konuşmak üzere Samandere yolu üzerindeki Şimşirlik’e doğru yola çıkıp, Sezgin Türk’ü ziyaret ettik.
29.05.2019 - 11:58:10  Haberi Yazd?r

   Düzce’nin dağlarında yaşayan bir yönetmenle söyleşiden bu yana tam 5yıl geçmiş.  Yapılacak belgesellerden,  doğadaki yaşamdan söz etmişiz.  O zamandan bu yana neler olduğunu konuşmak üzere Samandere yolu üzerindeki Şimşirlik’e doğru yola çıkıp, Sezgin Türk’ü ziyaret ettik.

   Aradan geçen 5 yılda keyifli zorlu, yorucu ve bir o kadar da öğretici geçen 5 yılı konuştuğumuz Türk;“Şimşirlik kül oldu. Ama böyle bir felaket içinden müthiş bir elbirliği çıktı” ve“….ama birliktelikle çok daha güçlü var oldu. Artık herkesin Şimşirlik’te bir tuğlası var.” ifadelerini kullandı.

   Gazete burasıdüzce: Merhabalar Sezgin Hanım, 5 yıl geçmiş “Düzce’nin dağlarında bir yönetmen” röportajımızın üzerinden. Aradan geçen 5 yılda neler oldu neler yaşandı, belgesel projeniz var idi tamamlayabildiniz mi? Bizimle bu deneyimi paylaşabilir misiniz?

   Sezgin TÜRK : Belki artık dağlarda bir yönetmen değil; dağlı oldum.  Tümüyle Şimşirlik belirliyor yaşamımı, doğa belirliyor. Elbette bu yaşama yapılan ve yapılacak olan belgeseller eşlik ediyor.

   İlk güzel haber, Şimşirlik ’teki yaşamımızla ilgili belgeselimizi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nınkatkılarıyla çektik. Sadece son kurgu kaldı. ‘Arkadaşım Dere’,Şimşirlik’in deresiyle birlikte yaşamımızı anlatıyor. Aslında bir yıl önce film tamamlanmış olacaktı. Ama 5 Mart 2018’de Şimşirlik’te yaşam binamız tümüyle yandı. Doğa bu kez varlığını bize yangınla güçlü hissettirdi. Yoğun yağışın ardından elektrik kontağı yangına neden oldu. 

ELBİRLİĞİ

   Çok geçmiş olsun. Şimdi bina tam karşımızda eskisinden daha iyi görünüyor gibi nasıl yaşandı bu süreç?

   Şimşirlik kül oldu. Ama böyle bir felaket içinden müthiş bir elbirliği çıktı. Belki böyle bir yangın olmasaydı insanların Şimşirlik’le bağını bilmemiz mümkün olmayacaktı. Şimşirlik’i yaşamış olan insanlar, varlıklarınıŞimşirlik’le öyle bir birleştirmişler ki; onların da bir parçası yanmış gibiydi.

   Yangının ilk günü Düzce’den arkadaşlarımız o gün bizi yaşar konuma geçirdi. Kalacağımız çadırlar kuruldu; penceresi falan olmayan fırın bölümüze elektrik bağlandı, soba kuruldu. Şimşirlik’ten ayrılmayı bir saniye bile düşünmedim. Çünkü burada hayvanlarımız var; yangına rağmen bir yaşamımız var. 2 ay boyunca 4-5 kişi gönüllü olarak çalıştı. Müthiş bir birliktelikti.

   DEDAK İzmir Dağcılık Kulübü ‘kardeş evi tütecek’ diye kampanya açtı. DEDAK ve Sakarya Motosiklet Kulübü destek ziyaretleri yaptı. Sakarya Motosiklet Kulübü’nden arkadaşlarımız binanın tüm elektrik malzemesi ve seramiklerini getirdi. Elektrik sistemini onlar kurdu. Şimşirlik’e gelemeyenler ise ekonomik katkıda bulundu. Hasan, Ali, Salih, Hikmet, Bilgin ustalar; çok güzel ustalarla çalıştık. Binamızı çıktık. Şimdi de üst katta iç sıvamızı yine gönüllü bir arkadaşımız yapmakta. Yani biraz daha işimiz var. Diğer yandan Düzce’den İlhan Kum’un eli sürekli üzerimizde! Bizi izliyor. Diyelim ki boya yapacağız, bir bakıyorum İlhan Bey boyayla geliyor. Sıva yapıyorsak alçıyla! Bu çok özel bir deneyim! 

