Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64419043 Aktif Ziyaretçi :3894 21 Mayıs 2019 Salı
[11:36] KORUKÖY İFTAR MENÜLERİ -- [11:27] Güreşçilerimiz madalya ile döndü! -- [11:12] Arı kostümlü farkındalık yürüyüşü! -- [11:02] Otomobilin çarptığı yaya öldü! -- [10:49] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [17:37] Ereğli Belediyesine EBYS eğitimi verildi! -- [17:22] Özlü KSS esnafıyla iftarda buluştu! -- [17:10] Yeni doğan ziyaretleri sürüyor! -- [17:01] Sinan Yağmur okurları ile buluştu! -- [16:33] İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz! --
Ahmet Altun
BELAM

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:1.6.2018

 

   Hiç yanılmadım. Sanırım hiç de yanılmayacağım bu konuda.

   İleri demokrasi, hak, hukuk, garip, gureba diye yola çıkılmıştı. Bir baktık ki, hak diye diye ballı ihaleler alınıyordu. Hiçbir özelliği olmayıp partili olanlar hayal edemeyecekleri makam ve servete ulaşıyordu.

   Hukuk denilen kurum bir zümreyi kayırıyor yani sana bana gelince tıkanıyordu. Eh garip gureba da Ramazan’da fitre verilecek güruhtu. Makarna, kömürle köleleşecek kesimdi. Kendi kendine yetenler de taraf olmayınca bertaraf oluyor, büyük sermayeye köle yazılıyordu.

   Güç ve para elde edilince alaycılık, kibirlilik tavan yaptı. Tabi bir süre sonra bu ikiyüzlülük fark edilince demokrasi, hak hukuk bir tarafa bırakılıp despotik yöntemler devreye girdi.

   24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi bu özelliklerini alenen dışa vurmaktan adeta gurur duymaktalar. Keza makam ve servet istekleri ahmakça ve dalkavukça yaranmalarına konsantre ediyor onları. Kendilerine verilecek “nimetler” için dokuz takla atmakta insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmaktalar. Buna da itibar edilmezse despot bir tavırla halkı tehdit etmekteler.

   “Bizi sevin, sevmezseniz zorla sevdiririz” gibi bir önerme ile karşımızdalar. Denendi ve tuttu önceki seçimlerde. Bir daha ve daha şiddetli bir şekilde sevmemizi isteyecekler. Sanırım bu defa halk onları öyle bir sevecek ki mutluluktan uçacaklar.

   Ekonomiyi dibe vurduran, insani ve toplumsal değerleri yok eden, suç patlamasına yol açan, hukuku adeta pas pas haline getiren, bir dediği bir dediğini tutmayan ve her önüne gelene kandırılan bir yönetici seçimi kazanırsa her işi düzelteceğini söylüyor. Hatta seçimi kazanırsam dahi demiyor. “Seçimden sonra şöyle yapacağız, böyle yapacağız” diyor. Yani halkın oyunun tersi olması ihtimalinin olmadığını düşünüyor. “A, B ve C planlarımız var” diyerek mealen ben bir şekilde kazanıncaya kadar seçim bitmez dayatmasında bulunuyor. Sandığı da oy kullananlara ve sandık kurullarına değil, kolluk güçlerine teslim edeceğini söylüyor.

   Bir tanesi çıkıyor “muktediri başkan yapana kadar, eşlerimiz bize haram” diyor. Diğeri televizyonda, seçimi kaybederlerse gömdükleri silahlarla “Bismillah” diyerek muhalifleri öldürmeye başlayacağını ima ediyor. Bir aday da dükkanında elini sıkmayan esnafı yanında gelenlerle birlikte tekme tokat dövüp, dükkanını kapatacağını söylüyor. Tehditli, dayaklı, böbürlenmeli demokrasi ne iyi değil mi?

   İktidar partisine devlet imkanlarını kullanmak serbest. Muhalifleri öldüresiye dövmek, ekmeğini almak, göz altına almak, tehdit etmek serbest. Muhalefete her şey yasak.

   Hadi bu dünyanın imkanlarını haksızca kullanıyorsunuz öbür dünya da mı size tapulu kardeşim. Yok onlara oy verilmezse dinden çıkılırmış, yok ibadetler kabul olmazmış falan filan.

   En sonunda kendine oy veren seçmenlere bu defa oy vermezlerse münafık olacağını bile söylediler iyi mi? Yakında cennetten tapu dağıtmaya başlarlarsa şaşmayın.

   Dolar beş liraya dayanmış, sorumlu bakan ben bu kadar arttığına inanmıyorum diyor. Muktedir de “kur-murhikaye, rekor kırdık” diyor. Gerçeği böyle gizleyebileceklerine gerçekten inanıyorlar. Daha da azgınlaşarak devam edecekler ve sonuna kadar zorlayacaklardır. Haksız olarak sahiplendikleri “nimetlere” canları pahasına sarılacaklardır. Bekaa, mazlumlar, din, bayrak “nimetlerin” üzerine örttükleri örtüden başka bir şey değildir.

   Evet. Onları sevmek zorundasınız. Sevmezseniz zorla sevdirmeye kalkmaktadırlar. Ak Partili olmamak diye bir suç icat etmişlerdir. Ak Partiye muhalif olduğunu açıkça söylemek de bu suçun ağırlaştırılmış biçimidir. Fiilen de bu suçlar acımasız bir şekilde cezalandırılmaktadır. 

***

   Kur’an’a göre büyük zalimler ve müşrikler Allah’a inanırlardı. Fakat ona ortak koşarlardı. Zaten Allah’a inanmadan ona ortak da koşulamaz. Bunlar namaz, oruç gibi dini ritüelleri icra eder ve en asgarisinden zekat verirlerdi. Örneğin Firavun halkın tanrıya inanmasına değil, kendisinden izin alınmadan inanmasına kızmaktaydı. Haşa Allah ancak o onaylarsa var sayılacaktı. Güç sahibi ve zengin oldukları için bu dünyada olduğu gibi öbür dünyada da yine haşa Allah nezdinde tek torpil (şefaat) yapacak gücün kendisine olduğunu halka kabul ettirmeye çalışmaktaydı. Otoritesi için binlerce insanın öldürülmesine, rahatı için halkın köle olarak çalışmasına karar vermekteydi. Bunu da atadığı yardımcıları yani “Haman’lar” aracılığıyla ve “Karun’un” finansmanı ile yapardı. Bir de “Belam’ları” vardı. Bel’am; Firavun, Hâmân ve Kârun ile işbirliği hâlindedir ve o üçü Belama muhtaçtırlar. Bel’am, “kader” der, “sabır” der, “günah” der, “mânâsı başka” der, “farklı bir anlamı var” der ve milletin düşüncesini değiştirir. Halkı, eleştiremez, îtirâz edemez hâle getirir. Halk, yanlış öğrendiği din nedeniyle “yeter artık” diyemez duruma gelir. Çünkü öğrendiği yanlış bilgi buna engel olur. Bel’amın görevi tüm zamanlarda, Firavun, Hâmân ve Kârun’un direktifleri ve istekleri doğrultusunda, din yoluyla “halkın gazını almak”, “sesini kısmak”, “sivri yerlerini törpülemek” olmuştur. Halkın dinini imânını hattâ ilahını değiştirir ve onları bambaşka yollara sokar; şirk yollarına.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tar
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
PANDORANIN KUTUSU
 
  Ulviye Dikmen
HAYVAN HAKLARINDA ÖNGÖRÜLERİMİZ
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
ÜNİVERSİTE
 
  Peri Meram Arbak
SOMA İŞ CİNAYETİ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
SENİ KİM YARATTI?
 
  Cemil Acar
Her Şey Güzel Olmalı
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Veis Özkurt
 
  Aysel Dural
KISSADAN HİSSE
 
  Erdal Pişken
NE OLACAK BU DÜZCESPOR’UN HALİ?
 
