Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :59810543 Aktif Ziyaretçi :74190 25 Eylül 2018 Salı
[18:18] Egzersiz felç şiddetini azaltıyor! -- [18:09] Türklerin Erasmus+'ta tercihi Polonya! -- [18:01] Otomobile ödenen ÖTV'de düşüş olacak! -- [17:54] Tüketilen gıdanın DNA'ya 'net' etkileri tespit edildi! -- [17:34] İş birliği projesine TÜBİTAK'tan destek! -- [17:27] Oyuncu anne Düzce'de! -- [17:19] Düzceli kadınlar çocuklar için el ele! -- [17:13] Düzceliler nostaljiye doydu! -- [17:07] MARKA'dan Düzce'ye restorasyon için hibe! -- [17:01] 2018'in markası ödülünü Efteni Bal aldı! --
Erdal Pişken
RAMAZANDA SPOR VE BESLENME
Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:25.5.2018

 

   Ramazan, genelde spor yapanların “spora ara verme ayı” olarak bilinse de, aslında çoğu kez spordan tamamen kopma ayıdır. Çünkü spor yapan birçok kişinin düzenli spor alışkanlığı yoktur. Spor salonuna “forma girene kadar” giden birisi için, bayramla birlikte 40 güne varan bir aradan sonra her şeye en baştan başlamak çok zordur.

   Düzenli spor yapan bir kişinin bile, Ramazanda yanlış beslendiği takdirde metabolizması allak bullak olur. Bu kişilerin de kendini uzun süre toparlayamaması ve yeniden spora başlama gücünü kendinde bulamaması doğaldır. Spora dönenlerin çoğu, bünyesel olarak en az 3  4 ay geriye gitmiş olarak başlarlar.

   Oysa benim bakış açıma göre Ramazan ayı belki de forma girilebilecek en güzel fırsattır. Çünkü ibadetin de spor ve diyetin de temelinde yatan ana fikir “irade ve devamlılıktır. Hatta bu tezimi destekleyen en önemli şey; bir işi düzenli, aksatmadan, sistemli ve bıkmadan yapan kişiler için kullanılan “ibadet eder gibi” sözüdür.

   Ayrıca Ramazan ayı oruç tutulsun ya da tutulmasın, insanların genelde eğlenceden, hafta sonu kaçmalarından, gece gezmelerinden, dolayısıyla alkol ve kalorili mezelerden de uzak durdukları aydır.

   Kısacası Ramazan ayında sınandığınız “irade”nizi kullanarak hiç ummadığınız bir form yakalayabilirsiniz. Unutmayın ki, Tanrı'nın bize emaneti olan bedenimize gerekli özeni göstermek ve onu iyi durumda tutmak da görevimizdir.

   Aşağıda Ramazan süresince spor yaparken oruç tutmak isteyenler için, uygulaması hiç de zor olmayan prensipleri bulacaksınız.

   Temelde, gün içerisinde gıdadan yoksun kalan vücudun, iftar ve sahur arasında yeme içme dengesinin kurulması üzerine olan bu öneriler, sizin Ramazan süresince sağlıklı ve formda kalmanızı sağlayacak.

   Mesai saatlerinde çalışanlar:

   1. Sahura mutlaka kalkın. Sahur yemeğini, sahur vaktinin bitmesine 30 dk önce bitirin. Sahur vaktinin bitmesine birkaç dakika kala bol su için (tercihen bir doz multivitamin ile).

   2. İftara kadar iş yolunda ve iş yerinde agresif olmayın, soğukkanlılığınızı koruyun. Unutmayın ki, herkesin sevabı kendine olduğu gibi; stresli ruh hali gereğinden fazla kalori harcamanıza ve bitkin düşmenize yol açar.

   3. İftarda sadece bir kase çorba için ve spor salonuna gidin. Diğer zamanlarda kullanmıyorsanız bile oruç tuttuğunuz dönemde antrenman esnasında protein barlardan kullanabilirsiniz (set aralarında azar azar ısırın, bir bar bir saatlik antrenmanda bitmeli).