   Tekrar çok geçmiş olsun ama sanki küllerinden doğan Anka Kuşları gibi bir süreç yaşanmış. Burası bizim anladığımız kadarıyla artık buraya gelen herkesin burada anılar biriktirmiş tüm insanların olmuş gibi anlattınız.

   Tabi ki; tüm bu yaşananlardan sonra ‘Şimşirlik biziz’ diyorum. Şimşirlik bir yangınla yok oldu; ama birliktelikle çok daha güçlü var oldu. Artık herkesin Şimşirlik’te bir tuğlası var.

"ZÜMRÜD-Ü ANKA KUŞU’YUZ!”

   Ve şimdi bu deneyimle ilgili bir belgesel daha geliyor. Tamda az önce belirttiğiniz gibi bir isimle hem de; ‘Zümrüd-ü Anka Kuşu’yuz!” Şimşirlik bizim Kaf Dağı’mız ve onu yeniden yaratmak için Zümrüd-ü Anka Kuşu gibi küllerimizden yeniden doğuyoruz.

   Diyorum ki, ağabeyimin yarattığı bu yerin arkasında iyi ki durmuşum. Şimşirlik sadece orman, dere değil. Yaşam; bu insanların içinde yer aldığı bir yaşam. Ben bu yaşamın arkasında duruyorum.

   Peki aradan geçen yıllarda başka neler yaşadınız bunları da paylaşır mısınız bizimle?

   Burası dingin bir yer ama arka planda biraz hareketliyiz. (Gülüyor)

   Böyle bir yangın ve ardından elbirliği yaşarken diğer yandan Şimşirlik hukuksal bir deneyim de yaşıyor. Bu deneyim içinde belki birçok kişi yangının ardından Şimşirlik’i terk etmemizi beklerdi; ama biz devam ettik. Çünkü hukuksal olarak haklılığımız bu itkiyi veriyor.

   İlk olarak Şimşirlik arazisi Orman Bakanlığı’nın olduğu için asılsız şikayetlerle ruhsatlarımızı iptal ettirmek isteminde olanlar oldu. Şimşirlik’in alabalık çiftliği ruhsatı, vergi işlemleri vs gibi tüm yasal evrakları tam olduğu için bu tarz kişiler yol alamadı.

   Buna karşın,15 Mayıs 2016’da yaşadıklarımız ise tam bir film konusu olabilecek nitelikte! 15 Mayıs 2016’da Düzce Üniversitesi’nin bilgisinde, Peyzaj Mimarları Odası PMOGENÇ’inlandart atölyesi Şimşirlik’te gerçekleşti. Bir köprü, sanatsal bir faaliyet ve Şimşirlik’teki tüm yaşamımızı etkileyen hukuksal bir süreç! Gerçekten tam bir öykü… Bir gün mutlaka kurmaca veya belgesel olarak bunun filmini yapacağım. Kesinlikle bu yaşamdaki ödevlerimden biri!

   Nasıl yani? Bir öğrenci etkinliği hukuki bir meseleye nasıl dönüştü?

   Olay şu:Gençlerin projesi derenin üstündeki köprüyü maviye boyayarak dere üstünde bir dere yaratmaktı. Gençler gün boyunca köprü üstünde çalıştılar. Yeni boyanmış köprünün üstündeki bu çalışmayı göre göre köprünün üstünden geçen bir grup insanla karakolluk olmanın ardından Beyköy Jandarma Karakolu’nda benim hiç haberim olmadan tutulan bir tutanak, ardından bu tutanağa dayanarak idari ve hukuksal bir sürü olumsuz uygulama!

   Tutanaktan son cümleyle bu anlatımı bitireyim.   Bir sanatsal etkinlik bu tutanakta şöyle ifade edildi; “Kadınlı erkekli bir kayıt tutulmadan işletmede kalmaları fuhuş ve başka acı olabilecek olaylara zemin hazırladığı değerlendirilmiştir.”

