Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :72852564 Aktif Ziyaretçi :26022 23 Eylül 2020 Çarşamba
[16:47] Özlü; ‘Çocuklarımız daha ferah bir ortamda eğitimlerini sürdürecekler’ -- [16:15] Ceneviz Kalesi'nin yolu asfaltlanıyor! -- [16:05] Toplu ulaşımdan ücretsiz faydalanacaklar! -- [15:19] İhtiyaç sahiplerine yardımlar sürüyor! -- [14:48] Uyuşturucu operasyonlarında 4 kişi tutuklandı! -- [14:23] Avrupa Spor Haftası başladı! -- [14:07] Gençlik Merkezi’nde EBA sınıfları hazır! -- [13:29] Devrilen zift yüklü tanker otomobile çarptı: 3 yaralı! -- [13:16] Budama ve çim biçme çalışmaları sürüyor! -- [13:00] Vali Atay yapımı devam eden Yığılca yolunu inceledi! --
Akçam, göz hastalıkları hakkında bilgiler verdi!
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Tuba Akçam, günümüzde dijital cihazların yaygınlaşması ile birlikte çocuklarda sık görülen göz hastalıkları hakkında önemli bilgiler verdi.
5.08.2020 - 17:58:35  Haberi Yazd?r

 

   Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Tuba Akçam, günümüzde dijital cihazların yaygınlaşması ile birlikte çocuklarda sık görülen göz hastalıkları hakkında önemli bilgiler verdi.

   Bebeklik dönemindeki bilgi ihtiyacının yüzde 80-90’ını sağlayan duyu organının göz olduğunu anımsatan Dr. Öğr. Üyesi Hanife Tuba Akçam, gözün insan hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Nitekim görme azlığı diğer gelişimsel faktörleri de olumsuz etkiler ve başka problemleri de beraberinde getirir.” diye konuştu.

“Anne Karnından Yaşamın Sonuna Kadar Her Yaşta Çok Değişik Göz Hastalıkları Görülebilmekte ve Hatta Bazen Hayati Risk Oluşturabilmektedir”

   Çocuklarda en sık görülen göz problemlerini şaşılık (göz kayması), göz tembelliği (ambliyopi), kırma kusurları (hipermetropi, miyopi ve astigmatizma), konjonktivit, gözyaşı kanal tıkanıklığı olarak sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Akçam, “Bunların yanında, daha çok erişkin yaşlarda görüldüğü zannedilen katarakt ve göz tansiyonu da (glokom) çocuklarda görülebilmektedir. Ayrıca çocuklarda retinoblastom başta olmak üzere çok çeşitli göz kanserleri de olabilmekte ve bunlar hayati risk oluşturabilmektedir. Prematüre bebeklerde görülen retinopati ise özel bir tanı, takip ve tedavi protokolü olan acil bir göz patolojisidir ve bambaşka bir konudur. Görüldüğü üzere, anne karnından yaşamın sonuna kadar her yaşta çok değişik göz hastalıkları görülebilmekte ve hatta bazen hayati risk oluşturabilmektedir. Bu bağlamda genel olarak göz hastalıklarının yaşı olmaz ve göz problemleri ihmale gelmez diyebiliriz.” dedi.

“En Çok 5-9 Yaş Arasındaki Çocuklar Etkilenmektedir”

   Günümüzde akıllı telefon ve tablet kullanımının çok yaygınlaşmış olduğunu, hatta birçok kişide bağımlılığa dönüştüğüne dikkat çeken Göz Hastalıkları Öğretim Üyesi, “Yapılan araştırmalara göre insanlar günde ortalama 11 saati dijital ekranlar karşısında geçirmektedir. Bu cihazlarla aşırı etkileşim içinde olmak çocuklarda duruş bozukluğu, kamburluk, boyun fıtığı ve asosyallik gibi birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığa yol açmaktadır. Bu durumdan en çok 5-9 yaş arasındaki çocuklar etkilenmektedir.” ifadelerini kullandı. Akıllı telefon ve tabletlerin hareketsiz yaşam, mavi ışık hasarı, miyopi ve göz kırpma refleksinin azalması olmak üzere 4 şekilde göze zarar verdiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Akçam,  sözlerine şu şekilde devam etti: “Oturarak telefon ve tabletle uzun vakit geçirdiğimizde, vücudumuzdaki kan akımı yavaşlayarak kanımızda pıhtılaşma oluşturur. Bu pıhtılardan kopan parçalar da vücudun çeşitli yerlerindeki damarlarda tıkanmaya yol açabilir. Göz damarları vücudun en ince damarları olduğu için bu durumdan ön planda etkilenirler ve ani görme kaybı oluşur. Maalesef bu hastaların birçoğu eski görmelerine kavuşamamaktadır.”

“Mavi Işık, Gözün Merkezi Görme Bölgesi Olan Sarı Noktada Kalıcı Hasarlara Ve Geri Dönüşümsüz Görme Kaybına Da Yol Açabilir”

   Kaliteli bir uyku için melatonin hormonu salgılanmasının şart olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Akçam, bunun da ancak karanlık ortamda gerçekleşebileceğini belirtti. Uyku saatinde bakılan dijital ekranlardan yansıyan mavi ışık dalgalarının titreşim ve parıltı oluşturarak beyni yanılttığını ve melatonin salgılanmasını engellediğini kaydeden Akçam, “Böylece hem uyku kaçar, huzursuzluk, depresyon, sinirlilik hali başlar; hem de vücut dinlenemediği için görme kalitesi düşer, göz yorgunluğu, bulanık görme, odaklanma zorluğu, göz kuruluğu ve tahrişi gibi birçok rahatsızlık için ortam oluşur. Ayrıca bu mavi ışık gözün merkezi görme bölgesi olan sarı noktada kalıcı hasarlara ve geri dönüşümsüz görme kaybına da yol açabilir.” şeklinde konuştu.

“Dijital Çağın Başlaması ile Birlikte Miyopi Rahatsızlığının Çocuklarda Görülme Olasılığı Birçok Ülkede En Az İki Kat Artmıştır”

   Uzun süre telefon ve tablet ekranlarının küçük yazılarına odaklanmanın miyopiye davetiye çıkardığına işaret eden Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi, “Dijital çağın başlaması ile birlikte miyopi rahatsızlığının çocuklarda görülme olasılığı birçok ülkede en az iki kat artmış, hatta uzakdoğu ülkelerinde prevalans  yüzde 90’lara ulaşmıştır. Böyle giderse 2050 yılında dünya nüfusunun yarısı olan yaklaşık 5 milyar insanın  miyop olması beklenmektedir. Ayrıca maalesef daha önceleri 9-10 yaş olan miyopi başlangıç yaşı da 3-4 yaşa kadar düşmüş, üstelik daha önce ergenlik cağında duran miyopi ilerlemesi de artık durmamaya başlamıştır. Erken başlangıçlı miyopi hızlı bir şekilde ilerleyerek hayatın baharı diyebileceğimiz 30’lu yaşlarda retina dekolmanı ve glokom gibi ciddi komplikasyonlarla sonuçlanabilmektedir. Ayrıca uzun süre yakına bakma, göz ağrısı ve kas spazmlarına da neden olabilir. Bu hali ile son 30 yılda ‘miyopi progresyonu’ meselesi adeta pandemiye dönüşmüş ve bu konuda birçok araştırma yapılmıştır. Bazı umut verici gelişmeler olsa da kesin çözüm halen bulunamamıştır ve araştırmalar devam etmektedir.” dedi. 

   Göz kırpma refleksinin azalmasını ile ilgili de bilgiler veren Akçam, “Yakına uzun süre ve dikkatli bir şekilde odaklandığımızda göz kırpmayı unuturuz. Dakikada 12-16 olan doğal göz kırpma refleksimiz yok denecek kadar azalır. Bu da gözyaşı salgısını bozarak gözde yanma, batma, göze kum kaçmış hissi gibi göz kuruluğu belirtilerine neden olur.” ifadelerini kullandı.

