Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :67401545 Aktif Ziyaretçi :82353 14 Kasım 2019 Perşembe
[12:33] İkinci el eşya ve antika pazarı açılıyor! -- [12:00] Minikler Doğa’da bir gün geçirdi! -- [11:38] Polis ile öğrencileri kaynaştıran proje! -- [11:03] Doğa’nın çocukları haklarına dikkat çekiyor! -- [10:43] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [18:05] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [16:32] Parklarda tadilat sürüyor! -- [16:25] Asfalt ekibi Yahyalarda! -- [15:34] Gençlerin müzik yapması NEDEN RAHATSIZ EDİYOR? -- [15:07] Park yasağı getirildi ama takan yok! --
Şimşirlik küllerinden yeniden doğuyor!
Düzce’nin dağlarında yaşayan bir yönetmenle söyleşiden bu yana tam 5 yıl geçmiş. Yapılacak belgesellerden, doğadaki yaşamdan söz etmişiz. O zamandan bu yana neler olduğunu konuşmak üzere Samandere yolu üzerindeki Şimşirlik’e doğru yola çıkıp, Sezgin Türk’ü ziyaret ettik.
29.05.2019 - 11:58:10  Haberi Yazd?r

   Düzce’nin dağlarında yaşayan bir yönetmenle söyleşiden bu yana tam 5yıl geçmiş.  Yapılacak belgesellerden,  doğadaki yaşamdan söz etmişiz.  O zamandan bu yana neler olduğunu konuşmak üzere Samandere yolu üzerindeki Şimşirlik’e doğru yola çıkıp, Sezgin Türk’ü ziyaret ettik.

   Aradan geçen 5 yılda keyifli zorlu, yorucu ve bir o kadar da öğretici geçen 5 yılı konuştuğumuz Türk;“Şimşirlik kül oldu. Ama böyle bir felaket içinden müthiş bir elbirliği çıktı” ve“….ama birliktelikle çok daha güçlü var oldu. Artık herkesin Şimşirlik’te bir tuğlası var.” ifadelerini kullandı.

   Gazete burasıdüzce: Merhabalar Sezgin Hanım, 5 yıl geçmiş “Düzce’nin dağlarında bir yönetmen” röportajımızın üzerinden. Aradan geçen 5 yılda neler oldu neler yaşandı, belgesel projeniz var idi tamamlayabildiniz mi? Bizimle bu deneyimi paylaşabilir misiniz?

   Sezgin TÜRK : Belki artık dağlarda bir yönetmen değil; dağlı oldum.  Tümüyle Şimşirlik belirliyor yaşamımı, doğa belirliyor. Elbette bu yaşama yapılan ve yapılacak olan belgeseller eşlik ediyor.

   İlk güzel haber, Şimşirlik ’teki yaşamımızla ilgili belgeselimizi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nınkatkılarıyla çektik. Sadece son kurgu kaldı. ‘Arkadaşım Dere’,Şimşirlik’in deresiyle birlikte yaşamımızı anlatıyor. Aslında bir yıl önce film tamamlanmış olacaktı. Ama 5 Mart 2018’de Şimşirlik’te yaşam binamız tümüyle yandı. Doğa bu kez varlığını bize yangınla güçlü hissettirdi. Yoğun yağışın ardından elektrik kontağı yangına neden oldu. 

ELBİRLİĞİ

   Çok geçmiş olsun. Şimdi bina tam karşımızda eskisinden daha iyi görünüyor gibi nasıl yaşandı bu süreç?

   Şimşirlik kül oldu. Ama böyle bir felaket içinden müthiş bir elbirliği çıktı. Belki böyle bir yangın olmasaydı insanların Şimşirlik’le bağını bilmemiz mümkün olmayacaktı. Şimşirlik’i yaşamış olan insanlar, varlıklarınıŞimşirlik’le öyle bir birleştirmişler ki; onların da bir parçası yanmış gibiydi.

   Yangının ilk günü Düzce’den arkadaşlarımız o gün bizi yaşar konuma geçirdi. Kalacağımız çadırlar kuruldu; penceresi falan olmayan fırın bölümüze elektrik bağlandı, soba kuruldu. Şimşirlik’ten ayrılmayı bir saniye bile düşünmedim. Çünkü burada hayvanlarımız var; yangına rağmen bir yaşamımız var. 2 ay boyunca 4-5 kişi gönüllü olarak çalıştı. Müthiş bir birliktelikti.