   Böyle bir köprü öyküsü işte. Bazen iyi ki belgesel var diyorum. Bunlar o kadar sert deneyimler ki, bir gün paylaşabilir olabileceğini hissetmek insana iyi geliyor. Ama biliyorum ki bana en iyi gelecek şey adalet!

YEREL GÜÇ ODAKLARI MI,

FETÖ BAĞLANTILI BİR ŞEYLER Mİ?

   Bu kesinlikle olağan bir durum değil. Ama bir vatandaş olarak bunların nedenlerini tam olarak bilebilmek mümkün değil. Yerel güç odakları mı, FETÖ bağlantılı bir şeyler mi? Ne? Ne, bu hukuksal olmayan işlemler dizisi? Elbette hala tek dayanacağımız şey ‘adalet’. Hukuksal olarak sonuna kadar bu konuda çabalayacağız.

“ŞİMŞİRLİK BİR ALABALIK ÇİFTLİĞİ”

   Hukuksal olarak bir problem olmadığı halde nasıl böyle bir şey yaşanabiliyor, hem de kent turizminin en önemli alanlarından birinde hizmet üretmeye çalışırken?

   Şimşirlik, Orman Bakanlığı’ndan alabalık üretim faaliyeti yapmak için ağabeyim tarafından kiralanmış; 2004’de faaliyete geçmiştir. Ama diğer yandan Düzce Valiliği’nin yönlendirmesiyle lokanta ruhsatı olan, turizm alanındaki bir işletmeydi. Hatta ağabeyim Düzce Valiliği’nin turizm komitesindeydi. Nitekim halen kullanılmakta olan Düzce Valiliği’nin hazırladığı turizm kataloğunun Almanca baskısında Şimşirlik yer almaktadır. Resmi birçok web sitesinde de Şimşirlik lokanta ve kamp alanı olarak duyurulmuştur. Ağabeyim yaşıyor olsaydı büyük bir olasılıkla bu durum devam edecekti. Ayrıca halen birçok ilde Orman Bakanlığı’ndan alabalık üretimi amacıyla kiralanmış böyle yerlerin lokanta ruhsatı bulunmaktadır.

   Ne yazık ki, ağabeyimin vefatının ardından Orman Bakanlığı’ndan alanın üstüme geçmesi 27 ay gibi bir süre aldığı için miras yoluyla ağabeyimin lokanta ruhsatını üzerime almam mümkün olmadı. Bunların hepsi ağabeyim yaşıyor olsa devam edecekti.

   Her şey bir yana alabalık üretimi konusunda çok çabalamaktayız. Alabalık havuzumuza dereden su alıyoruz. Deremiz çok sorunlu! Bazen çok yüksek ve akış hızı fazla! Ciddi bir mücadele veriyoruz.  Sakarya Motosiklet grubundan arkadaşlarımız yalnızca binamız için değil bu konuda da bize destek verecekler. Deremiz alçaldığında künkler yerleştirerek dereden daha sağlıklı su alabileceğiz. Her gün daha iyisini yapmanın çabasındayız.

“ARTIK DOĞANIN NE DEDİĞİNİ DUYUYORUM”

   Umarım daha güzel günler sizi bizi bekliyordur. Peki Sezgin TÜRK aradan geçen yılların ardından kendi şahsında neler düşünüyor?

   Bu dağlardaki yaşamım yaklaşık 8 yılı buldu. 20 yıl önce rüyamda görsem böyle bir yerde yaşayacağımı inanamazdım. Zannediyorum başardım doğayla birlikte olmayı. Artık doğanın ne dediğini duyuyorum. Diyorum ki iyi ki doğanın eğitimden geçtim; geçiyorum. Doğa çok güçlü. Onun gözünden yaşama bakınca zorluklarla baş etmek daha olanaklı.

DAĞ KÖYLERİNDEKİ KADINLARIN

ÜRETİM SÜRECİNE KATILMASINI SAĞLAMAK

   Ama diğer yandan şunu düşünüyorum. 8 yıl önce buradaki yaşama başlarken her şeyden önce yaşadığım bu yöreye ilişkin projelerim vardı. Özellikle dağ köylerinde yaşayan kadınlara yönelik!  Çünkü hepsi çalışmak istiyor ama burada mümkün değil. Bu kadınların üretime katılımını sağlayacak projeler üretmek, destekler bulmak mümkün bir şey. Derdin muhtarımız Yaşasın Demirbaş çalışkan bir muhtar. Güzel projeler için çalışılabilir.  Belgesel alanda çok fazla sayıda proje dosyası hazırladığım için projelendirme konusunda aktif destek vermem mümkün olabilirdi. Ama Şimşirlik’in idari ve hukuksal konuları o kadar zaman ve enerji alıyor ki; bunlar için çabalamaya olanak olmuyor. O zaman şöyle düşünüyorum. Yaşam kaybediyor. Bu çok üzücü!

   Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim.

   Buradaki birlikteliğiniz ve bizlere böylesi bir alanda doğayla bütünleşme imkanı sağladığı için Şimşirlik’e tekrar teşekkür ediyoruz.

   Son olarak neler söylemek istersiniz?

ŞİMŞİRLİK YAŞIYOR

   Sonuç olarak Şimşirlik yaşıyor. Bu çok önemli! Hala çabalamak için enerjimiz var. Bu da önemli! Ağabeyim burayı yaratırken aşkla baktı. Bu aşk devam ediyor. Asıl olan sadece ve sadece bu!

   Ve Şimşirlik küllerinden onu tekrar yaratan insanlarla şimdi daha güçlü!  Çok çok güçlü!

Peki, Senin Yorumun?
Tansu Arkayın  /  6.06.2019 - 11:22:19
 Şimşirlik Anka Kuşu söylencesinin doğada vücut bulmuş hali.. Günümüzde unutulmuş DAYANIŞMA DUYGUSUNUN yeniden hatırlanması öyküsü.Bir kadının doğa ile uyum içerisinde, hergun doğaya dair yeni birşeyler öğrenerek ayakta kalma, örnek olma öyküsü..Haydi Sezgin bir Şimşirlik belgeseli istiyoruz şimdi senden, yaşayarak yazdığın bu gerçekliğin belgeselini.. Doğaya rağmen, doğaya direnerek değil DOĞA İLE UYUM İÇİNDE DOĞAYLA BİRLİKTE VAR OLMANİN belgeselini...
  Fatih Melih Maradit
Onlar için her gelen, ağalarıdır!
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
ALGI VE KADER KISMET
 
  Ulviye Dikmen
Düzce Belediyesi Kent Konseyi Toplantısı
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
DÜZCE’NİN VEKİLİ
 
  Peri Meram Arbak
Dünya Tütünsüz Gününde (31 Mayıs) Türk T
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
SAYIN BAŞKAN;
 
  Cemil Acar
RADİKAL DEĞİŞİM ŞART!
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
DÜZCE’DE İLK ELEKTRİK VE SANTRALLER
 
  Aysel Dural
KISSADAN HİSSE
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
İyi Gelecek, İyi Bir Stajla Başlar
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Özlü; ‘İstanbul için üzgünüm’ " Haberine...
 Sevgi
 Sn.Başkan siz İstanbul için değil, Düzce için üzülün.
  " Yine sınıfta kaldık! " Haberine...
 şükrü toros
 düzce ne zaman sınıfı geçtiki ?
  " SAYIN BAŞKAN; " Yazısına...
 Kadir yıldırım
 Düzcede yaşayan gençlerimiz daha iyisine layik eline yüreğine kalemine sağlık
  " SAYIN BAŞKAN; " Yazısına...
 Orçun İlhan
 Bu akademi sayesinde tiyatroya başladım ve çok değerli hocalardan eğitim alma fırsatı yakaladım. Akademide eğitim veren hocalarımın her biri o kadar değerli ve önemli insanlardı ki dünya paralar verseniz eğitimine giremeyeceğiniz insanlar burada bizlere ücretsiz eğitimler veriyordu. Konservatuar düzeyindeki bu eğitimi sanmıyorum ki bir başka belediye bu kadar gence ulaşıp verebilsin. Biz öğrenciler olarak siyasi çekişmelerin içinde kalıp yarım yamalak salındık piyasaya... Keşke bu güzel proje yine var olsa
  " Sahi, bir de bizim vekillerimiz vardı! " Haberine...
 Ayhan Akçay
  Sayın vekilim bizzat bana söz verdiydi secim zamanı bekliyorum unutmadım gerçi diğer seçimlere daha çok zaman var gün olur devran döner tekrar görüşmek üzere diyorum
  " Onlar için her gelen, ağalarıdır! " Yazısına...
 Nurhan Büyükuçar
 Tebrik ederim harika olmuş.anlayabilenlere. senelerdir belediye için söylüyorum gelen, giden her başkanın etrafında koridorlarda elleri ceplerinde havalı,havalı tur atıyor. herkesi de alkışlayıp ardında duruyorlar. yazık inanıp aldanan amirlere.
  " Onlar için her gelen, ağalarıdır! " Yazısına...
 Ibrahim
 Çok güzel dile getirmiş.Gönülden teşekkürler..İşte Kaynaşlı dada yapmaya çalıştığımız bu(kendi adıma diyorum).Derdimiz Kaynaşlı..Yanlış yapıldığına inandığım her şeyi yine eleştirecem..Doğru yapıldığina inandığimada her zamanki gibi teşekkür edeceğim..
  " Onlar için her gelen, ağalarıdır! " Yazısına...
  İlhami
 ALLAHIN bahşetmiş olduğu müthiş donanım beyinlerini kullanabilselerdi bu payı yapmanıza bu tespitleri sıralamanız gerekmezdi. amma velakin malzeme bu işte! İteleyerek nereye kadar anlatabilinir. çok umutlu değilim açıkçası. selam ve sevgilerimle.
  " SAYIN BAŞKAN; " Yazısına...
 Peri Arbak
 Ne etkili bir hatırlatma, kalemine sağlık Hümeyra hanım.
  " SAYIN BAŞKAN; " Yazısına...
 Haluk korkmaz
 Keşke yeniden gözden geçirilip, daha ileri bir seviyede tekrar başlanabilse.
‘Sandığınız gibi değil’ adlı oyun sahnelendi! ‘Sandığınız gibi değil’ adlı oyun sahnelendi!
  SEDAŞ DA DÜZCE’Yİ TAKMIYOR!..
  BELEDİYE DUYARSIZ KALMADI
  Düzce'de FETÖ/PDY operasyonu!
  Düzce'ye destek olacak!
  Uyarı tabelaları asıldı!
  Düzce Üniversitesi Anaokulu'nun önkayıtları başladı!
  Finduk Fest markalaştı!
  İlçe otobüsleri terminale taşınıyor!
  Valilikten içme suyu uyarısı!
  Kaldırım çalışmaları devam ediyor!
  Belediye açıkladı: İçme suyunda koku oluştu!
  Sahi, bir de bizim vekillerimiz vardı!
  İşçiler fabrikaya akın etti!
  Gölyakalıları yalnız bırakmadı!
  Şehir merkezinde korkutan yangın!
  ‘Her hafta bakım yapıyoruz’
  Yunus Özay Er; ‘Gözlemci olarak İstanbul'da olacağız’
  Delta Alfa’dan LÖSEV’e destek!
  Yine sınıfta kaldık!
  Kızılay’a teşekkür belgesi verildi!
  21.06.2019 - Onlar için her gelen, ağalarıdır!
  21.06.2019 - SAYIN BAŞKAN;
  21.06.2019 - İÇİLEBİLİR SU İSTİYORUZ?
  21.06.2019 - Dünya Tütünsüz Gününde (31 Mayıs) Türk Toraks Derneği uyarıyor
  21.06.2019 - Düzce Belediyesi Kent Konseyi Toplantısı
  18.06.2019 - Er: Güzel bir tatili hak ettiniz!
  18.06.2019 - ‘Konuralp kararı doğru ancak mağduriyet yaratır’
  19.06.2019 - Düzce'ye destek olacak!
  20.06.2019 - SEDAŞ DA DÜZCE’Yİ TAKMIYOR!..
  24.06.2019 - Yine sınıfta kaldık!