  Özkan GÖZÜTOK
Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kaz
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Tayfur Ardıyok
 Soylenenler bazen yanlış anlaşılıyor bazende kasıtlı carpitiliyor. borçları ödemede gayrimenkul takası söz konusudur. bu yıllar önce Bolu Belediyesi'nin uyguladığı yöntemdir. burada zaten fiilen belediyenin elinden çıkmış arsaların borç karşılığı maliyeye devri sözkonusudur. yıllardir belediyenin arsalarina camiler okullar yapılmış. arsa halen belediyeye ait ama üzerindeki yapı devletin. işte bu tür arsaların gene devlete devri söz konusudur. zaten borcun büyük kısmı maliye ve sosyal sigortalar kurumuna olan borclardir. bu borçlardan da belediyenin kasasından para çıkmadan bu şekilde kurtulmak mümkündür.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Hayri Uluışık
 Soran diliniz dert görmesin
  " İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK! " Haberine...
 sevgi
 Ya kaldırımları otopark haline getirenlere ne demeli?
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Zeki Yeşilyurt
 Bundan takriben bir hafta önce belediyeye şu abonesi adıma kayıtlı olan yakinimin abone borç detayini çikarttirmak için gittim. borcu çıkardılar. bende dedim ki ben aboneligimi iptal ettirmek istesem bana ne kadar ücret vereceksiniz. cevap tuylerimi diken diken etti. 3 kuruş alırsınız burada öyle gözüküyor. dedim ki şu anda yeni aboneden siz 3 kuruş mu alıyorsunuz. Hayır. peki reel abone ücreti şu an 3 kuruş değilse neden benim hakkımı yiyorsunuz. ben 30 sene önce bu aboneyi alırken o günkü bedel abone ücreti ne ise onu verdim. şimdi soruyorum sayın başkanıma. bende bir akp li yim bu Allahtan revamı. bu ve buna benzer haksizliklari düzeltmek bu kadar zormu. iletişim için 0 505 578 12 11 saygılar
  " SENİ KİM YARATTI? " Yazısına...
 Murat Öz
 Hümeyra Hanım Tebrikler çok güzel bir konuyu işlemişsiniz.Hep üstümüze biçilen kıyafete göre yaşıyoruz.Teslimiyet nedir .Dilin söylediğini kalben tasdik nedir anlam maddede mi yoksa mana damıdır.Böyle bir yazı bekliyor olacağım sizden. Sağlıcakla kalın.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Düzceli..
 Secim öncesi Haymana konuşmasında sayın Erdoğan “Ya şu anda belediyelerin çoğu batık. Bitik. Personelinin maaşını ödeyemiyor, yerel seçimler bitecek bunlar sanki 8 ekonomisini düzeltecek. Türkiye ekonomisinin sorumlusu benim ben. Şu anda devletin başında kim var? Tayyip Erdoğan var. Kim var? 14 tane bakanı var. Kim var? Yardımcıları var.” ifadelerini kullandı.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Murat ÖZ
 Sayın Maradit Öncelikle böyle bir yazı kaleme aldığınız için tebrik ederim.Bir kaç hususu ifade etmek isterim insanları din ile uyutup paraya ve güce tapan evrensel dünyanın özellikle yüce dinimizin öğütlerini okumadan araştırmadan adeta tapanlar bunda sorumludur.Öncelikle Düzcede 1995 sonrası seçilen ve o yöneticileri iş başına getiren halk kusurludur.Yıllardır yok edilen değerlerimiz ve kaynaklarımıza rağmen yüksek bir oy oranı ile bizleri bu günkü ekonomik çıkmaz ve borç batağına sürükleyen iktidar adayına oy verdiniz sorgulamadan.Işin özünde belediyeden nemalanan bir ahali ve arada bir işi görülen vatandaş muhalefet dinsiz imansız ve terörist gibi gösterilerek halk kandırıldı.Bir parantezce Düzce basınına hiç muhalefet yapamadınız gerçekleri yazamadınız.Sonuç iflas etmiş bir belediye iflas etmiş ahlak iflas etmiş toplum kaldı.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 F Sönmez
  Sayın Keleş sattıkları yetmiyormuş gibi parkları da satmaya kalkmıştı. Biz o zaman da dedik şimdi de diyoruz. Satarak borç ödenmez. Bu yol yanlış. Önce belediye kasasından çalınanları geri alalım. 1 liralık iş 5 liraya yapılmış. Sayın Özlü ben müfettiş değilim diyor. Tamam size müfettiş ol demiyoruz, ancak müfettiş gibi davranıp Düzce'nin hakkını savunmalısınız. Müfettiş isteyebilir , Üniversite den bir bilirkişi heyeti oluşturup bunları inceletebilirsiniz.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Hakan Yunus
 Net!
  " İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK! " Haberine...
 Hakan
 Bu cadde Karayip Korsanları filmindeki Tortuga gibi.
Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı! Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı!
  İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Düzceli kitapseverler için geliyorlar!
  İNTİHAR GİRİŞİMİ!
  Zabıtadan kaldırım ihlaline ceza!
  Cumayeri'nde cinayet!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kanalizasyon hattı çalışmaları başladı!
  Öğrencilerden matbaa ziyareti!
  İftar sofraları kurulmaya devam ediyor!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hayvanları HUZURSUZ EDİYORLAR!
  Temizlik çalışmaları devam ediyor!
  Son ödeme tarihi 31 Mayıs!
  Akçakoca'da Sarıoğlu dönemi!
  İlk icraatlara muhalefet ne diyor?
  Kuvvetli yağış bekleniyor!
  Borcu yapandan HESAP SORULMALI!
  Öncelik yayanın öncelik hayatın!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  17.05.2019 - Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!..
  17.05.2019 - İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  16.05.2019 - Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kazanır!
  17.05.2019 - SENİ KİM YARATTI?
  14.05.2019 - Hayvan barınağı ilgi bekliyor!