Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :73531216 Aktif Ziyaretçi :31728 30 Kasım 2020 Pazartesi
[17:16] Tanal; ‘Keşke kanun teklifime destek verseydiniz, Düzce bu durumda olmazdı!’ -- [17:06] İç Anadolu ağaçlansın diye destek aldı! -- [16:34] ‘Hava kirliliğimiz dereceye girince gündem oluyor, sonra unutuluyor’ -- [16:22] TEM otoyolunda feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı! -- [16:08] Tanal; ‘Keşke kanun teklifime destek verseydiniz, Düzce bu durumda olmazdı!’ -- [15:51] Medusa Başı bulundu! -- [15:51] Türkiye'nin sipariş ettiği koronavirüs aşısına yaş sınırı! -- [15:33] Moody's: 2021 Türk bankaları için zor geçecek! -- [15:31] Reuters'a konuşan kaynaklar: Koronavirüs yasakları sıkılaşacak! -- [15:27] Kurallara uymayan avcılara geçit yok! --
Tanal; ‘Keşke kanun teklifime destek verseydiniz, Düzce bu durumda olmazdı!’
Peri Meram Arbak
Bir doktor Corona olsa gör başına neler gelir? BÖLÜM-1

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:18.11.2020

 

   Arkadaşım istemediği için adını yazmıyorum.

   Göğüs hastalıkları uzmanı, genç bir doçent, İstanbul’da özel bir hastanede çalışmakta. En az 10 yıllık arkadaşım, fakir babası, özelde çalışıyor olsa da birçok hastadan para almaz.

   Dünya ve ülkenin sorunlarına kafa yorar ama hekimliği de mükemmeldir. Sosyalisttir, inandığı düzenin kurulacağına olan inancı tükenmese de, bunun için çoook uzun bir süre gerektiğini için için bilir ve içlenir.

   Onun kadar cesaretli olamasam da inandığı çoğu şeyi paylaşırım.

   İşte bu güzel insan da “Doktorlar da Corona Olur” düsturuna uygun olarak hastalandı ve neler yaşadığını beni benden alan bir dille anlattı.

   Üç bölüm halinde köşemde verip, ardından analiz etmek istiyorum. İzninizle… 

*

   9 Kasım öğle suları

   Baş-boğaz ağrısı, geniz akıntısı ve üşüme hissi başladı birdenbire.

   Oysa birkaç saat önce hiçbir yakınmam yoktu. Hatta 14 yataklı COVID servisinin sorumluluğunu üstlendiğim iki hafta boyunca da yakınmam hiç olmamıştı.

   Ve hatta iki gün önce servis sorumluluğunu başka bir meslektaşıma devretmiş ve kontrol PCR testi bile yaptırmıştım. Evet, şanslı bir hekimim: Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi’nin “pratik olmadığı” için sağlık çalışanlarına PCR takibinin yapılmadığını açıkladığı bir ülkede, çalıştığım hastane sekiz aydır kendi çalışanlarının PCR takibini yapıyor.

   Ne çok erken hasta yakaladık bu sayede bir bilse, bir görse, bir fark etse...

   Daha iki gün önce COVID servis sorumluluğunu üstleneceğim için kiraladığım odada kalırken “negatif”tim. COVID’e yakalandığı için evde tedavi alan enfeksiyon hastalıkları uzmanı arkadaşım, bizzat bildirmişti sonucu. Ne çok sevinmiştim. “Bu dönemi de hasarsız atlatacağım galiba” demiştim kendi kendime.

   Sonra hiç tıbbi ve N95 maskemi çıkarmadığım aklıma geldi. Biraz rahatladım. Başka bir viral enfeksiyondur dedim –biraz da dileyerek...

*

   Kiralık oda

   Şimdi bana soracaksınız neden oda kiraladın diye...

   Sebebi basit: Çünkü pandeminin ilk döneminden farklı olarak bu dönemde sağlık çalışanlarına misafirhane tahsis edilmiyor.

   Hal böyleyken sorayım: Evde 88 yaşında bir annem var, nasıl gidebilirim COVID servis sorumlusuyken akşam eve? Ya ona bulaştırırsam korkusu uyumama izin verir mi? Ve dahası ya bulaştırırsam. Baksanıza Türk Toraks Derneği’nin yaptığı araştırmada sağlık çalışanlarının önemli bir kısmının evde birlikte yaşadığı yakınlarına virüsü-hastalığı taşıdığı gösterildi. Ya ben de anneme taşırsam? 50’sine ramak kalmış bir insan olarak ben ayakta atlatabilirim pek muhtemelen, ama ya o?

   Pekiyi ama neden kimse sağlık çalışanlarına misafirhane tahsis etmiyor bu dönemde?

   Bu dönemde COVID servis sorumluluğunu üstlenmeden önce sordum soruşturdum, belediye sordurdum, “Sağlık çalışanı olarak kalabileceğim bir misafirhane falan var mı” diye... Nisan-Mayıs döneminin aksine bu dönemde futbol karşılaşmaları başladığı için misafirhane tahsis edilmemiş sağlık kurumlarına ve dolayısıyla sağlık çalışanlarına.

   Zaten hatırlarsanız sağlık çalışanlarına yapılmayan PCR takibi de futbolculara yapılmakta. Misafirhane bulamadığım o anlarda düşündüm kendi kendime; nedir acaba sağlık çalışanlarını bu derece değersiz yapan? Son kertede futbol yaşamsal bir gereklilik değil, oysa sağlık çalışanları hayati bir görev ve sorumluluk üstleniyor kendilerini de riske ederek. Ama yine de futbolcular kadar değerli değiller. Neden acaba?

   Transfer fiyatı ve bonservis mi belirliyor değeri?

*

   Evden çalışma

   Dikkat ederseniz biraz önce, 7 Kasım’daki test sonucumun negatif olduğunu, COVID olduğu için evde izolasyona tabi olup tedavi alan enfeksiyon hastalıkları uzmanı arkadaşım verdi demiştim.

   Size de garip gelen bir sorun yok mu bu cümlede? Hani biz sağlık çalışanlarından başka COVID tanısı konulmuş hangi meslek grubu sorumluluğunu bu düzeyde devam ettiriyor hastayken dahi –sıklıkla kendisini örseleme pahasına?

   Evet açık sözlülükle ifade edelim ki, sekiz aydır özellikle göğüs ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları, yoğun bakım ve acil sağlık çalışanları, filyasyon ve COVID servis ekip üyeleri ancak COVID olunca dinlenme hakkına kavuştular. Ama bu hakka rağmen, özellikle hafif-orta düzeyde geçirenler, hastaya dair sorumluluklarını evden takip ettiler.

   Gaddar ve kahhar devlet de onlara PCR incelemesi yapmayarak, bir misafirhane bile tahsis etmeyerek, “istifa edemezsiniz” yazılı bir paçavra yazı yayınlayarak ve hak ettikleri özlük haklarını vermeyerek ödüllendirdi. Salgın pik üstüne pik yaparken halkına “maske, mesafe ve temizlik” öğüdü vermek ve parmak sallamak dışında bir şey yapmayan devletten başka ne beklenebilirdi ki...

*

   9 Kasım öğleden sonra

   Herkes seferber oldu ve hızla tetkiklerim yapıldı.

   Herkesin gözünde “acaba” ve “hayır olmasın” kuşkuları ve dilekleri vardı. Tetkik için kanımı alan hemşire “Bu hastalık şahımızı da mı aldı yoksa?” dedi.

   Sadece yutkundum bu kadirşinaslık karşısında. Tek kelime edemedim.

   Sonra acil hekimi bir meslektaşım geldi, burnundan ve boğazımdan sürüntü almaya. Ne riskli bir iştir bilir misiniz? Düşünsenize COVID olduğu için hiç temas etmeseler dahi apartmandan atılan, eve alınmayan, etiketlenen ve dışlanan insanların olduğu bir ülkede, o burnum ve boğazımdan sürüntü alacak ve bu işlem sırasında refleks olarak öksüreceğim için (varsa) virüslerime maruz kalacak.

   Eli hiç kıpırdamadı, hiç “Acaba” demedi, “Ucundan kıyısından alıp öksürtmeyim de kendimi koruyayım” demedi –her gün onlarca hastasına yaptığı gibi. Nasıl hakkı ödenebilir ki bu özverinin?

   Sonra görüntüleme... Herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. “Derin nefes alın hocam” diyor teknisyen arkadaşım.

   Derin bir nefes alıyorum, gözlerimi kapıyorum ve gözümün önüne çok yaygın akciğer tutulumu olan hastaların görüntüleri geliyor. “Acaba” sorusu insanın içini kemiriyor. Ama daha inceleme odasından çıkarken radyolog meslektaşım “Akciğer tertemiz” diyor. Meğer ben içerdeyken o eş zamanlı izlemdeymiş...

