Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :67030802 Aktif Ziyaretçi :15534 20 Ekim 2019 Pazar
[15:32] Muhtarlar Günü'nü kutladılar! -- [15:25] Üniversitede etik yaklaşım kursu! -- [13:15] Temizlik seferberliği sürüyor! -- [12:53] Adıge Bilim ve Kültür Festivali başladı! -- [12:39] Dܒde Teknoloji Zirvesi gerçekleştirilecek! -- [12:20] 16 Tasarım ve Beceri Atölyesi kuruldu! -- [11:09] Muhtar 5 yıllık maaşını köyüne bağışladı! -- [17:56] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [15:41] Safir Koleji ile DTSO arasında bir protokol daha! -- [15:34] Mahalle ziyaretleri devam ediyor! --
Ulviye Dikmen
HEİDİ NEDEN ÇIPLAK AYAKLI?

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:28.09.2019

 

   Birçoğumuzun, özellikle de çocukluğunu 80’ler ve 90’larda yaşayanların severek takip ettiği çizgi film kahramanı, Alp Dağları’nın sevimli kızı Heidi’yi hepiniz bilirsiniz.

   Peki Heidi yaz kış neden hep çıplak ayakla dolaşıyordu? Hiç düşündünüz mü? İlk akla gelen, Heidi’nin özgür ruhundan dolayı ayakkabı giymeyi kendisinin istemediği yönünde. Ancak gerçek hiç de öyle değil, hatta şok edici... Heidi bir köle çocuktur ve dönemin İsviçre yasalarına göre köle çocuklar ayakkabı giyemez...

   Orijinal hikayenin yaratıcısı Johanna Spyri, 53 yaşındayken yazdığı Heidi yoluyla, 80’lere kadar İsviçre toplumunda konuşulması tabu olarak kabul edilen çıplak ayaklı çocuklar hadisesine dikkat çekmiştir.

   Peki nedir bu olayın aslı? Heidi’nin gerçek hikayesi ne?

   Heidi’nin gerçek hikayesi Verdingkinder diye anılan çıplak ayaklı çocuklar, amiyane tabirle köle çocuklar ile başlıyor.

   İsviçre’de gayri meşru olarak dünyaya gelen, anne babası hapiste olan, suç işlemiş yahut kimsesiz kalmış çocuklar kilise papazları tarafından onlara bakabilecek kişilerin yanına yerleştiriliyor ya da bir başka deyişle satılıyorlardı.

   Toplum tarafından dışlanan bu çocuklar çiftliklerde çalışmaları için kiralık olarak verilir veya şehir, kasaba merkezlerinde kurulan çocuk pazarlarında ev işlerinde kullanılmak üzere satışa çıkarılırlardı.

   Çocuklar satın alındıklarından itibaren onları satın alan kişinin vesayetinde sayıldıkları için, başlarına gelen dayak, işkence, taciz ve hatta tecavüz vakalarıyla hiç kimse ilgilenmezdi. Çünkü bu çocuklar toplumun gözünde iyi bir ailenin yanına yerleştirilerek kurtarılmış sorunlu çocuklardı ve şikayet etmek yerine kurtarıldıkları için sadece minnettar olmalıydılar!

   Ahırda hayvanlarla yatıp kalkmaya layık görülen, çuvaldan elbiseleriyle sadece ekmek yedirilen bu çıplak ayaklı çocuklar, uzun yıllar boyunca İsviçre halkı tarafından kanıksandı, hatta öyle ki, birçok aile bu çocukların ayakkabılı “normal” çocuklardan ayırt edilmesinde kolaylık sağladığından zavallı çocukların çıplak ayakla dolaşmasının daha uygun olduğunu düşünmekteydi!

   İsviçre toplumunun üstü kapalı olarak işlediği bu kölelik sistemi, ilk bakışta çok uzak bir tarihe ait kötü bir anı gibi geliyor, ancak İsviçre’de Verdingkinder denilen bu kölelik sistemi, inanması güç bir şekilde 1981 yılına kadar tam olarak yasaklanmadı!

   Daha da kötüsü, İsviçre devletinin şu an bazıları hala hayatta olan bu insanlardan resmi olarak özür dilemesi ise ancak 2013 yılında mümkün oldu.

   İsviçre toplumunun garip bir şekilde kanıksadığı ve tepkisiz kaldığı bu olaya yükselen ilk sesler ancak yabancılardan geldi. Bir Rus doktorun, çalıştırıldığı çiftlikte ağır ve yoğun tecavüzlere uğrayan ve bunun sonucunda hayatını kaybeden bir erkek çocuk için resmi rapor hazırlaması bu olaya yükselen ilk seslerden biridir.

   Bu tür vakalarda doktorlar çoğunlukla ölü çocuğun ölüm sebebini görmezden geliyor ve üstünü kapatıyordu. Yani doktorun yaptığı bu eylem hiç rastlanan bir durum değildi. Sonuç olarak Rus doktorun hazırladığı bu rapor otoriteler tarafından dikkate alınmadı ve doktor farklı milliyeti yüzünden dışlandı. Bu olaydan sonra bazı kadın örgütleri ve sendikalar da çocuk kölelerin durumuna karşı seslerini yükselttiler. Ayrıca bazı yazarlar da bu olaya karşı tavır aldılar.

   Kendisi de Verdingkinder adı verilen kölelik sisteminin kurbanı olan yazar Carl Loosli, annesi ve babasını doğru dürüst göremeden 11 yaşına kadar çiftliklerde çalıştırılıp tacizlere uğramıştı. Yazarlık yaptığı dönemde başına gelenlere sessiz kalmadı ve bu konu üzerine yazılar yazdı.

   Ne yazık ki, İsviçre’nin tabu olarak kabul ettiği ve kanıksadığı bir sisteme çomak sokmaya çalıştığı için yazdıkları hiç bir zaman ciddiye alınmadı ve yaşadığı dönemde değer görmeyen bir yazar olarak kaldı. Ayrıca ünlü ressam Albert Anker de İsviçre yaşamını yansıttığı tablolarında çokça bu çıplak ayaklı çocuklara yer vererek, görmezden gelinen bu gerçeği tablo meraklısı zengin zümrenin önüne sermeyi amaçlamıştır. (Alıntı)

   Sevgili Melek Çağatay’ın bizlerle paylaştığı bu öyküyü ben de sizlerle paylaşmak istedim...

   Bu gün de, pek de yabancı olmadığımız böylesi düzenlere karşı çıkma cesaret ve sorumluluğu taşıyan insan yüreklerine teşekkür ediyor bu düzenlerin tümüyle kalkması için hepimizin bu duyarlığı ve yürekliliği göstermesi gerektiğine inanıyorum...

   Umut ve sevgimle.. Teşekkür ederek…

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Alın size birkaç öneri!
 
  Ayşegül Şenol Can
Vatandaşı adam yerine koymak!
 
  Ulviye Dikmen
HEİDİ NEDEN ÇIPLAK AYAKLI?
 
  Telat Çelik
KÖTÜLÜK!..
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
İyiler ayağa kalksın, toplum vicdanı yık
 
  Cemil Acar
NAMIK KEMAL İLKÖĞRETİM OKULU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Ahde Vefa
 
  Aysel Dural
GERÇEK ENTELEKTÜEL!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Akdeniz Recai
  Birde o başkanları bu oluşumlara azmettirecek bilgili, aklıselim seçmene vatandaşa ihtiyaç var! Tek başına mücadelenizin her zaman havada kalma riski var! Saygılarımla!
  " Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor! " Haberine...
 Sevgi
 Kalıcı konutlardaki mahalleleride ziyaret edeceğinizi umuyoruz.Özellikle otobüs,temizlik,ilaçlama konusunda mağduriyet yaşıyoruz ve çözüm üretmenizi bekliyoruz.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Saime Cakmakci
 Gönlünüze sağlık ne güzel düşünmüşsünüz inşallah gerçekleştirirler temenni ediyorum
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Engin
  Önerileriniz ve eleştirilerinizde yerden göğe kadar haklısınız, sizin ve sizin gibi düşünenlerin sivil toplum örgütlerinde mutlaka ama mutlaka olması gerekiyor başarılar diliyorum kolay gelsin.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Faruk
 Bunu yapabilecek kadar ileri görüşlü idareci Düzce Belediyesi yönetiminde var mı?
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Erman
 Ďüzceliler eskiden beri sizin bu yazdıklarınızı kavrayabilmiş insanları seçmek için bir araya gelemedi, genelde seyirci kaldı. Dolayısıyla da sonuç değişmedi.
  " Bu sorulara cevap verin! " Haberine...
 Muallim
 Milli eğitim müdürünü Düzceye öneren eski meb bakan yardımcısı, buna ön ayak olan da bir vekil.Ortaya koyduğu proje bir öğretmeni merkeze çektirip kitap yazdırmak ve adamın kitaplarını satmak, dahası düzce nin sorunlarına çare olmayacak yığınla trübün projesi.Yarayı bilmediği için merhem de olamaz.
  " Alın size birkaç öneri! " Yazısına...
 Orhan Gün
 sizi takdir ediyorum, okuyorum düzce için çırpınmalarınızı. ama bu düzceden ne köy ne kasaba olur. neresine el atacaksın ki. çarpık kentleşme modern mimariden yoksun binalar daracık yollar. yılan gibi kıvrılan şehrin göbeğinden geçen İstanbul caddesi. kıramadı bu kabuğunu DÜZCE maalesef.
  " NERESİNDEN TUTSANIZ!.. " Yazısına...
 F Sönmez
 Kaleminize sağlık. Yapılacak işlerde rant ve dar çevre görüşü esas alınırsa sonuç budur. Şu ana kadar ''Eskisi gibi olmayacak'' söyleminden öte yeterli anlayış değişikliği yok. 1-Yiyenin, yapanın yanına kar kalmamalı.Milletin parasını hortumlayanlardan hesabı sorulmalı. 2-Öncelikler doğru ele alınmalı. Halkın görüşü sorulmalı. 3-Halk beni seçti. Ben her şeyi yaparım mantığı bırakılmalı. En az elli yıllık bir öngörü olmalı. Halk yönetime katılmalı. Düzce Halkı seçimde eski gidişatı onayladı. Hiç yoksa Sayın Özlü eskisini kabul etmiyor. Bunun yeterli olmadığı görülüyor.
  " NERESİNDEN TUTSANIZ!.. " Yazısına...
 Ertuğrul Şen
 Işıklandırma Uzakdoğuda festivallerde yapılanların aynısı.Düzceye yakışmıyor derhal kaldırılmalı
DÜ kadın çiftçilerle buluştu! DÜ kadın çiftçilerle buluştu!
  Çağatay; ‘Kırılma zamanı geldi’
  PROF. ÇAKIR; ‘Şu an konuşurken deprem olabilir!’
  Kapalı Pazaryeri çarşamba açılacak!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Birleşik Metal’de Çelik güven tazeledi!
  Eee burası Düzce.. İsteyen istediği gibi kaldırımları işgal edebilir!
  Dilber Ay’ın mezarı mı açılacak?
  Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor!
  2 DAKİKADA BUGÜN
  Özlü; 'Düzce'de ilkleri barındıracak'
  İkinci üniversiteye yoğun ilgi!
  Sözleşme işçileri memnun edecek!
  Safir Koleji ile DTSO arasında bir protokol daha!
  2 DAKİKADA BUGÜN
  Allah bu harekatta görev alan şanlı ordumuza mensup tüm Mehmetçiklerimizi korusun ve muzaffer eylesin. Kalbimiz, yüreğimiz ve dualarımızla Mehmetçiklerimizin yanındayız.
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  2 DAKİKADA BUGÜN
  Park ihtiyaçları tamamlanıyor!
  Yama çalışmaları devam ediyor!
  Özlü: Acil ihtiyaçlar çözüme kavuşacak!
  13.10.2019 - NERESİNDEN TUTSANIZ!..
  15.10.2019 - Alın size birkaç öneri!
  15.10.2019 - Bu sorulara cevap verin!
  17.10.2019 - Özlü mahalle ziyaretlerini sürdürüyor!