Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :66539619 Aktif Ziyaretçi :13128 19 Eylül 2019 Perşembe
[17:57] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [17:34] BAŞSAĞLIĞI VE TAZİYE - Düzce Cam -- [17:21] İddialar araştırılıyor! -- [17:13] BAŞSAĞLIĞI VE TAZİYE - 2. OSB -- [16:05] Gaziler Günü'nü kutladılar! -- [15:12] Balıkçıların umudu ekimde! -- [14:27] Amatör denizcilik eğitimi verildi! -- [14:22] Sekreterlere iletişim eğitimi -- [14:15] İstanbul Teknofest'te Düzce'yi temsil edecekler! -- [14:03] İki otomobil çarpıştı: 1 yaralı! --
Ayşegül Şenol Can
KADIN OLMAK

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:31.08.2019

   Dünya ekonomik formu 2018 cinsiyet eşitliği raporuna göre ülkemiz 149 ülke içerisinde 130. sırada yer alıyor. 2017 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda ise 144 ülke içinde 128. sırada yer almaktaydı.

   Toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik ve toplumsal gelişme göstergelerinin olmazsa olmazlarındandır. Bu eşitliğin sağlanması için dünya üzerinde bir asırdan fazla zamana ihtiyaç duyulduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu süreyi uzatan ülkelerin başında da ülkemiz gelmektedir.

   Biliyorsunuz en son Emine Bulut isimli bir kadın 10 yaşındaki kızının gözü önünde boğazı kesilerek öldürüldü. Üstelik sosyal medyada bu katliamın görüntüleri herkes tarafından izlendi.

   Burada en önemli sorun, kadının sırf kadın olduğu için öldürülmesi ve bu anın görüntülenmesi, şiddetin toplumsallaşması açısından ne denli kötü bir noktaya geldiğimizin göstergesidir.

   Bir vahşeti görüntülemek için kaybedilecek zaman ile bir insan yaşamının kurtulması için verilecek mücadele arasında bir seçim yapmak insani olarak geldiğimiz noktayı göstermektedir.

   Kadına yönelik şiddetin kadının eşi, çocuğu, babası, kardeşi gibi en yakınındakiler tarafından gerçekleştiği ve ev içi şiddetin çok yüksek olduğu bir ülkede yaşamaktayız.

   Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı, bakanlar ve milletvekillerinden bir açıklama yapmalarını ve bunu en sert dille kınamalarını bekliyoruz.

   Bekliyoruz beklemesine de son 11 yılda yüzde 1500 artan kadın cinayetleri ve kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddet, istismar olaylarındaki artışın nedenleri konusunda da çok ciddi bir mücadele yapılmasını istiyoruz.

   Kadını ve çocuğu bir insan olmaktan öte bir mal olarak gören ve böyle sahiplenen ve şiddeti içselleştiren erkek egemen zihniyetle en etkili şekilde mücadele edilmesini de bekliyoruz.

   Başta ailenin korunması adı altında kadının ve çocuğun şiddetle başbaşa bırakılmasından vazgeçilmelidir. Çünkü şiddetin içine boğulmuş bir aile, aile değildir. Mutlaka kadının ve çocuğun korunması için gereken tedbirler en sert şekilde uygulanmalıdır. İçinde bulunduğu topluluk tarafından kınanmalı tavizkar “ama, fakat” gibi başlayan bir söz ve düşünce ile hafifletilerek geçiştirilmemelidir.

   Kadının giyimi, kuşamı, boşanmak istemesi, gülmesi v.b. gerekçelerle şiddet, istismar asla meşrulaştırılmamalı, buna benzer açıklamalarda bulunan kamu görevlileri hakkında gereken yapılmalı diğerleri hakkında ise gereken tedbirler alınmalıdır.

   Yine alınacak tedbirlerin en kapsamlı şekilde tarif edildiği Türkiye’nin de taraf olduğu kısa adı “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi gerekmektedir.

   Tam adı “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan sözleşmenin uygulanması gerekmektedir. Türkiye, Avrupa Konseyi dönem başkanı sıfatıyla metnin imzaya açılmasını sağlayan ve bu kapsamda ilk imzalayan ülke oldu.   Sözleşmeyi 11 Mayıs 2011’de imzalayan Ankara, 14 Mart 2012’de onayladı, 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe koydu.

   Sözleşmenin belki de en yenilikçi yanı, içerdiği hükümlerin devletler tarafından ne derece yerine getirildiğini denetleyecek bir mekanizma olan kadın kuruluşları tarafından denetlenmesini öngörmesi. Ancak kadınlar ve kadın kuruluşları özellikle bu süreçten dışlandıklarını belirterek tepkilerini dile getirmekteler..

   Aslında mesele 6284 sy.lı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunda olduğu gibi yalnızca güvenlik tedbirleri ile önlenemiyor. Etkili, çok yönlü, farklı disiplinlerin hayatın farklı alanlarına ilişkin çalışmalar yapması gerekiyor. Bu sözleşme de aslında çok iyi bir yol gösterici. Aslında Türkiye bunları uygulasa ciddi bir yol alabiliriz. İlk imzacısı olduğu halde geldiğimiz nokta hiç iyi bir nokta değil…

   Herkes için hak, özgürlük, adalet sağlık, eğitim, diliyorum. Yöneticilere de bir an önce hareket geçip sözleşmeyi uygulamalarını hatırlatmak istiyorum.

   Kalın sağlıcakla…

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
YÜREK MESELESİ VE AKİF!
 