   Sevinmek gerek bu sonuca kuşkusuz. Ama aklıma uzak, çok uzak bir kentteki diğer meslektaşım geliyor. Bir dönem asistanımdı. Şimdi yapay akciğerde yaşama tutunmaya çalışıyor. Çünkü akciğeri tamamen virüs tarafından işgal altında –onlarcası gibi.

   Hal böyle olunca akciğerlerimin “temiz” olmasına nasıl sevinebilirim ki. Yüzü aşkın sağlık çalışanının akciğerleri iflas ettiği için kaybedildi. Ben nasıl sevinebilirim ki. Sadece teşekkür ederek çıkıyorum radyoloji bölümünden.

   Şimdi sırada kan ve PCR sonucunu beklemek kaldı. Uzun bekleme başladı.

*

   9 Kasım akşamüstü

   Arabada yol alırken çaldı telefonum.

   Akıllı telefonlar her türlü sürprizi bozuyor. Misal; arayanın ismini gösterdiği için neden arandığını da anlıyor insan. Şimdi de öyle; enfeksiyon uzmanı arkadaşımın ismini yazdı arayan olarak akıllı telefon.

   Az sonra “pozitif” ya da “negatif” bir sonuç söylenecek bana ve o karar kısa dönemde hayatımı doğrudan etkileyecek...

   Açtım telefonu. İçten, samimi, dost bir ses: “Hadi bekliyoruz seni, ilaç başlayacağız, pozitifsin.”

   Bir insana COVID olduğu bu kadar iyi söylenebilir mi diye geçirdim içimden...

   Sonra aslında kendimi(zi) bu sonuca hazırladığımı(zı) anladım. Kan tetkikleri iyi kötü pozitife işaret etmiş ve bizi hazırlamıştı. Pekiyi bundan sonra ne olacak?

    O an insanın aklına kendi sağlığından çok, sana ihtiyacı olanların bu olaydan nasıl etkileneceği geliyor. Peşi sıra “Acaba kime bulaştırdım?” kaygısı düşüyor. Sonra “Herkese haber vereyim, hızla test yaptırsınlar kendilerini” düşüncesi kaplıyor zihni. Sağlık çalışanlarının kaderi bu olsa gerek.

   Ama öte yandan dışarıda arkanı toplayacak birisinin olduğunu bilmek, dostlarının seni izleyeceklerini öngörmek, her birisinin “buradayız, destek olacağız” mesajlarını almak ve nitelikli bir sağlık hizmetine erişebilir şanslı bir azınlık içerisinde olduğunu fark etmek iyi geliyor.

   Oğlunun sesini duymak, onunla hastalığını paylaşmak, birbirimize karşılıklı moral vermek çok iyi geliyor.

   Ve hepsinden önemlisi bir limana sığınır gibi sığınmak.

   Macera başladı, bakalım nasıl sürecek...

   (https://bianet.org/bianet/bianet/234168-bekliyoruz-ilac-baslayacagiz-covid-pozitifsin)

   (Haftaya 2. Bölüm)

Peki, Senin Yorumun?
AYDIN SENGÜL.  /  22.11.2020 - 21:24:47
 Arkadşıniza da size de sagliklar diliyorum.Hakkıniz ödenmez.... Zaten ödemiyorlar. Hak diyene gaz, hukuk diyene jop. Ömrümuz boyle bir devrana rastladı. Direnciniz sonsuz olsun.
Dinçer KORKMAZ  /  21.11.2020 - 20:15:53
 Cok geçmiş olsun diyelim o zaman hocamıza. Simdi istediğiniz kadar fazladan döner sermaye ödemesi yapın sağlık emekçilerine, bu hasta olmalarına engel olmuyor malesef. Onlar işlerinin doğası gereki bu risklerin zaten farkındalar, bazen bir kuru tesekkur bile yeter. Emeklerinize sağlık.
Cemal  /  21.11.2020 - 18:45:26
 Hocam bildiğiniz bulguları, her gün gördüğünüz hastaları bir meslektaşınızda da olmasını yazmak çok kolay olmasa gerek. Halen hasta olan Tum sağlık emekçilerine acil şifa diliyorum.
Saim Aksöz  /  20.11.2020 - 01:34:04
 Tüm emekçi sağlık çalışanlarımızın amasız ve fakatsız, karşılık beklemeden yaptıkları çalışma ve gösterdikleri çabaya hayran kalmamak elde değil.. Hizmetlisinden teknisyenine, asistanından prof.üne kadar hepinizi kutlarım.. Hocam siz Düzce için çok güzel bir şanssınız.. Kolay gelsin...
ulviye dikmen  /  19.11.2020 - 12:18:01
 Sağlık emekçisi arkadaşlarımız hepimiz için çok değerli, sevgimizi ve teşekkürümüzü iletiyorum
Sibel Aykutlu  /  18.11.2020 - 17:07:23
 Önemli bir değer.. Acil şifalar diliyorum..
Fatma Özbek Kaltu  /  18.11.2020 - 16:41:39
 Hocam bir tanedir. Hastalara yaklaşımı, güler yüzü, şefkatli hali bambaşka. Sağlıkla uzun yıllar hizmet etmesini diliyoruz.
Ragıp Gökesaoğlu  /  18.11.2020 - 15:18:51
 Dr peri hanım iyi ki senin gibi bir hocamız var. Düzce den eksik olma.
  Fatih Melih Maradit
ÇOK ALIŞTINIZ AMA!..
 
  Ayşegül Şenol Can
YİNE DEPREM; YİNE ACI!
 
  Ulviye Dikmen
Hypatia.. Kadına Şiddetle Mücadele Günü
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
Bir doktor Corona olsa gör başına neler
 
  Hümeyra Yılmaz
RANTIN OLMADIĞI YER
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Düzce’de günlük yapılan 1800 testin kaçı
 
  Tarık Şahin
DÜZCE’YE GİTTİM EN SONUNDA
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Hipertansiyon ameliyat ile tedavi edileb
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Pazaryeri ve toplu taşıma araçlarında denetim yapıldı! " Haberine...
 sevinç
 Korona virüsün ilk başladığı zamanlarda alınan önlemler daha ciddi iken şimdi sanki yokmuş gibi davranılıyor, kalıcı konutlar pazar yerinin giriş, çıkışında dezenfektan koymuştu belediye ama şimdi nerede? en küçük örneği bu.
  " Hypatia.. Kadına Şiddetle Mücadele Günü 25 Kasım " Yazısına...
 Dinçer KORKMAZ
 Daha önce Hypatia'yı duymamıştım.Cok güzel bir yazı olmuş, elinize, kaleminize, yüreginize sağlık. Göğe bakan nesillerin artması dilegiyle.
  " 120 günde Düzce kıpkırmızı oldu! " Haberine...
 Hızır Özcan
 Düzce'de hızlı yayılımın nedeni bir bir buçuk ay önce anıtparkta düzenlenen şehirler arası yiyecek fuarıdır. İnsanlar orada kalabalıklar oluşturdu ağız ağıza yemek yedi sohbet etti. Yetkililerde orayı ziyaret ettiler.Elbette yine de artacaktı salgın ancak özellikle kalıcı konutlarda adeta hiç yok iken birden orası da kırmızıya döndü ve hepsi o etkinliklerden sonra oldu.Yöneticilerin bu konuda ağır hataları var.
  " 120 günde Düzce kıpkırmızı oldu! " Haberine...
 Refiye Ergul
 Hiç kural takmayanlar ve Atatürk heykelin orada satışlar günlerce yapıldı. herkes aç ordan yedi içti isi olan olmayan çıktı. herşey yapıldı. korona yayılsın diye yasakları dinlemeyenler maske çenede. 65 yas altı 40 yas alti çoğunlukta. ama 65 yas çıkmasın deniyor. aslında geri kalan daha çoğunlukta ev gezmeleri dogum gunleri nisanlar istemeler sanki hic birsey yokmus gibi. cok gec kalinmadan duzce dahi butun iller ilceler koyler giris cikis yasak gelmeli. herkes istanbul bolu gezmeye gidiyor geliyor. yani cok rahatsiz durum anlamak istemiyorlar
  " Kaldırımın üstüne yapılan bisiklet yolu vatandaşlardan tepki aldı!.. " Haberine...
 Eda
  vatandaş zaten kaldırımda zor yürüyor bide bisikletler mi milletin üstüne çıksın.
  " Kaldırımın üstüne yapılan bisiklet yolu vatandaşlardan tepki aldı!.. " Haberine...
 İlhan öztürk
 Selamunaleykum Ben Şu An Almanyadayım ama yakında Emekli olacam İnşallah Gelecem böyle bir çalışma hiç biryerde görmedim yazık oluyor Düzceye saygılarımla
  " Özlü; ‘Bölgede tarihi hava yeniden yaşatılacak’ " Haberine...
  Suat ÖZTÜRK
 SİZİ TEBRİK EDERİM SAYIN BAŞKAN YILLARDAN BERİ ÇÖZÜLEMEYEN BİR SORUNU ÇÖZECEKSİNİZ İNŞAALLAH ASLINA UYGUN BİR ŞEKİLDE YAPILIRDA BÖLGE NİN ve DÜZCE nin TURİZM ine CİDDİ KATKI SAĞLAR
  " NE İSTİYORSUNUZ DÜZCE’DEN? " Haberine...
 Ahmet esen
 Kesinlikle yapilmamalı. Duzcenin havası zaten kirli
  " Olimpiyat ’ta ceza tuzağı! " Haberine...
 Ferdi çağlar
 7 aydır aracım var 5 ceza yedim 3 ü olimpiyat kavşağı dikkat etmeme rağman sürekli ceza geliyor Bizi kurtarın bu soygundan hız sınırı 70 83 ve 86km hızla ceza yemişim yok mu bilen anlayan itiraz edilmez mi o noktada o kadar hızlanmak mümkün değil zaten hele benim araç la
  " NE İSTİYORSUNUZ DÜZCE’DEN? " Haberine...
 Şehrin temizel
 Avrupa'nın çöpüne Türkiye talip, Türkiye'nin çöpüne DÜZCE talip nerede ucu boklu değnek varsa Düzce'yi layık görenler kimler yazıklar olsun, böyle başa böyle tarak bu tür işlerde neden hiç Bolu'nun ismi geçmez onlar akıllı...
Sis manzarası büyüledi! Sis manzarası büyüledi!
  NE İSTİYORSUNUZ DÜZCE’DEN?
  Bakan Koca açıkladı: Düzce vaka artışında yüzde 50 sınırına dayanan iller arasında!
  Çevre yolları birbirine bağlanıyor!
  Yanıkömeroğlu; ‘Yanlış politikalar kadına şiddeti artırdı’
  Kaldırımın üstüne yapılan bisiklet yolu vatandaşlardan tepki aldı!..
  ‘Kendi soluduğum havanın kirletilmesine müsaade etmem’
  Düzce'nin biyoçeşitliliği konuşulacak!
  İstanbul Caddesi’ne giriş çıkışlar sınırlandırıldı!
  ŞAMANDAR’IN KÜÇÜK ESNAF İÇİN TALEPLERİ VAR
  Hurdaya dönen otomobilden burnu bile kanamadan çıktı!
  'BİZİ AYDINLATIN!..'
  CKD: ‘Mevzuat eksiği giderilmeli!’
  Caboğlu; ‘Soruları basında sormak yaygara koparmak için’
  120 günde Düzce kıpkırmızı oldu!
  Türkiye, Avrupa’da 1’inci oldu!
  İkinci taksit için son gün 30 Kasım!
  Düzce Kent Konseyi İnsan Hakları Çalışma Grubu'ndan açıklama: Şiddet kaçınılmaz değildir, engellenebilir!
  Antik Kentte bebek mezarı bulundu!
  Başkan Özlü; ‘Dört bir yanda çalışıyoruz’
  Özlü; ‘Bölgede tarihi hava yeniden yaşatılacak’
  26.11.2020 - Bakan Koca açıkladı: Düzce vaka artışında yüzde 50 sınırına dayanan iller arasında!
  23.11.2020 - NE İSTİYORSUNUZ DÜZCE’DEN?
  26.11.2020 - Türkiye, Avrupa’da 1’inci oldu!
  26.11.2020 - İstanbul Caddesi’ne giriş çıkışlar sınırlandırıldı!
  27.11.2020 - Kaldırımın üstüne yapılan bisiklet yolu vatandaşlardan tepki aldı!..
  28.11.2020 - 120 günde Düzce kıpkırmızı oldu!
  23.11.2020 - Düzce adına alınacak kararlar, neden Düzce halkına sorulmaz ki?
  24.11.2020 - ÇOK ALIŞTINIZ AMA!..
  29.11.2020 - Hypatia.. Kadına Şiddetle Mücadele Günü 25 Kasım
  27.11.2020 - Olimpiyat ’ta ceza tuzağı!