   DEDAK İzmir Dağcılık Kulübü ‘kardeş evi tütecek’ diye kampanya açtı. DEDAK ve Sakarya Motosiklet Kulübü destek ziyaretleri yaptı. Sakarya Motosiklet Kulübü’nden arkadaşlarımız binanın tüm elektrik malzemesi ve seramiklerini getirdi. Elektrik sistemini onlar kurdu. Şimşirlik’e gelemeyenler ise ekonomik katkıda bulundu. Hasan, Ali, Salih, Hikmet, Bilgin ustalar; çok güzel ustalarla çalıştık. Binamızı çıktık. Şimdi de üst katta iç sıvamızı yine gönüllü bir arkadaşımız yapmakta. Yani biraz daha işimiz var. Diğer yandan Düzce’den İlhan Kum’un eli sürekli üzerimizde! Bizi izliyor. Diyelim ki boya yapacağız, bir bakıyorum İlhan Bey boyayla geliyor. Sıva yapıyorsak alçıyla! Bu çok özel bir deneyim! 

   Tekrar çok geçmiş olsun ama sanki küllerinden doğan Anka Kuşları gibi bir süreç yaşanmış. Burası bizim anladığımız kadarıyla artık buraya gelen herkesin burada anılar biriktirmiş tüm insanların olmuş gibi anlattınız.

   Tabi ki; tüm bu yaşananlardan sonra ‘Şimşirlik biziz’ diyorum. Şimşirlik bir yangınla yok oldu; ama birliktelikle çok daha güçlü var oldu. Artık herkesin Şimşirlik’te bir tuğlası var.

"ZÜMRÜD-Ü ANKA KUŞU’YUZ!”

   Ve şimdi bu deneyimle ilgili bir belgesel daha geliyor. Tamda az önce belirttiğiniz gibi bir isimle hem de; ‘Zümrüd-ü Anka Kuşu’yuz!” Şimşirlik bizim Kaf Dağı’mız ve onu yeniden yaratmak için Zümrüd-ü Anka Kuşu gibi küllerimizden yeniden doğuyoruz.

   Diyorum ki, ağabeyimin yarattığı bu yerin arkasında iyi ki durmuşum. Şimşirlik sadece orman, dere değil. Yaşam; bu insanların içinde yer aldığı bir yaşam. Ben bu yaşamın arkasında duruyorum.

   Peki aradan geçen yıllarda başka neler yaşadınız bunları da paylaşır mısınız bizimle?

   Burası dingin bir yer ama arka planda biraz hareketliyiz. (Gülüyor)

   Böyle bir yangın ve ardından elbirliği yaşarken diğer yandan Şimşirlik hukuksal bir deneyim de yaşıyor. Bu deneyim içinde belki birçok kişi yangının ardından Şimşirlik’i terk etmemizi beklerdi; ama biz devam ettik. Çünkü hukuksal olarak haklılığımız bu itkiyi veriyor.

   İlk olarak Şimşirlik arazisi Orman Bakanlığı’nın olduğu için asılsız şikayetlerle ruhsatlarımızı iptal ettirmek isteminde olanlar oldu. Şimşirlik’in alabalık çiftliği ruhsatı, vergi işlemleri vs gibi tüm yasal evrakları tam olduğu için bu tarz kişiler yol alamadı.

   Buna karşın,15 Mayıs 2016’da yaşadıklarımız ise tam bir film konusu olabilecek nitelikte! 15 Mayıs 2016’da Düzce Üniversitesi’nin bilgisinde, Peyzaj Mimarları Odası PMOGENÇ’inlandart atölyesi Şimşirlik’te gerçekleşti. Bir köprü, sanatsal bir faaliyet ve Şimşirlik’teki tüm yaşamımızı etkileyen hukuksal bir süreç! Gerçekten tam bir öykü… Bir gün mutlaka kurmaca veya belgesel olarak bunun filmini yapacağım. Kesinlikle bu yaşamdaki ödevlerimden biri!

   Nasıl yani? Bir öğrenci etkinliği hukuki bir meseleye nasıl dönüştü?

   Olay şu:Gençlerin projesi derenin üstündeki köprüyü maviye boyayarak dere üstünde bir dere yaratmaktı. Gençler gün boyunca köprü üstünde çalıştılar. Yeni boyanmış köprünün üstündeki bu çalışmayı göre göre köprünün üstünden geçen bir grup insanla karakolluk olmanın ardından Beyköy Jandarma Karakolu’nda benim hiç haberim olmadan tutulan bir tutanak, ardından bu tutanağa dayanarak idari ve hukuksal bir sürü olumsuz uygulama!

   Tutanaktan son cümleyle bu anlatımı bitireyim.   Bir sanatsal etkinlik bu tutanakta şöyle ifade edildi; “Kadınlı erkekli bir kayıt tutulmadan işletmede kalmaları fuhuş ve başka acı olabilecek olaylara zemin hazırladığı değerlendirilmiştir.”

   Böyle bir köprü öyküsü işte. Bazen iyi ki belgesel var diyorum. Bunlar o kadar sert deneyimler ki, bir gün paylaşabilir olabileceğini hissetmek insana iyi geliyor. Ama biliyorum ki bana en iyi gelecek şey adalet!

YEREL GÜÇ ODAKLARI MI,

FETÖ BAĞLANTILI BİR ŞEYLER Mİ?

   Bu kesinlikle olağan bir durum değil. Ama bir vatandaş olarak bunların nedenlerini tam olarak bilebilmek mümkün değil. Yerel güç odakları mı, FETÖ bağlantılı bir şeyler mi? Ne? Ne, bu hukuksal olmayan işlemler dizisi? Elbette hala tek dayanacağımız şey ‘adalet’. Hukuksal olarak sonuna kadar bu konuda çabalayacağız.

“ŞİMŞİRLİK BİR ALABALIK ÇİFTLİĞİ”

   Hukuksal olarak bir problem olmadığı halde nasıl böyle bir şey yaşanabiliyor, hem de kent turizminin en önemli alanlarından birinde hizmet üretmeye çalışırken?

   Şimşirlik, Orman Bakanlığı’ndan alabalık üretim faaliyeti yapmak için ağabeyim tarafından kiralanmış; 2004’de faaliyete geçmiştir. Ama diğer yandan Düzce Valiliği’nin yönlendirmesiyle lokanta ruhsatı olan, turizm alanındaki bir işletmeydi. Hatta ağabeyim Düzce Valiliği’nin turizm komitesindeydi. Nitekim halen kullanılmakta olan Düzce Valiliği’nin hazırladığı turizm kataloğunun Almanca baskısında Şimşirlik yer almaktadır. Resmi birçok web sitesinde de Şimşirlik lokanta ve kamp alanı olarak duyurulmuştur. Ağabeyim yaşıyor olsaydı büyük bir olasılıkla bu durum devam edecekti. Ayrıca halen birçok ilde Orman Bakanlığı’ndan alabalık üretimi amacıyla kiralanmış böyle yerlerin lokanta ruhsatı bulunmaktadır.

   Ne yazık ki, ağabeyimin vefatının ardından Orman Bakanlığı’ndan alanın üstüme geçmesi 27 ay gibi bir süre aldığı için miras yoluyla ağabeyimin lokanta ruhsatını üzerime almam mümkün olmadı. Bunların hepsi ağabeyim yaşıyor olsa devam edecekti.

   Her şey bir yana alabalık üretimi konusunda çok çabalamaktayız. Alabalık havuzumuza dereden su alıyoruz. Deremiz çok sorunlu! Bazen çok yüksek ve akış hızı fazla! Ciddi bir mücadele veriyoruz.  Sakarya Motosiklet grubundan arkadaşlarımız yalnızca binamız için değil bu konuda da bize destek verecekler. Deremiz alçaldığında künkler yerleştirerek dereden daha sağlıklı su alabileceğiz. Her gün daha iyisini yapmanın çabasındayız.

“ARTIK DOĞANIN NE DEDİĞİNİ DUYUYORUM”

   Umarım daha güzel günler sizi bizi bekliyordur. Peki Sezgin TÜRK aradan geçen yılların ardından kendi şahsında neler düşünüyor?

   Bu dağlardaki yaşamım yaklaşık 8 yılı buldu. 20 yıl önce rüyamda görsem böyle bir yerde yaşayacağımı inanamazdım. Zannediyorum başardım doğayla birlikte olmayı. Artık doğanın ne dediğini duyuyorum. Diyorum ki iyi ki doğanın eğitimden geçtim; geçiyorum. Doğa çok güçlü. Onun gözünden yaşama bakınca zorluklarla baş etmek daha olanaklı.

DAĞ KÖYLERİNDEKİ KADINLARIN

ÜRETİM SÜRECİNE KATILMASINI SAĞLAMAK

   Ama diğer yandan şunu düşünüyorum. 8 yıl önce buradaki yaşama başlarken her şeyden önce yaşadığım bu yöreye ilişkin projelerim vardı. Özellikle dağ köylerinde yaşayan kadınlara yönelik!  Çünkü hepsi çalışmak istiyor ama burada mümkün değil. Bu kadınların üretime katılımını sağlayacak projeler üretmek, destekler bulmak mümkün bir şey. Derdin muhtarımız Yaşasın Demirbaş çalışkan bir muhtar. Güzel projeler için çalışılabilir.  Belgesel alanda çok fazla sayıda proje dosyası hazırladığım için projelendirme konusunda aktif destek vermem mümkün olabilirdi. Ama Şimşirlik’in idari ve hukuksal konuları o kadar zaman ve enerji alıyor ki; bunlar için çabalamaya olanak olmuyor. O zaman şöyle düşünüyorum. Yaşam kaybediyor. Bu çok üzücü!

   Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim.

   Buradaki birlikteliğiniz ve bizlere böylesi bir alanda doğayla bütünleşme imkanı sağladığı için Şimşirlik’e tekrar teşekkür ediyoruz.

   Son olarak neler söylemek istersiniz?

ŞİMŞİRLİK YAŞIYOR

   Sonuç olarak Şimşirlik yaşıyor. Bu çok önemli! Hala çabalamak için enerjimiz var. Bu da önemli! Ağabeyim burayı yaratırken aşkla baktı. Bu aşk devam ediyor. Asıl olan sadece ve sadece bu!

   Ve Şimşirlik küllerinden onu tekrar yaratan insanlarla şimdi daha güçlü!  Çok çok güçlü!

Peki, Senin Yorumun?
Tansu Arkayın  /  6.06.2019 - 11:22:19
 Şimşirlik Anka Kuşu söylencesinin doğada vücut bulmuş hali.. Günümüzde unutulmuş DAYANIŞMA DUYGUSUNUN yeniden hatırlanması öyküsü.Bir kadının doğa ile uyum içerisinde, hergun doğaya dair yeni birşeyler öğrenerek ayakta kalma, örnek olma öyküsü..Haydi Sezgin bir Şimşirlik belgeseli istiyoruz şimdi senden, yaşayarak yazdığın bu gerçekliğin belgeselini.. Doğaya rağmen, doğaya direnerek değil DOĞA İLE UYUM İÇİNDE DOĞAYLA BİRLİKTE VAR OLMANİN belgeselini...
  Fatih Melih Maradit
‘BEN YAPTIM OLDU’ MANTIĞI!..
 
  Ayşegül Şenol Can
SINIRLARI AŞMAK
 
  Ulviye Dikmen
BİRLİKTE BİR YAŞAM MÜMKÜN!
 
  Telat Çelik
BİT PAZARI!
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
VİCDAN ENGELİ
 