   4. Antrenmandan sonra iftar yemeğinizi yerken aşırıya kaçmayın. Çünkü aynı miktarda yemeği 1,5 saat sonra tekrar yemelisiniz.

   Evden çalışanlar ve ev hanımları:

   1. Sahura mutlaka kalkın. Sahur yemeğini, sahur vaktinin bitmesine 30 dk önce bitirin. Sahur vaktinin bitmesine birkaç dakika kala bol su için ( tercihen bir doz multivitamin ile).

   2. Spora gidebileceğiniz en erken saatte gitmelisiniz, mümkünse spor salonunun açılış saatinde orada olun. Bu zamana kadar geçen sürede hafif ev işlerini halledebilirsiniz.

   3. Spordan gelince 1 saat dinlenin, iftara kadar geçen sürede ağır ev işlerinden uzak durun. Ağır işleri spor yapmadığınız günlere, hafif işleri spor yaptığınız günlere dağıtın.

   4. İftarda önce sadece 1 kase çorba için. Yarım saat ara verdikten sonra normal bir iftar öğünü (ama tıka basa değil) yiyin. Çünkü mutlaka 1,5 saat sonra tekrar aynı öğünü yemelisiniz.

   Her iki grup da aşağıdaki prensiplere dikkat etmeli:

   İbadet amacıyla oruç tutuyoruz, dolayısıyla tek amacımız ibadettir. Ramazan ayını “lezzetli yemekler tatma” dönemi olarak görmeyin.

   Önce bu konuyu beynimizde halletmeniz ve buna göre beslenmeniz gerekir. Yani “ben bu kadar saat aç kalıyorum, bunun bir mükafatı olmalı” diyerek iftar menüsünü abartmayın. Bu dini bir öneri değildir elbette, ancak sizin Ramazanı çok zorlanmadan ve sağlığınızı kaybetmeden geçirmeniz için ön koşuldur.

   Bazı yiyecekler yerken lezzetli gelse de, sizi gün boyunca acıktıracak, susatacak, kısacası orucunuzu işkenceye çevirecek, sizi harap edecektir. Kızartmalar, tuzlu ve şekerliler, beyaz ekmek, makarna, pirinç gibi. Bunları yedikçe halk diliyle “kanınız alevlenir” yani devamlı susarsınız, kanınızdaki insülin artar ve hep acıkırsınız. Diyet ve Zayıflamanın Formülü yazılarında yenilecek ve yenilmeyecek gıdaları nedenleriyle birlikte anlatmıştım, tekrar gözden geçirmeyi ihmal etmeyin.

   Oruç tutulan dönemde tempolu ve yorucu antrenmanlar yapılmaz. Cardio ve tempolu grup egzersizleri ile sizi çok yoracak egzersizlerden kaçınıp, en fazla 1 saat bütün bölgeleri azar azar çalıştıracak aletli egzersizler yapmalısınız.

   Ramazanda yapılan sporun amacı, yazının başında belirttiğim gibi spordan kopmayı engellemek, formunuzu korumak ve Ramazan sonrası güçlük çekmeden kaldığınız yerden devam edebilmektir. Ama kilo problemi olan ve özellikle hafta sonu alkol ve eğlenceyle diyet bozmaya meyilli olanların, tüm önerilere dikkat ederlerse, diğer aylardan çok daha rahat kilo verebileceklerini söyleyebilirim.

   En önemli husus haftada 3 gün ve birer gün arayla spor yapılmasıdır. Sevap kazanırken formunuzu kaybetmemenizi umuyor, sizlere iyi Ramazanlar diliyorum…

   Alıntı: www.aliyarhoca.com

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya de
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
EĞİTİM VE ÖĞRETİM
 
  Ulviye Dikmen
Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kent
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
BELEDİYE
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
 
  Aysel Dural
YÜREKTEN SÖYLENEN SÖZLER
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
PUAN GÜZEL AMA
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Muhammet
 Biz hergün o savaşın icindeyiz
  " Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor! " Yazısına...
 Zehra
 Oraya giderken bu sorunları bilmiyorlar mıydı .?
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Serpil Çirakoğlu
 Trafiğe kapalı alana giren araçlara neden ceza yazmıyorlar? Yasak alenen çiğneniyor çok mu zor oraya bir iki görevli koymak
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 İsmet Yıldırım
  İyi niyetle eleştiri yapanları bile dövmeye kalkacak kadar özeleştiriden yoksun bir şehir daima geri kalmaya mahkumdur. Eminim bu yazdığımdan bile rahatsız olacaklar vardır.
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hatice Dabağoğlu
 Bende sizin gibi bir kazaya kurban gidiyordum Istanbul cad. sinde çok daha dikkatli olmak zorundayız deli gibi gelen motosikletlilerden nefret ediyorum
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Sevim Çetinkaya
 İstanbul caddesi eski haline dönmeli işlerimizi halletmek için uzun yürümeyen insanlar çok sıkıntıda Ayrıca iki parelel cadde trafiğe kapanınca ulaşım zor
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hakan Güngör
 Trafiğe kapalı caddeye-üstelik onca uyarı levhası varken- motorlu taşıtla girmek yanlış bunun bahanesi yok; fakat belediyenin de burada hatası var. O caddeyi bir türlü trafiğe kapalı cadde formuna sokamadılar. Ortası asfalt yanları kaldırım. Ne tam araba yolu, ne tam gezi caddesi.. Ne olduğu belli değil. Esnafa ve vatandaşa anket yaparak soruldu. Çoğunluk orasının trafiğe kapalı kalmasını istiyor ki bana göre de doğrusu bu, o halde orayı güzel bir yürüyüş yoluna çevireceksiniz. Kaldırımları kaldırıp , ortaya ağaçlar banklar koyacaksınız, kafeler restoranlar belli ölçüde masasını sandalyesini koyacak. O zaman trafiğe kapalı caddeye benzer. Motorlar da girmeye utanır.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Adnan Cemşit
 Neyi doğru yapıyoruzki?
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Sabahattin Yilmaz
  Elimiz taşın üstünde. Hizmet daha köylere ulaşmadı. Ulaşacağı da yok köylere gelin de rezaleti bir görün.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Nur Ünalan
 Nerede bu rehabilitasyon Merkezi? Gidip görmek lazım. O kadar kapsamlı yapılmış diyorsunuz emeklerine sağlık.
Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler! Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler!
  Düzce'de FETÖ/PDY davası devam ediyor: Bir sanığa 7 yıl 6 ay hapis!
  Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi
  Ülkü Ocakları bin kişiye aşure dağıttı!
  Düzce'de yaban hayatı görüntülendi!
  Düzce İlinde en başarılı bulduğunuz Belediye Başkanı kim?
  Aziziye'de kaldırımlar yenilendi!
  Keskin, Batı Karadeniz Bölge Toplantısında!
  Sıfır Atık Projesi için toplandılar!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kontrolden çıkıp markete girdi!
  Akçakoca Belediyesi aşure dağıttı!
  Ağaç budama yapılıyor!
  İyi Parti'de seçim çalışması başladı: 12 ekip Türkiye'yi dolaşacak!
  Baca çalışması sürüyor!
  Kamyonetle çarpıştı: 6 yaralı!
  5 kilo esrar ele geçirildi!
  Karadeniz ticaretinin bekçisi gün yüzüne çıkarılıyor!
  Bisikletli şehir turuna tüm Düzce davetli!
  Yeni Mahalle Parkına taş döşendi!
  23.9.2018 - Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz!
  24.9.2018 - Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor!
  24.9.2018 - HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
  22.9.2018 - Muhalefet derin uykuda!
  22.9.2018 - Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  20.9.2018 - Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi