Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :67021654 Aktif Ziyaretçi :29616 19 Ekim 2019 Cumartesi
[17:56] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [15:41] Safir Koleji ile DTSO arasında bir protokol daha! -- [15:34] Mahalle ziyaretleri devam ediyor! -- [15:19] Peyzaj düzenlemesi tamamlandı! -- [15:07] Özlü; ‘Her düşünce ve projeye kapımız açıktır’ -- [14:38] Özlü: Acil ihtiyaçlar çözüme kavuşacak! -- [14:31] Özlü; ‘İstihdam politikalarını birlikte yürüteceğiz’ -- [14:16] Açık Mutfak etkinliği gerçekleşti! -- [14:09] Sürdürülebilir Dünya sunumu yapıldı! -- [12:01] Çin Kolejinden DÜ'ye ziyaret! --
Bu sorulara cevap verin!
Cemil Acar
DÜZCE DEPREMİ VE HATIRALARIM

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:12.06.2019

 

   Bilmeyenler için, ben bir jeofizik mühendisiyim. Beni de tedirgin eden Hendek depreminden sonra, Düzce’de deprem gerçeği, bununla ilgili hatıralarım ve tespitlerimi sizinle paylaşmak istedim.

   Orta öğretimde depremle ilgili pek bir şey hatırlamıyorum. O zamana ait hiç unutmadığım şey ise, fizik dersinde, “Snell kanunu ne işe yarar” dediğim. Bak şu hayatın cilvesine, şimdi ondan ve özdirençten ekmek yiyiyorum. 1999 depremi öncesi, İzmit’te üniversitede okurken, Cengiz Kurtuluş hocamdan bölgede çok yakın bir süreçte deprem olacağını ve deprem sonrası oluşacak senaryoyu derslerde defaatle dinlediğimi hatırlıyorum.

   İzmit merkez bostan tarlası imiş, yaşlı insanlardan dinlemiştim. Tıpkı bizim Düzce gibi. Burhaniye Mahallesi’nde yaşlı bir amcanın “Oğul buraları balçıktı, kağnılarla taş getirdik, toprak örttük üstüne öyle yerleştik” dediği gibi.

   İzmit’te iki katlı öğrenci yurdunda kalırken, olan küçük çaplı depremlerin çokluğunu kanıksamıştık. Pencerelerin, dolapların, kapılarının çarpmasını hiç önemsemiyorduk. Ama 9-10 katlı Yahya Kaptan Konutları’nda depreme yakalanıp ta, beşik gibi sallanıp, çaresiz kaldığımızda deprem gerçeği ile yüzleşmiştik. Bunun bana yansıması ise 1998 yılında Düzce merkezli depremlerin çoğalması ve depremin geldiği ile ilgili Düzce’de çevremdeki insanları uyarmaktan öteye gitmemişti.

   Evet, özellikle 1998 yılından başlayıp 17 Ağustos’a kadar sürekli deprem oluyordu. Bazı geceleri deprem olduğunda, alttan gümlemelere uyanıyordum. Aileme ve insanlara söylediğimde küçük bir şaşkınlık ifadesinden sonra önemsemediklerini görüyordum.

   Öyle ki yakın akrabalarıma, inşaat yaparken, yakında deprem olacak, mutlaka inşaat halindeyken ve yapıldıktan sonra, daireleri satarken, sigortaları yapılmış şekilde vermeleri gerektiğini onlara o aklımla sürekli söylemiştim. Ama kendi evimizle ilgili olarak ta bir şey yapmakla ilgili hiçbir şeyin aklıma gelmemesinin hala şaşkınlığı içerisindeyim.

   Akrabalarım sigorta yaptırmadılar devraldıkları bina yapım aşamasında ağır hasarlı olduğu için yıkıldı. Bizim evse maşallah yıkılmadı. Annemgil hala aynı evde oturuyorlar. Şener Öztürk Amca!  Yaptığın bina için depremden sonra gelip sana teşekkür etmiştim. Bir daha teşekkürler.

   Ağustos 1999 Gölcük Depremi’ni Kütahya’da askerde iken 4 katlı binada depreme yakalandığımda, bina sallanırken ve insanalar kaçışırken, camlardan pencerelerden atlarken, ben panikle karanlıkta kaybolan terliğimi yerde arıyordum. Komik ama gerçek!

   Kasım 1999 Düzce depremini ise Yalova’da denizden kazanılmış askeriyeye ait alanda, iştimada, binanın üzerimize üzerimize geldiğini ve bizim askeri disiplinle olduğumuz yerde hazırolda kala kaldığımızı hatırlıyorum.Ve sonrasında birçoğumuz gibi akrabalarımı bu depremde kaybettiğimi öğrendim. Depremde kaybettiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum.Televizyonda Düzce’yi gözyaşları içerisinde izlerken, yıkıntılar arasında yardım çığlıklarının evimizin yakınındaki binadan geldiğini bile fark edemedim.

