Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :58528479 Aktif Ziyaretçi :65349 20 Temmuz 2018 Cuma
[16:02] 40 yıl sonra düğün! -- [15:55] Traktörden düştü! Müdahaleye rağmen kurtarılamadı -- [15:47] Düzcespor'dan DTSO'ya ziyaret! -- [15:41] Sönmez'den bedelli açıklaması: Banka kuyruğunda vatan savunulmaz! -- [18:48] FELAKET GİBİ YAĞDI! -- [15:57] Davada uzlaşı Elifnur'un sevinci oldu! -- [15:50] Başaran'dan açıklama: Fiskobirlik'e sahip çıkmamız gerekiyor! -- [15:44] Türk Dünyası Belediyeler Birliği Akçakoca'da toplandı! -- [15:36] Kadın Girişimciler Pekcan'ı ziyaret etti! -- [15:26] TOKİ Düzce'deki arsasını müzayedeye çıkarıyor! --
Ahmet Altun
SİĞİLCİ
Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:10.11.2017

 

   Moğol İmparatoru Cengiz’in, en önemli uğraş konularından biri ölümsüzlük ilacını arayışı olmuştur. Bu ilaç için uzun süre uğraşan Cengiz, sonunda dönemin en akıllı ve bilgini olarak saygı gösterdiği bir Taoist'e danışmıştır. O kendisine “hayatı uzatmanın çareleri vardır, ölümden kurtulmak için herhangi bir ilaç yoktur” öğüdünde bulunmuştur. Bunun üzerine Cengiz bu uğraştan vazgeçmiş, geleneksel dini inançları olan; “Benim bu dünyaya insan olarak doğmam dolayısıyla buradan ayrılmam da düzenin (Gök Tengri'nin düzeni) gereğidir” inancına geri dönmüştür.

   Eski Türkler ve Moğollar hastalanarak ölmeyi utanç sayarlarmış. Savaşta ölenlerin daha soylu olduklarına inanırlarmış.

   Bu toplumlar bir kimsenin öldüğünü bu günkü gibi değişik şekillerde ifade ederlermiş. Biz bugün nasıl hakka yürüdü, rahmetli oldu, göçtü gibi deyimler kullanıyorsak onlar da, uçtu anlamında sungur oldu, alnına kara yazı yazıldı, kayboldu, hiç oldu gibi ifadeler kullanırlarmış.

   Bu inanışa göre de uyurken vücuttan ayrılan ruhun yolunu kaybedip tekrar vücuda dönemez ve ölüm gelirmiş. Ruhların göğe yükseldiğine inanır, orada dünyadaki gibi hayatın devam ettiğine inanırlarmış. Orayı “öbür dünya” anlamında AltunKöl veya Altun Kır diye adlandırırlarmış.

   Mezarlarının başına ölenin servetine göre bire bir heykeller yapar, savaşta öldürdüğü “düşman” kadar “bal bal” dikerler, kağan veya beylere anıt mezar yaparlarmış.

   Özellikle kağanlar hemen gömülmez, bazen yılları bulan törenler yapılırmış. Ölen gömülene kadar bir ağacın üstüne yerleştirilir, diğer yas törenleri icra edildikten sonra ilkbahar veya sonbaharda anıt mezarına defnedilirmiş. Bugün de bizim mezarlıklarımızın ağaçlarla kaplı olması herkesin mezarının başında bir ağaç olmasını istemesi de buna dayanırmış meğer.

   Anıtmezar Selçuklular ve Osmanlılar döneminde ismi değişerek türbeye dönüşmüştür. Çok ilginçtir. Araplar aracılığı ile İslam Dini ile tanışan Türkler, bu adetlerinden vazgeçmemiştir. İslam’da veya İslam’ın yayıldığı coğrafyada mezar vardır fakat anıtmezar veya türbe yoktur. Bizim toplumumuzda halen yaşamaktadır.

   Ölümün hemen ardından ağlamalar sızlamalar ve dövünmeler yapılırmış. Özellikle hatırı sayılır kişiler öldüğünde ve özellikle devlet başkanı öldüğünde diğer beyler kabileleri ile birlikte cenazeye ve yas törenlerine katılırlarmış.

   Anne veya babanın ölümü ile evlatları kulaklarını keser, büyük bir zat öldüğünde cenazeye gelenler ile halk saç ve sakallarını keserlermiş. Ayrıca yakınları ve yakın arkadaşları (sağdıçları) gözyaşlarının kan gibi akmasını göstermek için yüzlerini göz altlarından keserler gözyaşlarını kan gibi akıtırlarmış. Kan ağlamak deyimi de sanırım buradan geliyor.

   Özellikle ilk ölüm anında ve defin sırasında resmi veya paralı ağlayıcılar olurmuş. Bunlara “siğilci” denirmiş. Para karşılığı törende yalandan ağlarlarmış. Bugün hem mecazi, hem de gerçeklik olarak siğilcileri gözlemlemekteyiz.

   Özellikle kağanların mezarlarının yeri gömü işlemini yapanlar dahil herkes öldürülerek gizli tutulurmuş.

   Aileler ve kabilelerin mezarları ayrı ayrı olurmuş. Ata Mezarlarının olduğu yerler için savaşırlar o mezarlıkları düşmanlara teslim etmezler, kaybederlerse geri almak için savaş çıkarırlarmış.

Proto Türk ve Proto Moğollar’ın yöneticisi öldüğünde atı, oku, yayı ve değerli eşyaları onunla birlikte mezara gömülürmüş. En ilginç olanı da bu gibi kişiler öldüğünde onlarla birlikte bazen binlerce kişi öldürülür ve kağanın yanına gömülürmüş. Bazen yüzlerce esir, bazen her kabileden bir genç kız ve erkek kağanla birlikte gömülürmüş. Kağanlarla birlikte gömülenler dönem dönem değişirmiş. Bazen tüm kadınları ile birlikte, yardımcısı, hizmetçisi, aşçısı ve seisi, bazen yakın korumaları, subayları ve eşi ile köle kadınları kağanla birlikte mezarın yolunu tutarlarmış. Yani gerçekten kağan ile birlikte bir dönem kapanır, bir iktidar yok olurmuş. Sanırım kağanı yani lideri canı pahasına korumak adeti de buradan gelmektedir. Keza kağan haşa Gök Tengri’nin yeryüzündeki temsilcisi veya onun oğlu olarak kabul edilirmiş.

   Çok dikkat çeken bir adet de bugün aynen yaşamaktadır. Eski Türkler Müslüman olmadan önce dahi öleni ölümünden sonra 3, 7, 20 ve 40. günleri özel anma töreni düzenlenerek anarlarmış.*

   Ne zamanlarmış. Ne kadar cahilmişiz.

   * Türklerin ve Moğolların Eski Dini

      Prof. Dr. Jean Paul Roux

      Kabalcı Yayınları

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Düzce ne kaybetti?
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
Cetvelle çizilmiş seçim sonuçları
 
  Ulviye Dikmen
İNSANLIK KENDİSİNİ SORGULAMALI
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
Kavgalı eve kimse kız vermez
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
Ölüm Yemini
 
