Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :74147411 Aktif Ziyaretçi :5787 19 Ocak 2021 Salı
[17:15] ÖSYM'nin 2021 yılı sınav takvimi açıklandı! -- [17:10] Naylonu kapan çocuklar kara koştu! -- [17:04] Yoğun kar yağışı hayatı felç etti! -- [16:48] Ziraat Bankası tarlaları satışa çıkardı! -- [16:35] TOGG fabrikası için bin 500 kişi çalışacak! -- [16:22] TEM Otoyolu 13 saat sonra trafiğe açıldı -- [16:27] Facebook Türkiye'ye temsilci atayacak! -- [16:21] Banka kredilerinde faiz artışı! -- [16:10] Düzcespor'da ilk ticari anlaşmalar: Maske üretimi ve satışı başladı! -- [15:45] Kilosundan 6-7 bin lira gelir elde ediliyor! --
Peri Meram Arbak
Bir doktor Corona olsa gör başına neler gelir? BÖLÜM-1

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:18.11.2020

 

   Arkadaşım istemediği için adını yazmıyorum.

   Göğüs hastalıkları uzmanı, genç bir doçent, İstanbul’da özel bir hastanede çalışmakta. En az 10 yıllık arkadaşım, fakir babası, özelde çalışıyor olsa da birçok hastadan para almaz.

   Dünya ve ülkenin sorunlarına kafa yorar ama hekimliği de mükemmeldir. Sosyalisttir, inandığı düzenin kurulacağına olan inancı tükenmese de, bunun için çoook uzun bir süre gerektiğini için için bilir ve içlenir.

   Onun kadar cesaretli olamasam da inandığı çoğu şeyi paylaşırım.

   İşte bu güzel insan da “Doktorlar da Corona Olur” düsturuna uygun olarak hastalandı ve neler yaşadığını beni benden alan bir dille anlattı.

   Üç bölüm halinde köşemde verip, ardından analiz etmek istiyorum. İzninizle… 

*

   9 Kasım öğle suları

   Baş-boğaz ağrısı, geniz akıntısı ve üşüme hissi başladı birdenbire.

   Oysa birkaç saat önce hiçbir yakınmam yoktu. Hatta 14 yataklı COVID servisinin sorumluluğunu üstlendiğim iki hafta boyunca da yakınmam hiç olmamıştı.

   Ve hatta iki gün önce servis sorumluluğunu başka bir meslektaşıma devretmiş ve kontrol PCR testi bile yaptırmıştım. Evet, şanslı bir hekimim: Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi’nin “pratik olmadığı” için sağlık çalışanlarına PCR takibinin yapılmadığını açıkladığı bir ülkede, çalıştığım hastane sekiz aydır kendi çalışanlarının PCR takibini yapıyor.

   Ne çok erken hasta yakaladık bu sayede bir bilse, bir görse, bir fark etse...

   Daha iki gün önce COVID servis sorumluluğunu üstleneceğim için kiraladığım odada kalırken “negatif”tim. COVID’e yakalandığı için evde tedavi alan enfeksiyon hastalıkları uzmanı arkadaşım, bizzat bildirmişti sonucu. Ne çok sevinmiştim. “Bu dönemi de hasarsız atlatacağım galiba” demiştim kendi kendime.

   Sonra hiç tıbbi ve N95 maskemi çıkarmadığım aklıma geldi. Biraz rahatladım. Başka bir viral enfeksiyondur dedim –biraz da dileyerek...

*

   Kiralık oda

   Şimdi bana soracaksınız neden oda kiraladın diye...

   Sebebi basit: Çünkü pandeminin ilk döneminden farklı olarak bu dönemde sağlık çalışanlarına misafirhane tahsis edilmiyor.

