Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :65390079 Aktif Ziyaretçi :44904 19 Temmuz 2019 Cuma
[22:10] Üniversite misafirhanesi ücretsiz hizmete açıldı! -- [20:17] Valilikten sel açıklaması: 69 kişi kurtarıldı, 7 kişi kayıp! -- [16:56] Bakan Yardımcısı Çataklı: Her türlü ihtiyaç karşılanacak! -- [16:14] CHP’li Tanal’dan ‘Düzce afet bölgesi ilan edilsin’ talebi! -- [15:24] ÖZCAN; 'Bu dönem kıyasıya bir rekabet olacak!' -- [15:17] İyi Parti tüm teşkilatlarıyla sel bölgesinde! -- [14:54] Düzce Belediyesi afetzedelerin yanında! -- [14:54] Yanmaz hasarı yerinde inceledi! -- [14:43] Kızılay yardıma başladı! -- [14:36] Doğa Koleji öğrencisi derece yaptı! --
Cemil Acar
DÜZCE DEPREMİ VE HATIRALARIM

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:12.06.2019

 

   Bilmeyenler için, ben bir jeofizik mühendisiyim. Beni de tedirgin eden Hendek depreminden sonra, Düzce’de deprem gerçeği, bununla ilgili hatıralarım ve tespitlerimi sizinle paylaşmak istedim.

   Orta öğretimde depremle ilgili pek bir şey hatırlamıyorum. O zamana ait hiç unutmadığım şey ise, fizik dersinde, “Snell kanunu ne işe yarar” dediğim. Bak şu hayatın cilvesine, şimdi ondan ve özdirençten ekmek yiyiyorum. 1999 depremi öncesi, İzmit’te üniversitede okurken, Cengiz Kurtuluş hocamdan bölgede çok yakın bir süreçte deprem olacağını ve deprem sonrası oluşacak senaryoyu derslerde defaatle dinlediğimi hatırlıyorum.

   İzmit merkez bostan tarlası imiş, yaşlı insanlardan dinlemiştim. Tıpkı bizim Düzce gibi. Burhaniye Mahallesi’nde yaşlı bir amcanın “Oğul buraları balçıktı, kağnılarla taş getirdik, toprak örttük üstüne öyle yerleştik” dediği gibi.

   İzmit’te iki katlı öğrenci yurdunda kalırken, olan küçük çaplı depremlerin çokluğunu kanıksamıştık. Pencerelerin, dolapların, kapılarının çarpmasını hiç önemsemiyorduk. Ama 9-10 katlı Yahya Kaptan Konutları’nda depreme yakalanıp ta, beşik gibi sallanıp, çaresiz kaldığımızda deprem gerçeği ile yüzleşmiştik. Bunun bana yansıması ise 1998 yılında Düzce merkezli depremlerin çoğalması ve depremin geldiği ile ilgili Düzce’de çevremdeki insanları uyarmaktan öteye gitmemişti.

   Evet, özellikle 1998 yılından başlayıp 17 Ağustos’a kadar sürekli deprem oluyordu. Bazı geceleri deprem olduğunda, alttan gümlemelere uyanıyordum. Aileme ve insanlara söylediğimde küçük bir şaşkınlık ifadesinden sonra önemsemediklerini görüyordum.

   Öyle ki yakın akrabalarıma, inşaat yaparken, yakında deprem olacak, mutlaka inşaat halindeyken ve yapıldıktan sonra, daireleri satarken, sigortaları yapılmış şekilde vermeleri gerektiğini onlara o aklımla sürekli söylemiştim. Ama kendi evimizle ilgili olarak ta bir şey yapmakla ilgili hiçbir şeyin aklıma gelmemesinin hala şaşkınlığı içerisindeyim.

   Akrabalarım sigorta yaptırmadılar devraldıkları bina yapım aşamasında ağır hasarlı olduğu için yıkıldı. Bizim evse maşallah yıkılmadı. Annemgil hala aynı evde oturuyorlar. Şener Öztürk Amca!  Yaptığın bina için depremden sonra gelip sana teşekkür etmiştim. Bir daha teşekkürler.

   Ağustos 1999 Gölcük Depremi’ni Kütahya’da askerde iken 4 katlı binada depreme yakalandığımda, bina sallanırken ve insanalar kaçışırken, camlardan pencerelerden atlarken, ben panikle karanlıkta kaybolan terliğimi yerde arıyordum. Komik ama gerçek!

   Kasım 1999 Düzce depremini ise Yalova’da denizden kazanılmış askeriyeye ait alanda, iştimada, binanın üzerimize üzerimize geldiğini ve bizim askeri disiplinle olduğumuz yerde hazırolda kala kaldığımızı hatırlıyorum.Ve sonrasında birçoğumuz gibi akrabalarımı bu depremde kaybettiğimi öğrendim. Depremde kaybettiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum.Televizyonda Düzce’yi gözyaşları içerisinde izlerken, yıkıntılar arasında yardım çığlıklarının evimizin yakınındaki binadan geldiğini bile fark edemedim.

   12 Kasım Düzce Depremi’nin ertesi gün Düzce’ye geldiğimde Kültür Mahallesi’nde yanan binalardaki insanlarımızın et kokusunu istemeyerek te olsa içime çektim ve çıkarılmayı bekleyen insanların bağırışlarını ve inlemelerini duydum. Ölenlerin ise siyah torbalara konuluşunu gördüm. Onlara yardım edemeyen insanlarımızın çaresizliklerini,üzüntülerini hissettim. Hep beraber kaybettiklerimizin ardından gözyaşı döktük. O acı günleri hiç bir zaman unutamam. Yaşadım, yaşadık. Allah beterinden korusun. Ama deprem, dünyanın nefes alması. Elbette sona dek nefes alacak. Kaçınılmaz.

   O zamanlarda insanların toplanma merkezi İnönü Parkı olmuştu. Kaldığımız yer ise Kasaba. Bana verilen görev ise ekmek bulmak. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve kamyonlarla gelen ekmekler. Depremin artçılarında, dedemin yapılırken her aşamasını bildiğim ve 2 katlı eve güvendiğim için herkes dışarıda iken, ben evde kaldım. Gündüzleri toprakta secdeye vardığımda, duyduğum seslerle irkildim. Deprem sonrası da epeyce o binada yaşadım. Şimdilerde o binanın etrafında ise eskiden çeltik tarlaları olan alanlarda çok katlı yurtlar var. Umarım yapılırken mühendislik hizmetini doğru almışlardır.

   Depremin ardından Düzce’yi dolaştığımda mühendislik hizmeti görmüş-görmemiş 1-3 katlı binaların birçoğunun ayakta olduğuna, 4-6 katlı binalarının ise ya yıkıldığına, ya da ağır hasar aldığına şahit oldum. Şehir merkezinde ise, birçok yol, yıkıntılardan dolayı kapanmıştı. Bu yüzden deprem sonrasında ulaşımlarda aksamalara neden olan yollarımıza alternatif olacak çevre yollarının hala bitirilmemesi hicap verici bir durum.

   Acı verici olan başka bir şey ise, çok güçlü yumruk yiyip te ayakta zor duran o eski binalarımız için devlet olarak çözüm üretilmemesi. Bu binalarda hala kendimiz oturduğumuz gibi dışarıdan gelenlere makyajlayıp sattık yâda kiraya verdik. Bu binaların bir darbe daha yemesi durumunda yıkılması muteber olan beton mezarlık olacağı aşikârdır. Her ne hikmetse binalarımıza ısı yalıtımını yaptırırken, binalarımızın birçoğunun yıkılması gerçeği ile yüzleşmekten çekindiğimiz için,bu güne kadar binalarımızın depreme karşı dayanıklı olup olmadığını görmemezlikten geldik. Onlar duymadı biz görmedik misali.   