  Ayşegül Şenol Can
KADIN OLMAK
 
  Ulviye Dikmen
Şehrin öyküsünü yazacak yürek olmalı!
 
  Telat Çelik
ÖZLÜ
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
İyiler ayağa kalksın, toplum vicdanı yık
 
  Cemil Acar
Nazmi Çiloğlu ve Necmi Hoşver
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş
 
  Aysel Dural
20 KURUŞ DEYİP GEÇME!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Ebru
  Doktor açığı olmasa ne olacak üniversite hastanesi deneme yapıyor orada anjio dan adam öldü kaç kere bir doktor asistana iş yaptırıyor. Eğitimi vermeden he yetmedi devlette bir işlem yapıyor kırık işi yamuk yapıyor üniversite düzeltmeye ameliyat neden şikayetçi olamıyoruz imza atıyoruz. Allah büyükten önce yasanın değişmesi ve hatta para aldıkça susmayı öğrenen paşalar para verdikçe dertten kurtulanlar denetleme deyip bir hafta önceden haber almak yani ülkede denetleme yok ki hiçbir alanda. sonra o yok bu yok değil insanlık yok önce. seçimleri doğru yapacaksın sonra yasaları değiştirebilecek. Değiştirirken halktan onay alınacak en önce ve sonra sistem oturacak ve oturan sistemde aç yine aç kalsın. maaş artsın ama faiz işlesin her yerde ekmekte bile zihniyeti de kalksın valla kimse o kadar hastaneye gitmez.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Sevim
  Düzceliler secim yaparken yanlış yaptılar yıllardan beri ayni yanlışı tekrarlıyorlar bir türlü akıllanmıyorlar yazıklar olsun Düzcelilere. Bende Düzceliyim yurt dışında yaşıyorum her sene Tatile geliyorum bu seneki kadar pis bakımsız Düzce görmedim saygı yok Belediye diye bir şey yok Doktor yok hastaneler başı boş Allah Düzce’de insani hasta yapmasın.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Enver
  Ben Düzceliyim İSTANBUL da yaşıyorum DÜZCE'DE hiç bir ilerleme yok yeni terminal WC. Kapısı mahkûm kapısı gibi çevre düzenlemesi yok buralardaki Arkadaşlarım nasıl bir yer orası diyorlar üzülüyorum.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Arif
  Düzceliler hemşerilerimiz siz kaşındınız bol kepçe oy verince nasıl olsa bunlar çantada keklik dediler ver şehadet şerbetini cennete gidecek dediler.
  " Er; ‘Ulaşım sürecindeki ÇALIŞMALARI TAKİP EDECEĞİZ’ " Haberine...
 Sevinç
  En iyisi belediye bütün otobüsleri kaldırsın, dolmuş sistemine geçsin biz dolmuşa bineriz saatlerce duraklarda otobüs beklemeyiz.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Hasmet
 Sanki onların başlarına gelmeyecek.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Sevda
 Pes artık.
  " Sanki kalp krizinden ölenler suçlu… " Yazısına...
 Devrim
  Doktor yok ekipman alet yok o yok bu yok mevcut olanında başka yere gönder, resmen bizle dalga geçiliyor ve vekiller cik cek ceğizlı türetme halindeler ne var elde hiç ne olacak yine hiç, yazıklar olsun.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Nuh
  Düzce halkı verdiği oyun hesabını sormalı hastanesine sahip çıkmalı.
  " ARAŞTIRMA KOMİSYONU NE OLDU? " Yazısına...
 Engin
  Bravo Metin Köseer,o komisyonu çalıştırmazlar, umudumuz Düzce’yi tanıyan Düzceli sağduyulu yerel basında.
Anaokulu çocuklarınızı geleceğe hazırlıyor! Anaokulu çocuklarınızı geleceğe hazırlıyor!
  HOŞVER; Eksikleri tamamlayın sonra konuşun!
  HASTANELERİMİZ YETERSİZ!
  Veteriner İşleri Müdürlüğüne inşaat teknikeri!
  2014’de 181 Milyon olan borç 5 senede 477 Milyona nasıl çıktı?
  Sanki fazlamız varmış gibi şimdi de doktorlarımızı gönderiyorlar!..
  ÖZLܒNÜN ACI GÜNÜ!
  BAŞKAN ÖZLÜ TEK TEK AÇIKLADI!
  TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’
  HOŞVER; ‘HAZMEDEMİYORUM!...’
   ‘Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli’
  Düzce'deki hastanelerin durumu ulusal basında!
  Sigara boykotu Düzce’ye de sıçradı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
  Şifalı su mühürlendi!
  Avrupa İkincisi Düzce’den!
  Sofuoğlu: ‘Pisti tamamlamanın vakti geldi’
  2 DAKİKADA BUGÜN
  Geleneksel Tıp anlatıldı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  16.09.2019 - 2014’de 181 Milyon olan borç 5 senede 477 Milyona nasıl çıktı?
  18.09.2019 - TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’
  13.09.2019 - Veteriner İşleri Müdürlüğüne inşaat teknikeri!
  13.09.2019 - YÜREK MESELESİ VE AKİF!
  16.09.2019 - Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
  18.09.2019 - ARAŞTIRMA KOMİSYONU NE OLDU?
  19.09.2019 - Sanki kalp krizinden ölenler suçlu…
  18.09.2019 - HOŞVER; Eksikleri tamamlayın sonra konuşun!
  16.09.2019 - HASTANELERİMİZ YETERSİZ!
  12.09.2019 - ‘Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli’