Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :72852578 Aktif Ziyaretçi :26073 23 Eylül 2020 Çarşamba
[16:47] Özlü; ‘Çocuklarımız daha ferah bir ortamda eğitimlerini sürdürecekler’ -- [16:15] Ceneviz Kalesi'nin yolu asfaltlanıyor! -- [16:05] Toplu ulaşımdan ücretsiz faydalanacaklar! -- [15:19] İhtiyaç sahiplerine yardımlar sürüyor! -- [14:48] Uyuşturucu operasyonlarında 4 kişi tutuklandı! -- [14:23] Avrupa Spor Haftası başladı! -- [14:07] Gençlik Merkezi’nde EBA sınıfları hazır! -- [13:29] Devrilen zift yüklü tanker otomobile çarptı: 3 yaralı! -- [13:16] Budama ve çim biçme çalışmaları sürüyor! -- [13:00] Vali Atay yapımı devam eden Yığılca yolunu inceledi! --
Akyıldız; ‘İstanbul Sözleşmesi kırmızı çizgimizdir!’
CHP Kadın Kolları İl Başkanı Jale Akyıldız İstanbul Sözleşmesi ilgili basın açıklamasında bulundu. Akyıldız “İstanbul Sözleşmesi kırmızı çizgimizdir” dedi.
12.08.2020 - 14:15:57  Haberi Yazd?r

 

   CHP Kadın Kolları İl Başkanı Jale Akyıldız İstanbul Sözleşmesi ilgili basın açıklamasında bulundu. Akyıldız “İstanbul Sözleşmesi kırmızı çizgimizdir” dedi.

   CHP Kadın Kolları İl Başkanı Jale Akyıldız yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

   “Türkiye’de sosyal devlete ve adalete, ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Bugün ülkemizin her bir köşesi işsizlik, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet ile kaynarken, siyasi iktidar yangına benzin dökecek kadar kontrolünü yitirmiş kararlar alıyor.

   Bunun en akıl almaz örneğini de, İstanbul Sözleşmesi üzerinden kadınlara yönelik başlatılan sistematik saldırılarda görüyoruz. Cumhuriyetimizin ilan edildiği tarihten bu yana, kadınlar olarak elde ettiğimiz tüm haklar bir çırpıda elimizden alınmak isteniyor.

   Ülkemizde, kadınların hakları ne yazık ki uzun yıllardır yalnızca kağıt üzerinde var. Biz kadınlar elde ettiğimiz haklarımızı bugün hayatın her alanında yaşamak istiyoruz. Erkek egemen iktidar ise hukuken kazanılmış haklarımızı gasp ettiği yetmiyormuş gibi, şimdi de bu hakları tamamen ortadan kaldırmak istiyor.

   2011 yılında imzalanan ve kadına yönelik şiddete karşı devletin atması gereken adımları temel alan İstanbul Sözleşmesi, bugün tam olarak uygulanıyor olsa idi birçok kız kardeşimiz yaşıyor olacaktı. Birçok kadın evde ekonomik şiddet görmeyecekti; psikolojik şiddete uğrayıp susmayacaktı ve hatta bu yüzden hayatına son vermeyecekti.

    İstanbul Sözleşmesi’nin neden biz kadınlar için çok önemli olduğunu kavrayabilmek için öncelikle bu sözleşmenin ne olup ne olmadığını bizi dinleyen tüm kadınların ve erkeklerin çok iyi anlaması ve çevresindekilere anlatması gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddete karşı devletin yapması gerekenleri içeren uluslar arası hukuki bir belgedir.

   İstanbul Sözleşmesi’nin 4 temel hedefi vardır.

   Birincisi; kadına karşı şiddetin önlenmesi için devletin tedbirler alması gerektiğine işaret etmektedir.

   İkincisi; eğer kadına karşı şiddet hala devam ediyorsa, kadın-erkek eşitsizliği sürüyorsa devletin kadınların hayatını korumak için etkin adımlar atmasını istemektedir. Devlete “6284 sayılı kanunu uygula, kadınları aktif ve etkin koru” demektedir.

   Üçüncü adımda ise şiddet önlenemediyse, kadınlara zarar veren erkeklerin adil yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Devlete “Etkin ceza sistemi uygula, adaleti sağla” demektedir.

   Dördüncü ve son adımda ise Sözleşme devlete kadınların daha güçlü bireyler olabilmesi, hayatın her alanında yer alabilmesi için çalışmalar yapması gerektiğini işaret etmektedir.

   Özetle; İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını öngören ve kadına karşı sokakta ya da evde şiddetin önlenmesini amaçlayan hukuki bir belgedir ve Türkiye Cumhuriyeti de altına imza attığı bu sözleşmenin gereklerini yapmak zorundadır.

   Birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi yuva yıkmıyor. Sözleşme, bir ailede şiddet gören kadın varsa erkeğin cezalandırılması gerektiğini söylüyor.

   Hiçbir dine ya da kültüre aykırı kurallardan bahsetmiyor; çünkü tüm kadınların şiddetten korunmasını amaçlıyor.

   Sözleşme; kadınların beyanı nedeniyle erkekleri delilsiz olarak cezalandırmıyor. Sözleşmeye göre kadının beyanıyla yalnızca kadın için acil koruma tedbirleri alınması öngörülüyor.

   Türkiye’de boşanmalar aile içi şiddet ya da anlaşmazlık nedeniyle gerçekleşiyor; yine birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi’nde boşanma kavramının geçtiği ya da ima edildiği tek bir satır yok.

   Sözleşme toplumu cinsiyetsizleştirmiyor; aksine hiç kimsenin cinsiyetinden ötürü ikinci sınıf insan muamelesi görmemesini teminat altına alıyor.

   Erkekler, İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler rahatsız.

   Kısacası; İstanbul Sözleşmesi, rengi, dili, dini, kılık kıyafeti, dünya görüşü ne olursa olsun tüm kadınların şiddet görmemesi için var. Kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olabilmesi için var.

   Avrupa’da dahi kadının sosyal ve siyasal hayatta yeri yokken; Türkiye Cumhuriyeti’nin aydın kadınları ATATÜRK önderliğinde devrim niteliğinde atılımlara imza atarak erkekler ile eşit şartlara kavuşmuş, hem siyasal hem sosyal hem de ekonomik hayatta haklarını almışlardı.

   Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Aralık 1923 yılında İzmir’de yaptığı bir konuşmada “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur” diyor.

   Biz, bu sözün söylendiği tarihten 97 yıl sonra ülkemizde kadın erkek fırsat eşitsizliğini tartışıyoruz; İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılarla mücadele ediyoruz. Demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen, Cumhuriyet değerlerine savaş açan bu erkek egemen iktidara karşı mücadelemiz artarak devam edecek ve kazanan mutlaka biz olacağız.

   Kadın mücadelesi yalnızca kadınların da mücadelesi değil. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak ve uygulanmasını talep etmek, kadınlar kadar erkeklerinde içinde yer alması gereken bir adalet ve insan hakkı mücadelesidir.

   İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü haklar, en temel insan haklarıdır ve insan hakları asla tartışmaya açılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak, ülkemizde tüm kadınlar haklarını tek tek öğrenip savunana kadar sokak sokak gezeceğiz, anlatacağız, dertleşeceğiz. Haklarımızdan asla geri adım atmayacağız. Kadınların ölmeyeceği, öldürülmeyeceği; hayatın her alanında daha fazla yer alacağı bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.

   Bugün neredeyse her gün bir kadının öldürüldüğü, tacize, tecavüze ya da farklı şiddet türlerine maruz kaldığı ülkemizde İstanbul Sözleşmesi, bizim kırmızıçizgimizdir. Bu çizgiyi aşanlara, Sözleşme’yi uygulamak yerine kaldırmak isteyenlere oturdukları koltukları dar edeceğiz.

   Cesaret biziz, azim biziz, emek biziz, mücadele biziz. Biz kadınlarız; biz her iki kişiden biriyiz. Bu ülkenin onurlu ve mutlu yarınlarının yükseleceği eller, bizim ellerimiz. İstanbul Sözleşmesi kalacak! Siz gideceksiniz!”

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurlad
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
Pandeminin İzleri; Göğüs Hastalıkları Uz
 
  Hümeyra Yılmaz
DÜZCE VİCDAN MUHASEBESİ
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Ahi Evran
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Gebelik sürecinde tiroid hormonlarında g
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 Serpil Çırakoğlu
 Kalıcıkonutlar yeni adıyla Bahçeşehir 12.bölgeye de bir çare bulurlarsa evet belediye çalışıyor diyeceğim. En tepede su deposunun yan tarafındaki ağaçlık içkicilerin serserilerin yatağı haline geldi. Yine hemen karşısındaki ana caddedeki parkın kenarına denk gelen cadde arabalarla doluyor gelen çöpünü orada bırakıp gidiyor. Caddede park halindeyken gece geç saatlerde gürültülü müzik açıyor sık sık da kavga çıkarıyorlar. 11.bölgedeki yokuşun her iki tarafındaki yola beton bloklar yerleştirildi görüntü kirliliğinden başka işe yaramıyorlar aracını park etmek isteyen o blokların biraz ilerisine parkediyor. Yani beton bloklar çözüm olmadı. Parkın içi ayrı sorun akşam belli saatlerden sonra serseri yatağı haline geliyor. Şimdiye kadar kim belediye başkanı olduysa konutlarla ilgilenmedi.
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 Kemal kaya
 Düzcespor destek bekliyor
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 birde küçük melen saray yeri tokuşlar çakırlar arası melen yatağı taş duvarlarla su kanalını yapıyorlardı durdu. neden durdu. bu melen yatağı ve asar suyu bentlerle yükseltilerek kayıklarla gezinti yapılabilinir. yan yollara büfeler parklar çay bahçeleri yapılarak düzce güzelleştirilebilinir. örnek eskişehir porsuk çayı gibi
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 cumhuriyet caddesinin devamı olan 3.5 klm çamköyü toki arası 5 yıldır yol açıldı stablize şeklinde duruyor. bahane para yok. düzce belediyesi isterse orayı hurdalarıyla yapar ve düzce ereğli istanbul arası trafiğini oldukça da rahatlatır. oradaki yer sahipleri de yerlerini değerlendirir
  " ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN! " Haberine...
 GÜLER.E.
 teşekkür ediyorum bir okur olarak dünyanın geleceği bilimsel olayların gelişimi insanların bilinçlendirilmesi, geleceğimizin pek parlak olmadığı bu dünyada cahil toplumu bilinçlendiren haberler yapın. siyaseti bırakın o bunu demiş şu bunu demiş düzce olarak düzceyi marka yapalım en azından biz Türkiye'ye örnek olalım bizi yöneten idarecilere sesleniyorum . bırakın birbiriniz yemeyi yoksa çok geç olacak.
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Çok üzüldüğüm bir kayıp oldu mehmet arif'in ölümü ve annesi Emine Abla Aşık veysel'in dediği gibi "sen bir kere gittin bense hergün uğurluyorum seni" der gibi bakıyor dünyaya kolay değil bir evladını kaybetmek, kardeşleri soner ve ışıl'ın, abisi Ali'nin başı sağolsun mehmet abinin ruhu şad olun..Arif'in ruhu şad olsun Allah rahmet eylesin..o iyi evlat ve iyi bir ağabeydi..
  " Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Rehabilitasyon merkezi çok güzel bir kazanım Düzce sokak yaşayanları için ama lutfen gerekeni daha fazla ve canların yaşamını kurtarmak için daha fazla yapmak gerek bizlerden ne beklenirse yardımcı olmak görevimiz
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Zafrt İSMİÇOĞLU
 Kalemine sağlık abla.Duygular ortak...
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Murat batur
 Ölümü ile bizlerı onanmaz bir üzüntüye sevk eden evladımızın böyle bir göreve gönüllü gitmesi ve süreci uzatma talebinde bulunması ayrı bir hüznün gerekçesi olabilir mi,hayata tutunabilmek adına hep mücadele eden ve yaşam şartlarının bedeli altında sosyo ekonomik ezikliğin bir bedeli sermayesini can yapan insanlardır.bu güzel ve saygın evladımız da bu bedeli canı ile ödemiştir.kahpe ve şerefsiz insanların insani yardım aracına çapraz ateş açarak katliam yapması ise muhataplarımızın ne tiyniyette olduğunu göstermektedir . Şehidimiz,garibimiz nurlar içinde uyuşun.arkasında binlerce boğazı düğümlenmiş düzcelinin göz yaşı ve duası var .
  " Şehidin cenazesi yarın defnedilecek! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Sevgili arkadaşımız Gıdımanın oğlu Mehmet e uğurlar olsun yıldızlar yoldaşı olsun
Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor! Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor!
  ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!
  Kapoğlu istifa etti!
  Yarın Covid-19 denetimleri yapılacak!
  DÜZCE’YE OKUL MÜJDESİ!
  ‘Devletimiz harekete geçmeli’
  Rektör Çakar’dan Ahilik Haftası mesajı!
  Vali Atay, Standard Profil'i ziyaret etti!
  BUGÜN DENETLEME YAPTILAR!
  Safir Koleji bir yeniliğe daha imza attı!
  Darülaceze Başkanı Cebeci Düzce’deydi!
  İYİ Parti’den sağlıkçılara aşure ikramı!
  Gaziler Günü Anıtpark’ta törenle kutlandı!
  Eğlence yerleri ile ilgili yeni kararlar!
  ‘Bu takımın size ihtiyacı var’
  Düzce Tıp Fakültesi Dergisi yayın hayatına devam ediyor!
  Larva rekolte düşüşüne sebep olacaktır!
  Balıkçılar poyraz nedeniyle limana demir attı!
  İş insanlarının sorun ve taleplerini iletti!
  Düzce’nin ihtiyaçları konuşuldu!
  Gaziler Günü mesajı yayınladılar!
  20.09.2020 - 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
  16.09.2020 - Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık
  16.09.2020 - Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor!
  18.09.2020 - ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!