   Deprem sonrasında resmi binaların birçoğunun ise kullanılmaz olduğunu üzülerek gördüm. Aynı müteahhitlerin, aynı mühendislerin ve aynı işçilerin yaptığı 4-5 katlı binaların birçoğu Gümüşova’da sağlam zeminde ayakta kalırken, Düzce’de çürük zeminde yıkılmış ya da ağır hasar görmüşlerdi.

   Bu soruna şimdiki yapılan binalarda çözüm bulunuyor mu? Cevap hayır. Problemin büyük bir çoğunluğu zeminde ama yapı denetimlerde yerbilimcinin karşılığı var mı? Tabiki yok.Düşündürücü.

   Ya müteahhitlik müessesi memleketimizde herkesin müteahhit olabilmesine ne demeli. Koskoca Avrupa’dan 10 kat daha fazla müteahhidimizin olması gerçeği ile artık yüzleşmenin vakti gelmedi mi?

   Devlet bir yıl içerisinde üst üste 2 büyük deprem yaşadığı ve ekonomik olarak güçlü olmadığı için, bu deprem yaşayan bölgelerdeki binaların incelenmesini proje müşavirlik(PM)  firmalarına verirken,  yeniden imarlaşmayı ise belediyelere bırakmıştı. Maalesef bu uygulama bana göre başarılı olmadı.

   Aklımda o zamana ait kalan bazı garip şeyler; Dönemin Belediye Başkanı Ruhi Kurnaz’ın yıllarca bitmeyen gözyaşları,

   İlk başlarda epoksi ile güçlendirmeye inanan insanların olması, daire karşılığı binaların yıkılmamasının bir şekilde sağlanması, kolonları çelik güçlendirmede hasırlara bağlantı yapılması, parmaklarımla bembeyaz kolondan kraker gibi beton koparabilmem,

   İlk depremde bir tarafı güçlendirilmiş bir binanın ikinci depremde diğer taraftan yıkılması,  her katı farklı yöntemlerle yapılmış 3 katlı binanın ayakta kalması,

   Mühendis ve mimarların birbirlerine yıkmadıkları binalardan kaç dairelerinin olduğunu sorması, zemin deneyleri için bazı bölgelerden zeminin sıvı olması nedeniyle numune alamamam.

   Ve bir binanın bir kısmının ağır, diğer kısmının orta hasarlı raporu alması ve uzun yıllarca davaların devam edip 11 kere bilirkişi değiştirmesi,

   Radyoda durmaksızın reklamları dönen Turgay Turhan adı ve acı bir gülümse.

   Devletimiz yıkılan binaların yerine kalıcı konutları oluştururken, kirada olanları ise unutmuştu. Onca zaman geçti. Hak arama mücadeleleri hala devam ediyor. Yasal olan haklarına kavuşma mücadelelerinde sayıları, umutsuzluktan, yılgınlıktan azaldı belki,  belki de birçok öleni oldu bu uzun süreçte.

   Şimdilerde bir daha dava kazandılar, TOKİ hak ettikleri yasal krediyi onlara verecek mi? Bakalım bu dünya da kendi evlerinde yaşamayı görebilecekler mi?

   Ne acıdır ki depremde hasar gören mevcut bu binaların,  ne incelenmesinde, ne güçlendirilmesinde ne yıkılmasında ne de yeniden imarında başarılı olabildik. Devlet planlama teşkilatı oluşturulan yasa gereği PM şirketlerini denetleme yetkisinin olmamasından yakınırken, belediyemiz ise sürekli imar planlarını değiştirip 1999 depremlerinin öncesindeki durumuna getirmekle meşgul oldular. Gün geçmiyor ki bırakın bölgeseli, adasalbazda sürekli plan değişikliği oluyor. Yazık!