   12 Kasım Düzce Depremi’nin ertesi gün Düzce’ye geldiğimde Kültür Mahallesi’nde yanan binalardaki insanlarımızın et kokusunu istemeyerek te olsa içime çektim ve çıkarılmayı bekleyen insanların bağırışlarını ve inlemelerini duydum. Ölenlerin ise siyah torbalara konuluşunu gördüm. Onlara yardım edemeyen insanlarımızın çaresizliklerini,üzüntülerini hissettim. Hep beraber kaybettiklerimizin ardından gözyaşı döktük. O acı günleri hiç bir zaman unutamam. Yaşadım, yaşadık. Allah beterinden korusun. Ama deprem, dünyanın nefes alması. Elbette sona dek nefes alacak. Kaçınılmaz.

   O zamanlarda insanların toplanma merkezi İnönü Parkı olmuştu. Kaldığımız yer ise Kasaba. Bana verilen görev ise ekmek bulmak. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve kamyonlarla gelen ekmekler. Depremin artçılarında, dedemin yapılırken her aşamasını bildiğim ve 2 katlı eve güvendiğim için herkes dışarıda iken, ben evde kaldım. Gündüzleri toprakta secdeye vardığımda, duyduğum seslerle irkildim. Deprem sonrası da epeyce o binada yaşadım. Şimdilerde o binanın etrafında ise eskiden çeltik tarlaları olan alanlarda çok katlı yurtlar var. Umarım yapılırken mühendislik hizmetini doğru almışlardır.

   Depremin ardından Düzce’yi dolaştığımda mühendislik hizmeti görmüş-görmemiş 1-3 katlı binaların birçoğunun ayakta olduğuna, 4-6 katlı binalarının ise ya yıkıldığına, ya da ağır hasar aldığına şahit oldum. Şehir merkezinde ise, birçok yol, yıkıntılardan dolayı kapanmıştı. Bu yüzden deprem sonrasında ulaşımlarda aksamalara neden olan yollarımıza alternatif olacak çevre yollarının hala bitirilmemesi hicap verici bir durum.

   Acı verici olan başka bir şey ise, çok güçlü yumruk yiyip te ayakta zor duran o eski binalarımız için devlet olarak çözüm üretilmemesi. Bu binalarda hala kendimiz oturduğumuz gibi dışarıdan gelenlere makyajlayıp sattık yâda kiraya verdik. Bu binaların bir darbe daha yemesi durumunda yıkılması muteber olan beton mezarlık olacağı aşikârdır. Her ne hikmetse binalarımıza ısı yalıtımını yaptırırken, binalarımızın birçoğunun yıkılması gerçeği ile yüzleşmekten çekindiğimiz için,bu güne kadar binalarımızın depreme karşı dayanıklı olup olmadığını görmemezlikten geldik. Onlar duymadı biz görmedik misali.   

   Deprem sonrasında resmi binaların birçoğunun ise kullanılmaz olduğunu üzülerek gördüm. Aynı müteahhitlerin, aynı mühendislerin ve aynı işçilerin yaptığı 4-5 katlı binaların birçoğu Gümüşova’da sağlam zeminde ayakta kalırken, Düzce’de çürük zeminde yıkılmış ya da ağır hasar görmüşlerdi.

   Bu soruna şimdiki yapılan binalarda çözüm bulunuyor mu? Cevap hayır. Problemin büyük bir çoğunluğu zeminde ama yapı denetimlerde yerbilimcinin karşılığı var mı? Tabiki yok.Düşündürücü.

   Ya müteahhitlik müessesi memleketimizde herkesin müteahhit olabilmesine ne demeli. Koskoca Avrupa’dan 10 kat daha fazla müteahhidimizin olması gerçeği ile artık yüzleşmenin vakti gelmedi mi?

   Devlet bir yıl içerisinde üst üste 2 büyük deprem yaşadığı ve ekonomik olarak güçlü olmadığı için, bu deprem yaşayan bölgelerdeki binaların incelenmesini proje müşavirlik(PM)  firmalarına verirken,  yeniden imarlaşmayı ise belediyelere bırakmıştı. Maalesef bu uygulama bana göre başarılı olmadı.

   Aklımda o zamana ait kalan bazı garip şeyler; Dönemin Belediye Başkanı Ruhi Kurnaz’ın yıllarca bitmeyen gözyaşları,

   İlk başlarda epoksi ile güçlendirmeye inanan insanların olması, daire karşılığı binaların yıkılmamasının bir şekilde sağlanması, kolonları çelik güçlendirmede hasırlara bağlantı yapılması, parmaklarımla bembeyaz kolondan kraker gibi beton koparabilmem,

   İlk depremde bir tarafı güçlendirilmiş bir binanın ikinci depremde diğer taraftan yıkılması,  her katı farklı yöntemlerle yapılmış 3 katlı binanın ayakta kalması,

   Mühendis ve mimarların birbirlerine yıkmadıkları binalardan kaç dairelerinin olduğunu sorması, zemin deneyleri için bazı bölgelerden zeminin sıvı olması nedeniyle numune alamamam.