  Aysel Dural
YÜREKTEN SÖYLENEN SÖZLER
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
Günde 10 saat oturmak 8 yıl yaşlandırıyo
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Karayolları kafasına göre takılıyor!.. " Haberine...
 Aydın
 Haber de Düzce lilerin nereye şikayet edeceğine dair bilgi olursa bizde şikayette bulunuruz.
  " FELAKET GİBİ YAĞDI! " Haberine...
 şükrü toros
 alt yapıda sorun yok, zaten doğru dürüst bir altyapı yokki sorun olsun
  " Cetvelle çizilmiş seçim sonuçları " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Adil bey beni bağışlayın hangi mahelefetten bahsettiğinizi anlayamadım.Bu seçimde MHP yi muhalefet olarak algılayan ve savunusunu bunun üzerine kuran bir kısım sözler dolaştığını görmekteyim.Ancak muhalefet değilde şuna iktidarın küçük ortağı diyelim bence..burada cetvelle çizilmiş seçim sonuçları derken kastım bu idi zaten iktidarın maksadı MHP yi bir şekilde kontrol altında tuttuğundan oyun kontrolü dışına çıkmasını engellemek için geliştirilen derin bir politika var ortada.MHP ye oy vererek iktidara muhalefet ettiğinize inandırmışlar sizi.Ancak akıl müthiş bir akıl ve akıllara durgunluk verecek bir derinlik barındırıyor.Yazıda da onu anlatmaya çalıştım.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 Fehmi birinci
 Ne söylesek boş burada çok büyük haksızlık yapıldı. bende yuce ALLAHA HAVALE EDİYORUM. bakalım görelim ne olacağını. alma mazlumun ahını cıkar aheste aheste.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 irfan hatip
 Bakanligi suresince Duzce icin neler yapti maddeler halinde yazarmisiniz. Duzce icin neler yapacakti. Neler kaybettik bakanligi kaybedince. merak ediyorum. Beyefendiligi durustlugune sozumuz yok .Dostlari kendisine oy olarak destek yaptilar mi acaba , fotograf paylasimlari disinda selamlar.
  " Ali Yıldız'ın acı günü! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Başsağlığı diliyorum.Sabırlar diliyorum.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 ulviye dikmen
 Sn Faruk Özlüye yapılabilmesi mucize denebilecek, kimsenin anlayamadığı hayvan rehabilitasyon merkezi için teşekkür ederim. Eleştiri yapılırken biraz anlayış gerekir.. Sn Faruk Özlü Beyefendiye Düzce adına teşekkür ederim saygımla
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 Fethi Sönmez
 Ne yapmış da neyi kaçırmışız.1-Özdilek alışveriş merkezini açtı.2-Kabalak'a köpek barınağı açtı.Yapılan ve yarım kalan işleri biri altalta sıralasa da öğrensek.Halen daha bütün ilçelerde kanalizasyonlar olduğu gibi Melen'e akıyor.Bunların döneminde hem yerelde, hem genelde Düzce çok şey kaybetti. Düzce'nin bir bakanı olsa elbette iyi olur. Ancak duruma bakarak oldu da ne oldu demekten kendimi alamıyorum.
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 ah düzce ah
 yazık oldu düzce ye, iyi mi oldu ders vermek, kim kime ders verdi şimdi, nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz, hak ettiğin bu DÜZCE, yazık geleceğe yazık
  " Düzce ne kaybetti? " Yazısına...
 metin köseer
 fatih bey yıllardır gerçekleri yazıyorsunuz. Kimsenin umurunda değil, bu insanlar matlaşmış, robotlaşmış, çıkar için kör ve sağır oluyoruz. Allah korkusunu sona bırakıyoruz. Bu gelecekten ne beklenir ki? Bu Düzce'den ne beklenir ki? Para için her şey yaparız.
Acar Ailesinin mutlu günü Acar Ailesinin mutlu günü
  Acar Ailesinin mutlu günü
  Teniste şampiyon Düzce'den!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Üniversiteden açıklama: Varsa sorumlular hakkında tüm işlemler yapılacak!
  Asfalt sorununa çözüm arıyorlar!
  Sınav soruları çalınmıştı... Dava başladı!
  Keskin, hayır duası alıyor
  Hijyen eğitimi tamamlandı!
  15 Temmuz'u andılar!
  Duru'dan 15 Temmuz mesajı: FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz!
  1903 Beşiktaşlılar Derneği tekerlekli sandalye dağıttı!
  Vali Dağlı: Bu millet 15 Temmuz gecesi yeniden bir destan yazdı
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Meşal Düzce'de: İslam ve Arap dünyası seçim sonucundan memnun
  Keskin'den 15 Temmuz mesajı: Hainlere milli irade tokadı vurduk!
  YETKİLİLER, CEVAP VERİN!..
  Vatan Partisinden 15 Temmuz Açıklaması
  FELAKET GİBİ YAĞDI!
  Balıkçılara palamut uyarısı
  13.7.2018 - Düzce ne kaybetti?
  13.7.2018 - Ali Yıldız'ın acı günü!
  16.7.2018 - Cetvelle çizilmiş seçim sonuçları
  19.7.2018 - Karayolları kafasına göre takılıyor!..
  19.7.2018 - FELAKET GİBİ YAĞDI!