  Cemil Acar
DÜZCE ULAŞIM MASTER PLANI
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
KANAYAN YARA ‘DÜZCESPOR’
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Asfalt ekibi Yahyalarda! " Haberine...
 asd
 Neden yahyalar ? Merkezin asfalt durumuna bi bakın önce. Bisiklet yolu yaptınız, sokaklarda hoplayarak geziyoruz. Heryer çukur. Önce merkeze dökün sonra yahyalara geçersiniz. Yalakaların işlerini görmeyi ne zaman bırakcaksınız.
  " Zabıtadan bu kez müzik yapan öğrencilere müdahale.. " Haberine...
 Sanal dedektif
 Bizim zabıtada iş güzarliktan başka birşey yapmaz oldu. yol kenarlarında kaldırımlara araba parklanmalarini lokantaları pide simit fırınlarını lokantaları kasapları kontrol edin. vatandaşa at eşek domuz etimi getiriyorlar. bu zincir marketler ve kasaplara bunları yapmaya gücünüz yetmiyor ürününü satmaya çalışıp evine ekmek getirmek isteyen cekcekcilere gücünüz yetiyor. mercedes bmv wosvagen gibi lüx araç sahiplerine parklanma cezası kesin gücünüz yetiyorsa
  " Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!.. " Haberine...
 şükrü toros
 belediye başkanının gücü zabıtalara yetmiyorsa istifa etsin gitsin yapacak biri gelsin.
  " Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!.. " Haberine...
 Aslı ikinci
 Yazıklar olsun her zaman ki gibi bunlar kendini ne sanıyorlar bunların hiç edebi adabı olmayacak mı anlamıyorum lütfen her önüne gelen artık zabita olmasın
  " Açık yeşil projesi ile boş arsalar değerlenecek! " Haberine...
 Şakir Berkarda
 Bence harika bir fikir. Boş ve bakımsız arsaların sahiplerinin , şehir içinde çirkin bir görüntüye sebep olmaya haklarının olmadığını düşünürdüm.Teşekkürler.
  " Özlü de fidan dikti! " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 Düzceye ne kadar fidan geldi nerelere kaç adet verildi kaç adeti dikildi kaç adeti kurudu veya çürüdü. Fatura bedeli nedir. En güzel hırsızlık halkın gözünün önünde ve onlara göstererek yapılandır
  " Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! " Haberine...
 Güler
 Ülkemiz deprem bölgesinde. Buna rağmen en az önemli olan insan hayatı... Gerekli zemin çalışmaları yapılmadan yapılan binalar, çarpışık kentleşmeler... Neden? Sırf birileri daha çok kazansın diye...
  " Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! " Haberine...
 Selma K.
 Deprem öldürmüyor, para çalarak, malzemeden kısarak ve gereğinden fazla yapılan katlı binalar öldürüyor... Düzce ye üç kattan fazlası haram...
  " EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE! " Haberine...
 Erdem
  Aradaki düzlüklere masa atsın balkon niyetine kullanır
  " EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE! " Haberine...
 TC Namık
 Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.nedense
Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  İşte Kalıcı Konutlar’ın yeni ismi!
  EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE!
  Belediyeden anında müdahale..
  VATANDAŞA SORDUK! Düzce deyince aklınıza ilk gelen şey nedir?
  İSTANBUL CADDESİ YAZ-BOZ TAHTASINA DÖNDÜ
  Projeleriyle dikkatleri üzerine çekiyor..
  'BEN YAPTIM OLDU' MANTIĞI!
  BU, HALKA ZULMETMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL!
  YETER ARTIK! ÇÖZÜN BU İŞİ!
  Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!..
  Hayat verenlere teşekkür toplantısı yapıldı!
  Gürcistan Büyük Elçisi Düzce’de!
  Çocukları yuhalayan velilere tepki!
  Düzcespor’da kongre yapıldı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Özlü de fidan dikti!
  Parkımızı yapılar işgal etmesin!
  Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  Kent Konseyi Kadınları da fidan dikti!
  Aradan 20 yıl geçti!
  8.11.2019 - VATANDAŞA SORDUK! Düzce deyince aklınıza ilk gelen şey nedir?
  8.11.2019 - İşte Kalıcı Konutlar’ın yeni ismi!
  8.11.2019 - ‘BEN YAPTIM OLDU’ MANTIĞI!..
  8.11.2019 - İSTANBUL CADDESİ YAZ-BOZ TAHTASINA DÖNDÜ
  9.11.2019 - EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE!
  9.11.2019 - YETER ARTIK! ÇÖZÜN BU İŞİ!
  11.11.2019 - 20 yıl önceki depremin izleri silindi!
  11.11.2019 - Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  13.11.2019 - Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!..
  8.11.2019 - BİT PAZARI!