“0-16 Yaş Çocukluk Çağı Başta Olmak Üzere Her Kişi Mümkün Olduğunca

Dijital Ekranlara Az Bakmalı”

   Göz sağlığı açısından çocukların akıllı telefon ve tablet gibi cihazları doğru kullanım sürelerinin nasıl olması gerektiği ile ilgili bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Akçam, “Bu konuda güvenli bir yaştan bahsetmek mümkün değil aslında. Ama şöyle söyleyebiliriz; 0-16 yaş çocukluk çağı başta olmak üzere her kişi mümkün olduğunca dijital ekranlara az bakmalı. Bu konuda ailelere çok iş düşüyor. Eğer anne/baba çocuğuna telefona/tablete bakma derken, kendisi başından kalkmıyorsa bu pek etkili olmayacaktır. O nedenle toplu bir değişime ihtiyacımız var.” diye konuştu.  Göz Hastalıkları Öğretim Üyesi Akçam, önerilerine şu şekilde devam etti:

“Oyalansın ya da Yemek Yesin Diye Çocukların Eline Bu Tür

Cihazlar Verilmemelidir”

   “Ebeveynler önce çocuklarına iyi bir örnek sonrasında da yakın gözlemci olmalıdır. Oyalansın ya da yemek yesin diye çocukların eline bu tür cihazlar verilmemelidir. Tablet/telefon/televizyon gibi sürekli odaklanma gereken cihazlarda lüzumsuz şeylere bakılmamalı; lüzumlu olduğunda da 20 dakikada bir ara verilerek gözler dinlendirilmelidir. Ders çalışırken de bu kural geçerlidir. Dinlendirmeden kastımız; 5-10 dakikalık kısa bir uyuklama ya da yürüyüş ya da camdan dışarı bakmak gibi aktivitelerdir. Burada amacımız uzun süre yakına odaklanmayı engellemektir. Çok çalışmamız gereken durumlarda istisna olarak çalışma süresi en fazla 40 dakika, dinlenme süresi de en az 20 saniye olabilir.”

“30 Cm’den Yakın Okuma, Çalışma Kesinlikle Yasaklanmalıdır”

   Çocuklarda uygun televizyon izleme süresi ile ilgili de bilgiler veren Hanife Tuba Akçam, “Bu konuda bilimsel olarak belirlenmiş kesin bir süre yok fakat şahsen ben ebeveyn kontrolünde günde en fazla 30 dakika şeklinde öneriyorum. Çocukların boş vakitlerini daha çok açık havada geçirmelerini öğütlüyorum. Çocuklara yeteneklerine uygun, sevebilecekleri bir spor alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bu sayede serbest vakitlerini açık havada güneş altında geçirmeleri sağlanabilir. Tabi ki güneş gözlüğü, şapka, güneş kremi gibi önlemleri alarak. Çocukların günde en az 40 dakika olmak üzere 2 saat dış ortamda vakit geçirmelerini istiyoruz. Çocuğun baktığı ekranda ışık yansımaları bulunmamalı, ortam aydınlatması iyi olmalı ve ortam kuru veya nemli olmamalıdır. Loş ışıkta dikkat gerektiren işler yapılmamalıdır. Klima direk çocuğun gözüne gelmemelidir. Bir de kullanılan cihazın arka planının koyu renk olması daha az göz yorgunluğuna yol açar. Çalışma süresi kadar çalışma mesafesi de önemlidir. 30 cm’den yakın okuma, çalışma kesinlikle yasaklanmalıdır. Mesela yatarak ders çalışılmamalıdır. Mavi ışıktan korunmak için bazı cep telefonlarında bulunan mavi ışık kapatma ayarını kullanmak ya da gözlük kullanılıyorsa camına mavi ışık filtresi taktırmak bir miktar faydalı olabilir. Fakat kesin çözüm değildir.”

“ROP Taraması Çok Önemlidir, Acildir, İhmale Gelmez”

   Ülkemizdeki çocukluk çağı görme kayıplarının yüzde 69.6’sının önlenebilir nedenlere bağlı olduğuna (katarakt, kırma kusurları, prematüre retinopatisi, vb) vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Akçam, ”Bu noktada erken tanı ve tedaviye imkan tanıyan tarama programları gündeme gelmektedir. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve Türk Oftalmoloji Derneği’nin ortaklaşa çabaları ile geliştirilen ‘Göz Tarama Programı’ kapsamında 0-3 ay, 36-48 ay ve ilkokul 1.sınıfta aile hekimleri tarafından görme testi yapılmakta ve şüpheli çocuklar muayene için göz doktoruna yönlendirilmektedir. Ayrıca 32 hafta ve 1500 gram altında doğan prematür bebeklere de ilk muayene doğumdan 4 hafta sonra olacak şekilde ROP taraması yapmaktayız, bu zaten apayrı bir konudur, çok önemlidir, acildir, ihmale gelmez.” şeklinde konuştu.

   Açıklamasını çocuklarda sık görülen şikayet ve belirtileri sıralayarak tamamlayan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Akçam;  “Düzeltilmiş 3 aylık olmasına rağmen ebeveynler ve/veya bakıcı ile göz teması kurmama, siyah görünmesi gereken göz bebeğinde beyaz ya da puslu renk olması, başını bir yana eğerek bakma, bir gözü kısma ya da kapatma, gözlerini kısarak bakma, göz bebeğini kapatan göz kapağı düşüklüğü, bir ya da iki gözde küçüklük ya da aşırı büyüklük olması, gözlerini sık sık ovuşturma, bir veya iki gözün içe/dışa/yukarı ya da aşağı kayması, prematüre (erken) doğum + düşük doğum ağırlığı, ailede göz hastalığı teşhisi bulunan kişilerin olması, cisimleri sürekli gözüne yakın tutma/televizyonu yakından izleme, alın bölgesinde yoğunlaşan baş ağrısı.” Şeklinde belirti ve şikayetlerde vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına gidilmesi tavsiyesinde bulundu.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurlad
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
Pandeminin İzleri; Göğüs Hastalıkları Uz
 
  Hümeyra Yılmaz
DÜZCE VİCDAN MUHASEBESİ
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Ahi Evran
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Gebelik sürecinde tiroid hormonlarında g
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 Serpil Çırakoğlu
 Kalıcıkonutlar yeni adıyla Bahçeşehir 12.bölgeye de bir çare bulurlarsa evet belediye çalışıyor diyeceğim. En tepede su deposunun yan tarafındaki ağaçlık içkicilerin serserilerin yatağı haline geldi. Yine hemen karşısındaki ana caddedeki parkın kenarına denk gelen cadde arabalarla doluyor gelen çöpünü orada bırakıp gidiyor. Caddede park halindeyken gece geç saatlerde gürültülü müzik açıyor sık sık da kavga çıkarıyorlar. 11.bölgedeki yokuşun her iki tarafındaki yola beton bloklar yerleştirildi görüntü kirliliğinden başka işe yaramıyorlar aracını park etmek isteyen o blokların biraz ilerisine parkediyor. Yani beton bloklar çözüm olmadı. Parkın içi ayrı sorun akşam belli saatlerden sonra serseri yatağı haline geliyor. Şimdiye kadar kim belediye başkanı olduysa konutlarla ilgilenmedi.
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 Kemal kaya
 Düzcespor destek bekliyor
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 birde küçük melen saray yeri tokuşlar çakırlar arası melen yatağı taş duvarlarla su kanalını yapıyorlardı durdu. neden durdu. bu melen yatağı ve asar suyu bentlerle yükseltilerek kayıklarla gezinti yapılabilinir. yan yollara büfeler parklar çay bahçeleri yapılarak düzce güzelleştirilebilinir. örnek eskişehir porsuk çayı gibi
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 cumhuriyet caddesinin devamı olan 3.5 klm çamköyü toki arası 5 yıldır yol açıldı stablize şeklinde duruyor. bahane para yok. düzce belediyesi isterse orayı hurdalarıyla yapar ve düzce ereğli istanbul arası trafiğini oldukça da rahatlatır. oradaki yer sahipleri de yerlerini değerlendirir
  " ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN! " Haberine...
 GÜLER.E.
 teşekkür ediyorum bir okur olarak dünyanın geleceği bilimsel olayların gelişimi insanların bilinçlendirilmesi, geleceğimizin pek parlak olmadığı bu dünyada cahil toplumu bilinçlendiren haberler yapın. siyaseti bırakın o bunu demiş şu bunu demiş düzce olarak düzceyi marka yapalım en azından biz Türkiye'ye örnek olalım bizi yöneten idarecilere sesleniyorum . bırakın birbiriniz yemeyi yoksa çok geç olacak.
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Çok üzüldüğüm bir kayıp oldu mehmet arif'in ölümü ve annesi Emine Abla Aşık veysel'in dediği gibi "sen bir kere gittin bense hergün uğurluyorum seni" der gibi bakıyor dünyaya kolay değil bir evladını kaybetmek, kardeşleri soner ve ışıl'ın, abisi Ali'nin başı sağolsun mehmet abinin ruhu şad olun..Arif'in ruhu şad olsun Allah rahmet eylesin..o iyi evlat ve iyi bir ağabeydi..
  " Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Rehabilitasyon merkezi çok güzel bir kazanım Düzce sokak yaşayanları için ama lutfen gerekeni daha fazla ve canların yaşamını kurtarmak için daha fazla yapmak gerek bizlerden ne beklenirse yardımcı olmak görevimiz
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Zafrt İSMİÇOĞLU
 Kalemine sağlık abla.Duygular ortak...
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Murat batur
 Ölümü ile bizlerı onanmaz bir üzüntüye sevk eden evladımızın böyle bir göreve gönüllü gitmesi ve süreci uzatma talebinde bulunması ayrı bir hüznün gerekçesi olabilir mi,hayata tutunabilmek adına hep mücadele eden ve yaşam şartlarının bedeli altında sosyo ekonomik ezikliğin bir bedeli sermayesini can yapan insanlardır.bu güzel ve saygın evladımız da bu bedeli canı ile ödemiştir.kahpe ve şerefsiz insanların insani yardım aracına çapraz ateş açarak katliam yapması ise muhataplarımızın ne tiyniyette olduğunu göstermektedir . Şehidimiz,garibimiz nurlar içinde uyuşun.arkasında binlerce boğazı düğümlenmiş düzcelinin göz yaşı ve duası var .
  " Şehidin cenazesi yarın defnedilecek! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Sevgili arkadaşımız Gıdımanın oğlu Mehmet e uğurlar olsun yıldızlar yoldaşı olsun
Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor! Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor!
  ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!
  Kapoğlu istifa etti!
  Yarın Covid-19 denetimleri yapılacak!
  DÜZCE’YE OKUL MÜJDESİ!
  ‘Devletimiz harekete geçmeli’
  Rektör Çakar’dan Ahilik Haftası mesajı!
  Vali Atay, Standard Profil'i ziyaret etti!
  BUGÜN DENETLEME YAPTILAR!
  Safir Koleji bir yeniliğe daha imza attı!
  Darülaceze Başkanı Cebeci Düzce’deydi!
  İYİ Parti’den sağlıkçılara aşure ikramı!
  Gaziler Günü Anıtpark’ta törenle kutlandı!
  Eğlence yerleri ile ilgili yeni kararlar!
  ‘Bu takımın size ihtiyacı var’
  Düzce Tıp Fakültesi Dergisi yayın hayatına devam ediyor!
  Larva rekolte düşüşüne sebep olacaktır!
  Balıkçılar poyraz nedeniyle limana demir attı!
  İş insanlarının sorun ve taleplerini iletti!
  Düzce’nin ihtiyaçları konuşuldu!
  Gaziler Günü mesajı yayınladılar!
  20.09.2020 - 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
  16.09.2020 - Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık
  16.09.2020 - Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor!
  18.09.2020 - ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!