   Hal böyleyken sorayım: Evde 88 yaşında bir annem var, nasıl gidebilirim COVID servis sorumlusuyken akşam eve? Ya ona bulaştırırsam korkusu uyumama izin verir mi? Ve dahası ya bulaştırırsam. Baksanıza Türk Toraks Derneği’nin yaptığı araştırmada sağlık çalışanlarının önemli bir kısmının evde birlikte yaşadığı yakınlarına virüsü-hastalığı taşıdığı gösterildi. Ya ben de anneme taşırsam? 50’sine ramak kalmış bir insan olarak ben ayakta atlatabilirim pek muhtemelen, ama ya o?

   Pekiyi ama neden kimse sağlık çalışanlarına misafirhane tahsis etmiyor bu dönemde?

   Bu dönemde COVID servis sorumluluğunu üstlenmeden önce sordum soruşturdum, belediye sordurdum, “Sağlık çalışanı olarak kalabileceğim bir misafirhane falan var mı” diye... Nisan-Mayıs döneminin aksine bu dönemde futbol karşılaşmaları başladığı için misafirhane tahsis edilmemiş sağlık kurumlarına ve dolayısıyla sağlık çalışanlarına.

   Zaten hatırlarsanız sağlık çalışanlarına yapılmayan PCR takibi de futbolculara yapılmakta. Misafirhane bulamadığım o anlarda düşündüm kendi kendime; nedir acaba sağlık çalışanlarını bu derece değersiz yapan? Son kertede futbol yaşamsal bir gereklilik değil, oysa sağlık çalışanları hayati bir görev ve sorumluluk üstleniyor kendilerini de riske ederek. Ama yine de futbolcular kadar değerli değiller. Neden acaba?

   Transfer fiyatı ve bonservis mi belirliyor değeri?

*

   Evden çalışma

   Dikkat ederseniz biraz önce, 7 Kasım’daki test sonucumun negatif olduğunu, COVID olduğu için evde izolasyona tabi olup tedavi alan enfeksiyon hastalıkları uzmanı arkadaşım verdi demiştim.

   Size de garip gelen bir sorun yok mu bu cümlede? Hani biz sağlık çalışanlarından başka COVID tanısı konulmuş hangi meslek grubu sorumluluğunu bu düzeyde devam ettiriyor hastayken dahi –sıklıkla kendisini örseleme pahasına?

   Evet açık sözlülükle ifade edelim ki, sekiz aydır özellikle göğüs ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları, yoğun bakım ve acil sağlık çalışanları, filyasyon ve COVID servis ekip üyeleri ancak COVID olunca dinlenme hakkına kavuştular. Ama bu hakka rağmen, özellikle hafif-orta düzeyde geçirenler, hastaya dair sorumluluklarını evden takip ettiler.

   Gaddar ve kahhar devlet de onlara PCR incelemesi yapmayarak, bir misafirhane bile tahsis etmeyerek, “istifa edemezsiniz” yazılı bir paçavra yazı yayınlayarak ve hak ettikleri özlük haklarını vermeyerek ödüllendirdi. Salgın pik üstüne pik yaparken halkına “maske, mesafe ve temizlik” öğüdü vermek ve parmak sallamak dışında bir şey yapmayan devletten başka ne beklenebilirdi ki...

*

   9 Kasım öğleden sonra

   Herkes seferber oldu ve hızla tetkiklerim yapıldı.

   Herkesin gözünde “acaba” ve “hayır olmasın” kuşkuları ve dilekleri vardı. Tetkik için kanımı alan hemşire “Bu hastalık şahımızı da mı aldı yoksa?” dedi.

   Sadece yutkundum bu kadirşinaslık karşısında. Tek kelime edemedim.

   Sonra acil hekimi bir meslektaşım geldi, burnundan ve boğazımdan sürüntü almaya. Ne riskli bir iştir bilir misiniz? Düşünsenize COVID olduğu için hiç temas etmeseler dahi apartmandan atılan, eve alınmayan, etiketlenen ve dışlanan insanların olduğu bir ülkede, o burnum ve boğazımdan sürüntü alacak ve bu işlem sırasında refleks olarak öksüreceğim için (varsa) virüslerime maruz kalacak.

   Eli hiç kıpırdamadı, hiç “Acaba” demedi, “Ucundan kıyısından alıp öksürtmeyim de kendimi koruyayım” demedi –her gün onlarca hastasına yaptığı gibi. Nasıl hakkı ödenebilir ki bu özverinin?

   Sonra görüntüleme... Herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. “Derin nefes alın hocam” diyor teknisyen arkadaşım.

   Derin bir nefes alıyorum, gözlerimi kapıyorum ve gözümün önüne çok yaygın akciğer tutulumu olan hastaların görüntüleri geliyor. “Acaba” sorusu insanın içini kemiriyor. Ama daha inceleme odasından çıkarken radyolog meslektaşım “Akciğer tertemiz” diyor. Meğer ben içerdeyken o eş zamanlı izlemdeymiş...

   Sevinmek gerek bu sonuca kuşkusuz. Ama aklıma uzak, çok uzak bir kentteki diğer meslektaşım geliyor. Bir dönem asistanımdı. Şimdi yapay akciğerde yaşama tutunmaya çalışıyor. Çünkü akciğeri tamamen virüs tarafından işgal altında –onlarcası gibi.

   Hal böyle olunca akciğerlerimin “temiz” olmasına nasıl sevinebilirim ki. Yüzü aşkın sağlık çalışanının akciğerleri iflas ettiği için kaybedildi. Ben nasıl sevinebilirim ki. Sadece teşekkür ederek çıkıyorum radyoloji bölümünden.

   Şimdi sırada kan ve PCR sonucunu beklemek kaldı. Uzun bekleme başladı.

*

   9 Kasım akşamüstü

   Arabada yol alırken çaldı telefonum.

   Akıllı telefonlar her türlü sürprizi bozuyor. Misal; arayanın ismini gösterdiği için neden arandığını da anlıyor insan. Şimdi de öyle; enfeksiyon uzmanı arkadaşımın ismini yazdı arayan olarak akıllı telefon.

   Az sonra “pozitif” ya da “negatif” bir sonuç söylenecek bana ve o karar kısa dönemde hayatımı doğrudan etkileyecek...

   Açtım telefonu. İçten, samimi, dost bir ses: “Hadi bekliyoruz seni, ilaç başlayacağız, pozitifsin.”

   Bir insana COVID olduğu bu kadar iyi söylenebilir mi diye geçirdim içimden...

   Sonra aslında kendimi(zi) bu sonuca hazırladığımı(zı) anladım. Kan tetkikleri iyi kötü pozitife işaret etmiş ve bizi hazırlamıştı. Pekiyi bundan sonra ne olacak?

    O an insanın aklına kendi sağlığından çok, sana ihtiyacı olanların bu olaydan nasıl etkileneceği geliyor. Peşi sıra “Acaba kime bulaştırdım?” kaygısı düşüyor. Sonra “Herkese haber vereyim, hızla test yaptırsınlar kendilerini” düşüncesi kaplıyor zihni. Sağlık çalışanlarının kaderi bu olsa gerek.

   Ama öte yandan dışarıda arkanı toplayacak birisinin olduğunu bilmek, dostlarının seni izleyeceklerini öngörmek, her birisinin “buradayız, destek olacağız” mesajlarını almak ve nitelikli bir sağlık hizmetine erişebilir şanslı bir azınlık içerisinde olduğunu fark etmek iyi geliyor.

   Oğlunun sesini duymak, onunla hastalığını paylaşmak, birbirimize karşılıklı moral vermek çok iyi geliyor.

   Ve hepsinden önemlisi bir limana sığınır gibi sığınmak.

   Macera başladı, bakalım nasıl sürecek...

   (https://bianet.org/bianet/bianet/234168-bekliyoruz-ilac-baslayacagiz-covid-pozitifsin)

   (Haftaya 2. Bölüm)

Peki, Senin Yorumun?
AYDIN SENGÜL.  /  22.11.2020 - 21:24:47
 Arkadşıniza da size de sagliklar diliyorum.Hakkıniz ödenmez.... Zaten ödemiyorlar. Hak diyene gaz, hukuk diyene jop. Ömrümuz boyle bir devrana rastladı. Direnciniz sonsuz olsun.
Dinçer KORKMAZ  /  21.11.2020 - 20:15:53
 Cok geçmiş olsun diyelim o zaman hocamıza. Simdi istediğiniz kadar fazladan döner sermaye ödemesi yapın sağlık emekçilerine, bu hasta olmalarına engel olmuyor malesef. Onlar işlerinin doğası gereki bu risklerin zaten farkındalar, bazen bir kuru tesekkur bile yeter. Emeklerinize sağlık.
Cemal  /  21.11.2020 - 18:45:26
 Hocam bildiğiniz bulguları, her gün gördüğünüz hastaları bir meslektaşınızda da olmasını yazmak çok kolay olmasa gerek. Halen hasta olan Tum sağlık emekçilerine acil şifa diliyorum.
Saim Aksöz  /  20.11.2020 - 01:34:04
 Tüm emekçi sağlık çalışanlarımızın amasız ve fakatsız, karşılık beklemeden yaptıkları çalışma ve gösterdikleri çabaya hayran kalmamak elde değil.. Hizmetlisinden teknisyenine, asistanından prof.üne kadar hepinizi kutlarım.. Hocam siz Düzce için çok güzel bir şanssınız.. Kolay gelsin...
ulviye dikmen  /  19.11.2020 - 12:18:01
 Sağlık emekçisi arkadaşlarımız hepimiz için çok değerli, sevgimizi ve teşekkürümüzü iletiyorum
Sibel Aykutlu  /  18.11.2020 - 17:07:23
 Önemli bir değer.. Acil şifalar diliyorum..
Fatma Özbek Kaltu  /  18.11.2020 - 16:41:39
 Hocam bir tanedir. Hastalara yaklaşımı, güler yüzü, şefkatli hali bambaşka. Sağlıkla uzun yıllar hizmet etmesini diliyoruz.
Ragıp Gökesaoğlu  /  18.11.2020 - 15:18:51
 Dr peri hanım iyi ki senin gibi bir hocamız var. Düzce den eksik olma.
  Fatih Melih Maradit
Yangından mal kaçırır gibi!
 
  Ayşegül Şenol Can
YİNE DEPREM; YİNE ACI!
 
  Ulviye Dikmen
2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
 
  Telat Çelik
KİRLİ YIL
 
  Peri Meram Arbak
‘BURASI DÜZCE’ DE YAZMAK
 
  Hümeyra Yılmaz
RANTIN OLMADIĞI YER
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
 
  Tarık Şahin
İNSANLARI ETKİLEME ve KAZANMA İPUÇLARI
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Prolaktin yüksekliği kısırlığa yol açar
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama! " Yazısına...
 Ahmet Aydın
 Sayın Nuri Çetin,in yazısını okuyup önerilerine katılmamak mümkün değil.Kültür kompleksine önerdiği isimler verilebilirdi.Düzce,ye büyük hizmetleri geçmiş bu önemli şahsiyetleri sayın belediye başkanı dahil meclis üyelerinin çoğu tanımıyordur.Düzce,de yaşamayan yaşım itibariyle bu şahşiyetleri çok iyi tanıyan birii olarak bu isimlerden Avni Akyol çok yakışırdı.En içten saygılarımla.
  " Erman Toroğlu'nun sözlerine bir tepki de Düzce'den: Suç duyurusunda bulundular! " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 Ne kadar güzel bir tepkide bulunmuş sayın gün. O kanal öyle haberler veriyorki herkes seyrediyor ve sineye çekip uyuyor.
  " Er, 1000 TL'lik yardımı sordu: Daha ne kadar bekleyeceksiniz? " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 Vaat etmekle mal tükenmez, bunlara inanan ve bekleyenlerde zaten sabah 7 de oy verme kuyruğuna girenlerdir.
  " Demir, Kültür Merkezi'nin yeni ismini eleştirdi: Bu topraklar için kanını döken hiç mi şehidimiz yok? " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 Düzcenin düştü durum, Düzce de 5 senesi geçmemiş kişiler Düzcenin geleceğini belirliyor, öncelikli hedefinizin bu olması gerekiyor bu olayı çözmek lazım. Düzce seçilen kişinin Düzce halkının tanıdığı bir kişi olması lazım. Düzcede yetişen değerli kişileri bilmesi lazım.
  " Akçakoca'da Balık Bereketi " Haberine...
 sevinç
 Düzce de hamsi 50tl. mezgit 40 tl ,balık bereketi var ama fiyatlar uçmuş.
  " BASINDAN ARKADAŞ! " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSINIZ HAYRANLIKLA OKUDUM
  " Damla Gazetesi 41’nci yıla “merhaba” diyor " Haberine...
 Düzceli..
 Damla gazetesinin uzun yıllar diler, duruşu, çizgisi ve kişiliği ile sevdiğimiz, Ali Beşer'i saygı ile anıyorum..
  " İyi ki siyasetçi olmamışım! " Yazısına...
 harbici
 Aynen katılıyorum Nuri arkadaşım, ben ise şöyle diyorum. Siyaset yüzün kızarmadan, utanmadan göz göre göre yalan söyleme sanatıdır.
  " Kayışoğlu ailesinin acı günü " Haberine...
 Arif koca
 Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Ailesinin başı sag olsun.
  " Barolardan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek! " Haberine...
 ulviye dikmen
 sevgili Azade Ay yüreğine emeklerine sağlık Boğaziçi Üniversitesi mücadelesini destekliyoruz
Tarihi değirmen 100 yıldır dönüyor! Tarihi değirmen 100 yıldır dönüyor!
  Muhtarın bu paylaşımı gülümsetti
  Çakar'dan İSKİ açıklaması: Yetkililer özel hükümleri dikkate almalı!
  DÜZCE BELEDİYESİ E-GAZETE YAYININA BAŞLADI
  Erman Toroğlu'nun sözlerine bir tepki de Düzce'den: Suç duyurusunda bulundular!
  Er, 1000 TL'lik yardımı sordu: Daha ne kadar bekleyeceksiniz?
  Kamyonu dükkana çevirdi!
  Korona aşısı için randevu nasıl alınır?
  Düzce’de yüksek tepeler beyaza büründü
  EDS Tabelasına Saldırdılar!
  Kar kalınlığı 20 santime ulaştı!
  Evi kumarhaneye çevirdiler!
  Düzce bir değerini daha kaybetti!
  Ayçiçek yağına yüzde 20 zam gelebilir!
  Düzce'deki tüm okullar 'okulum temiz' belgesi aldı!
  Cam filmi takanlara ceza yağdı!
  Abant’ta kar kalınlığı 50 santim
  Yağma çetesi yakalandı!
  Düzce'de konut satışı yarı yarıya düştü!
  AK PARTİ DÜZCE İL KONGRESİ BAŞLAMADAN BİTTİ GİBİ... 'İl Başkanlığına devam edeceğim'
  Her dumanı izliyorlar!
  18.01.2021 - Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
  12.01.2021 - Demir, Kültür Merkezi'nin yeni ismini eleştirdi: Bu topraklar için kanını döken hiç mi şehidimiz yok?
  12.01.2021 - Er, 1000 TL'lik yardımı sordu: Daha ne kadar bekleyeceksiniz?
  13.01.2021 - Erman Toroğlu'nun sözlerine bir tepki de Düzce'den: Suç duyurusunda bulundular!