   Hiç unutmam, Mehmet İbrahimoğlu’nun, yerel televizyonda, zamanın Afet İşleri Genel Müdürü Mustafa Taymaz’la yaptığı programda, Taymaz’ın şu cümlesi mealen şöyleydi;  “Düzce’de 4 PM şirketi var. 3’ü birer tane,  1’i 10 tane binaya yıkım kararı vermiş, yıkım kararı veren PM firmasını incelemeye aldık.” Ne diyeyim. Sözün bittiği yerdi.

   2001’de şimdiki valilik binasının olduğu alan yeşil alanken önce 2 kat, sonra 3,şimdilerde ise 4 kata izin verildi. Hatta bu imar rantı öyle bir güç ki; Cumhurbaşkanımız Düzce’ye her geldiğinde  “3 katı geçmeyin, dikey değil yatay yapılaşın” dedikçe, Düzce’de katlar daha da yükseldi. Rant sen nelere kadirsin.

   Günün birinde bilirkişilik yaparken Hâkime Hanım’a öylesine lafın arasında “Depremden sonra mühendisleri neden içeri aldınız?” diye sormuştum. O da gülümseyerek bana  “sizleri halktan korumak için” demişti. Allah Korusun!

   Kalın sağlıcakla..

Peki, Senin Yorumun?
NEDİM DİLEK  /  15.06.2019 - 13:09:31
 ANLATILANLARIN HEPSİ DOĞRU FAKAT EKSİK ÇOK: KISACA GÖLCÜK DEPREMİNDE DÜZCENİN %20 Sİ DÜZCE DEPREMİNDE 60 ı YIKILDI . O GÜN 7 inci KATA MÜSADE EDİLMESİ DAHA ÖNCE DE DÜZCEMİZİN İL YAPILMASI İÇİN ANKARAYA GİDİLMİŞTİ İŞTE O GECE SAAT 19.a 1 dakikika KALA DEPREM BAŞLADI DUVARDAN DUVARA SAVRULDUK KIYAMETİN NASIL OLDUĞUNU GÖRDÜK: binam yıkılmadı azcık sallantı ara verince evden sağlam duean arabamıza atlayıp emniyetin prefabrik konutlarına zor mor gidebildik. kısaca yaşananları anlatmak sayfalar sürer burada bu iş olmaz herkese saygılar ALLAH BÖYLE BİR FELAKETİ BİR DAHA YAŞATMASIn.
  Fatih Melih Maradit
MİNARENİN KILIFI!
 
  Ayşegül Şenol Can
DÜZCE’NİN HALLERİ!
 
  Ulviye Dikmen
HAYVAN HAKLARI ÇALIŞTAYI
 
  Telat Çelik
UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR!
 
  Peri Meram Arbak
Dünya Tütünsüz Gününde (31 Mayıs) Türk T
 
  Hümeyra Yılmaz
Depodaki Lenin ve eski yeni Akçakoca
 
  Cemil Acar
RADİKAL DEĞİŞİM ŞART!
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
DÜZCE DEKOVİLİ
 
  Aysel Dural
20 KURUŞ DEYİP GEÇME!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
İyi Gelecek, İyi Bir Stajla Başlar
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " HAYVAN HAKLARI ÇALIŞTAYI " Yazısına...
 akif ÇEBİ
 daha çok çalışması lazım faruk özlünün düzcede yapılması gereken çok iş var ki saymakla bitmez. trafik park fuar alanı kongre merkezi katı atık merkezi. örnek vereyim tatile gidecez düzceye kim gelir kardüzü yok efteni termali yok denizi tanıtılmıyor çevre yolları yapılmamış faruk özlüye daha çok teşekkür etmek lazımki diger sorunları halletsin düzceye deger katsın diye
  " UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR! " Yazısına...
 ali yılmaz
 düzce keleş şunu yapmış bunu kaçırmış şu paraları çalmışlar çarçur etmişler diye aglamak feryat etmek düzcenin yararına degil. düzceye deger katacak projeleri konuşmak lazım. düzceyi ileri getirecek projeler yapmak lazım. bir olimpiyat hazırlık merkezi yapılacaktı. gölyakalı abdullah şahin bu konuyu düzce gündemine taşıdı. hatırlayan var yok. kardüzü eftenia otel tabiat parkı gibi kurugöl futbol takımları kamp merkezi gibi projeleri tartışıp düzceye yön vermek lazım. yetkilileri harekete geçirecek formuller bulmak lazım. yoksa atı alan üsküdar geçmiş. hesap soran olmadıktan sonra konuşmak nafile
  " DÜZCE’NİN HALLERİ! " Yazısına...
 ilyas HIZEL
 ne güzel belirmisiniz düzcedeki bazı şıkıntıları yetkilileri yakalayınca neden bu düzcenin sorunları tartışıp çözüm yollarını yapılması gerekenleri konuşmayıpta simit yeyip iltifatlarla geçişir düzcenin sorunları. trafik sorunu katı atık merkezi sorunu fuar alanı kongre merkezi stadyum kardüz efteni dekovil düzce uçagı gibi sorunları yetkililere neden iletmez. bizim düzce halkı hep menfaat peşindemi koşacak. işte o zaman düzcede degişim bekleme.
  " RADİKAL DEĞİŞİM ŞART! " Yazısına...
 adil kara
 sayın acar ali ergün diye bir kişiden bahsetmişşin. düzceye ne karı düzcede neyi degiştirmiş. düzceye dokunacak düzceyi degiştirecek kadrolar kurmak lazım. ayrıca icrrat yapacak yöneticiler lazım. eski bakan faruk özlü tutturmuş para lazım. mali denge bakanlık yapmış biri düzce belediyesi koltuguna oturmuş hala para bulacam diye çırpınıyorsa düzce belediyesinden icraat beklemek hayal olur. nerde tranvay yolu nerde bişiklet yolu nerde metrobüs yolu nerde çevre yolları nerde fuar alanı nerde büyük stadyum nerde kardüz nerde efteni otel nerde dekovil nerde düzce uçagı .düzceye deger katacak yönetici aramak lazım. faruk özlü degil ali ergün degil icraat yapacak işin ehli adam lazım düzceye
  " MİNARENİN KILIFI! " Yazısına...
 ali ihsan çelik
 sayın maradit düzceyi soyan soydu kimsede hesap sormadı. bu paralar kimin parasıydı kim kazandı kim kaybetti. herzaman kaybeden düzce düzce. başka bir konuya düzcenin kanayan yaralanırını dekovil deniz kim sahip çıktı. düzce uçagı dediniz yine yok. filim platosu kongre merkezi katı atık merkezi kardüz efteni termal otel efteni tabiat parkı trafik çilesi metrobüs hattı tranvay hattı kurugöl futbol takımları kamp merkezi gölyaka kuyudüzü gs spor yatırımı olimpiyat hazırlık merkezi bunun gibi düzceye deger katacak yatırımları kim takip edecek. düzcede muhalefet yokmu. düzcenin valisi eski bakan faruk özlü kim sahiplenecek düzcenin kanayan yaralarını. neden basın yetkilileri bulmuşken bu konuları sormaz. bir kenara not etmez. işte düzcenin hali böyle. yönetilirsek düzce yerinde sayar bir adım gitmez
  " DÜZCE DEKOVİLİ " Yazısına...
 ali ihsan çelik
 sayın nuri çetin düzcenin tarihini çok güzel ortaya koyuyorsunuz ama malesef düzcedeki yöneticiler sahip çıkıyormu. dekovil kaç seneden beri gündemde hala icraat yok. bu konuyu faruk özlü eski bakan belediye başkanı düzceye getirse belki ikili ilişkilerle bedavaya bile gelir. restore edilip sergi sarayı gibi halk müzesi örnek pul koleksiyon tanıtımı hatta girişte cüzi bir para 1 tl bu dekovil düzceye deger katar. getirenide devamlı gündemde tutar. örnek şu kişi dekovili getirdi diye sayın çetin önce faruk özlüye o sahip çıkmazsa valiye valide sahip çıkmazsa özel sektöre düzce tanıtma vakfı gibi örgütlere bu konu anlatılıp sahip çıkan olursa düzceye deger katar. hatta bir düzcenin uçagı varmış buda sergilenirse yemede yanında yat kremanın kaymagı olur. düzce belli bir alanda örnek fuar alanı gibi bir yerede düzce önemli katkı saglar. yeterki yetkililere iletip sahip çıkılısın teşekkürler
  " UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR! " Yazısına...
 Seher Savaş
 Rabia heykeli kimin zamanında yapılmıştır ve maliyeti ne kadardır? Bilgi verilirse memnun olurum.
  " UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR! " Yazısına...
 Düzceli..
  Aynı siyasi kökenden gelen ve deprem sonrası imar planını çizdiren başkanın seçim garantisi olan garabet planın, "çünkü her tadilat ona oy olarak dönecekti " rantı bu 17 yıllık döneme denk geldi..Vatandaşın arsasının 100 de 40 kını bedelsiz gaspeden, kamusal ihtiyaç diye yıllarca arsasına inşaat izni vermeyen belediye, eski hal yerindeki binaya nası onay verdi ki.. Ne kaldırım ne de sokak kalmış..
  " UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR! " Yazısına...
 Düzceli..
  Son iki belediye toplantısında, yahu eskiye takılıp kalmayalım diyenleri duyuyoruz.. Arsası ile 10 daıre fiyatına saat kulesi, zevksizlik abidesi ve mühendislik olayı ışıklandırma, çayın kenarında demir korkulukları betonu ile kırdırıp yeniden beton ve demir korkuluk yapılarak kimlere vefa borcu ödendi.. 17 yıldır AKP dönemi tek bir proje var mı ki, mühendislik ve şehircilik anlamında bu şehre yakıştı densin..
  " UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR! " Yazısına...
 Düzceli..
  Aslında iki dönem vekillik yapmış sonrasında il başkanlığı yapmış, sayın Kaşıkoğluna da sormak lazım, elinde dosyalarla neden Keleş'e ikinci şansı vermediğini, Düzce halkının menfaatlerini koruduğunu anlatırken, bir dönem sonra Ankaradan Keleş ismi gelince , liderimin emaneti diye beraber nasıl sahneye el ele çıktılar..
Solunum cihazlarına neden bakım yaptırmalıyız? Solunum cihazlarına neden bakım yaptırmalıyız?
  15 Temmuz töreni düzenlendi!
  Bir konuştular, pir konuştular!.
  Cip ile otomobil çarpıştı: 1 yaralı!
  Solunum cihazlarına neden bakım yaptırmalıyız?
  TOZAN: ‘Bu anlayışla Düzce’de CHP’nin bir yere varması mümkün değil!’
  KESKİN; ‘Sorunları ortak akılla çözmek gerek!’
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Bir kişi evin önünde ölü bulundu!
  Tüm müdürler değişti!
  Sokak tek yönlü olarak trafiğe açıldı!
  1850 rakımlı yaylada buluştular!
  Çakar'dan yeni kadrolara ilişkin açıklama: Atamalar umut verici!
  Metruk binaların yıkımı devam ediyor!
  İkinci 500’de 7 Düzce firması!
  “Dün birbirleriyle yola çıkanlar bugün dövüşüyorlar!”
  Mustafa Varank Düzce’de!
  15 Temmuz mesajı verdiler!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  13.07.2019 - UMMADIK TAŞ BAŞ YARAR!
  12.07.2019 - MİNARENİN KILIFI!
  18.07.2019 - RADİKAL DEĞİŞİM ŞART!
  18.07.2019 - DÜZCE’NİN HALLERİ!
  13.07.2019 - Depodaki Lenin ve eski yeni Akçakoca
  18.07.2019 - HAYVAN HAKLARI ÇALIŞTAYI
  18.07.2019 - DÜZCE DEKOVİLİ