   Ve bir binanın bir kısmının ağır, diğer kısmının orta hasarlı raporu alması ve uzun yıllarca davaların devam edip 11 kere bilirkişi değiştirmesi,

   Radyoda durmaksızın reklamları dönen Turgay Turhan adı ve acı bir gülümse.

   Devletimiz yıkılan binaların yerine kalıcı konutları oluştururken, kirada olanları ise unutmuştu. Onca zaman geçti. Hak arama mücadeleleri hala devam ediyor. Yasal olan haklarına kavuşma mücadelelerinde sayıları, umutsuzluktan, yılgınlıktan azaldı belki,  belki de birçok öleni oldu bu uzun süreçte.

   Şimdilerde bir daha dava kazandılar, TOKİ hak ettikleri yasal krediyi onlara verecek mi? Bakalım bu dünya da kendi evlerinde yaşamayı görebilecekler mi?

   Ne acıdır ki depremde hasar gören mevcut bu binaların,  ne incelenmesinde, ne güçlendirilmesinde ne yıkılmasında ne de yeniden imarında başarılı olabildik. Devlet planlama teşkilatı oluşturulan yasa gereği PM şirketlerini denetleme yetkisinin olmamasından yakınırken, belediyemiz ise sürekli imar planlarını değiştirip 1999 depremlerinin öncesindeki durumuna getirmekle meşgul oldular. Gün geçmiyor ki bırakın bölgeseli, adasalbazda sürekli plan değişikliği oluyor. Yazık!

   Hiç unutmam, Mehmet İbrahimoğlu’nun, yerel televizyonda, zamanın Afet İşleri Genel Müdürü Mustafa Taymaz’la yaptığı programda, Taymaz’ın şu cümlesi mealen şöyleydi;  “Düzce’de 4 PM şirketi var. 3’ü birer tane,  1’i 10 tane binaya yıkım kararı vermiş, yıkım kararı veren PM firmasını incelemeye aldık.” Ne diyeyim. Sözün bittiği yerdi.

   2001’de şimdiki valilik binasının olduğu alan yeşil alanken önce 2 kat, sonra 3,şimdilerde ise 4 kata izin verildi. Hatta bu imar rantı öyle bir güç ki; Cumhurbaşkanımız Düzce’ye her geldiğinde  “3 katı geçmeyin, dikey değil yatay yapılaşın” dedikçe, Düzce’de katlar daha da yükseldi. Rant sen nelere kadirsin.

   Günün birinde bilirkişilik yaparken Hâkime Hanım’a öylesine lafın arasında “Depremden sonra mühendisleri neden içeri aldınız?” diye sormuştum. O da gülümseyerek bana  “sizleri halktan korumak için” demişti. Allah Korusun!

   Kalın sağlıcakla..

Peki, Senin Yorumun?
NEDİM DİLEK  /  15.06.2019 - 13:09:31
 ANLATILANLARIN HEPSİ DOĞRU FAKAT EKSİK ÇOK: KISACA GÖLCÜK DEPREMİNDE DÜZCENİN %20 Sİ DÜZCE DEPREMİNDE 60 ı YIKILDI . O GÜN 7 inci KATA MÜSADE EDİLMESİ DAHA ÖNCE DE DÜZCEMİZİN İL YAPILMASI İÇİN ANKARAYA GİDİLMİŞTİ İŞTE O GECE SAAT 19.a 1 dakikika KALA DEPREM BAŞLADI DUVARDAN DUVARA SAVRULDUK KIYAMETİN NASIL OLDUĞUNU GÖRDÜK: binam yıkılmadı azcık sallantı ara verince evden sağlam duean arabamıza atlayıp emniyetin prefabrik konutlarına zor mor gidebildik. kısaca yaşananları anlatmak sayfalar sürer burada bu iş olmaz herkese saygılar ALLAH BÖYLE BİR FELAKETİ BİR DAHA YAŞATMASIn.
  Fatih Melih Maradit
Alın size birkaç öneri!
 
  Ayşegül Şenol Can
Vatandaşı adam yerine koymak!
 
  Ulviye Dikmen
HEİDİ NEDEN ÇIPLAK AYAKLI?
 
  Telat Çelik
KÖTÜLÜK!..
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
İyiler ayağa kalksın, toplum vicdanı yık
 
  Cemil Acar
NAMIK KEMAL İLKÖĞRETİM OKULU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Ahde Vefa
 
  Aysel Dural
GERÇEK ENTELEKTÜEL!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Akdeniz Recai
  Birde o başkanları bu oluşumlara azmettirecek bilgili, aklıselim seçmene vatandaşa ihtiyaç var! Tek başına mücadelenizin her zaman havada kalma riski var! Saygılarımla!
  " Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor! " Haberine...
 Sevgi
 Kalıcı konutlardaki mahalleleride ziyaret edeceğinizi umuyoruz.Özellikle otobüs,temizlik,ilaçlama konusunda mağduriyet yaşıyoruz ve çözüm üretmenizi bekliyoruz.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Saime Cakmakci
 Gönlünüze sağlık ne güzel düşünmüşsünüz inşallah gerçekleştirirler temenni ediyorum
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Engin
  Önerileriniz ve eleştirilerinizde yerden göğe kadar haklısınız, sizin ve sizin gibi düşünenlerin sivil toplum örgütlerinde mutlaka ama mutlaka olması gerekiyor başarılar diliyorum kolay gelsin.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Faruk
 Bunu yapabilecek kadar ileri görüşlü idareci Düzce Belediyesi yönetiminde var mı?
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Erman
 Ďüzceliler eskiden beri sizin bu yazdıklarınızı kavrayabilmiş insanları seçmek için bir araya gelemedi, genelde seyirci kaldı. Dolayısıyla da sonuç değişmedi.
  " Bu sorulara cevap verin! " Haberine...
 Muallim
 Milli eğitim müdürünü Düzceye öneren eski meb bakan yardımcısı, buna ön ayak olan da bir vekil.Ortaya koyduğu proje bir öğretmeni merkeze çektirip kitap yazdırmak ve adamın kitaplarını satmak, dahası düzce nin sorunlarına çare olmayacak yığınla trübün projesi.Yarayı bilmediği için merhem de olamaz.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Orhan Gün
 sizi takdir ediyorum, okuyorum düzce için çırpınmalarınızı. ama bu düzceden ne köy ne kasaba olur. neresine el atacaksın ki. çarpık kentleşme modern mimariden yoksun binalar daracık yollar. yılan gibi kıvrılan şehrin göbeğinden geçen İstanbul caddesi. kıramadı bu kabuğunu DÜZCE maalesef.
  " NERESİNDEN TUTSANIZ!.. " Yazısına...
 F Sönmez
 Kaleminize sağlık. Yapılacak işlerde rant ve dar çevre görüşü esas alınırsa sonuç budur. Şu ana kadar ''Eskisi gibi olmayacak'' söyleminden öte yeterli anlayış değişikliği yok. 1-Yiyenin, yapanın yanına kar kalmamalı.Milletin parasını hortumlayanlardan hesabı sorulmalı. 2-Öncelikler doğru ele alınmalı. Halkın görüşü sorulmalı. 3-Halk beni seçti. Ben her şeyi yaparım mantığı bırakılmalı. En az elli yıllık bir öngörü olmalı. Halk yönetime katılmalı. Düzce Halkı seçimde eski gidişatı onayladı. Hiç yoksa Sayın Özlü eskisini kabul etmiyor. Bunun yeterli olmadığı görülüyor.
  " NERESİNDEN TUTSANIZ!.. " Yazısına...
 Ertuğrul Şen
 Işıklandırma Uzakdoğuda festivallerde yapılanların aynısı.Düzceye yakışmıyor derhal kaldırılmalı
DÜ kadın çiftçilerle buluştu! DÜ kadın çiftçilerle buluştu!
  Çağatay; ‘Kırılma zamanı geldi’
  Kapalı Pazaryeri çarşamba açılacak!
  PROF. ÇAKIR; ‘Şu an konuşurken deprem olabilir!’
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Birleşik Metal’de Çelik güven tazeledi!
  Düzce Tanıtım Filmi
  Eee burası Düzce.. İsteyen istediği gibi kaldırımları işgal edebilir!
  Dilber Ay’ın mezarı mı açılacak?
  Özlü; 'Düzce'de ilkleri barındıracak'
  Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor!
  İkinci üniversiteye yoğun ilgi!
  2 DAKİKADA BUGÜN
  Sözleşme işçileri memnun edecek!
  Trafik kazası: 1 yaralı!
  Raftingcilerden Harekata destek!
  2 DAKİKADA BUGÜN
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Yama çalışmaları devam ediyor!
  Park ihtiyaçları tamamlanıyor!
  Çocuk Üniversitesi devam ediyor.. Safir Koleji'nde seminer!
  12.10.2019 - NERESİNDEN TUTSANIZ!..
  15.10.2019 - Alın size birkaç öneri!
  15.10.2019 - Bu sorulara cevap verin!
  17.10.2019 - Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor!