Komşumuz Bolu, her alanda almış başını gidiyor. Sakarya, Karabük,  Zonguldak… Batı illerinde sürekli gelişme kaydeden iller arasında bulunuyor. Peki, Düzce komşuları gibi neden gelişme kaydedemiyor?

   Bunu incelemek için Düzce’nin yakın tarihine göz atalım isterseniz. 1999 yılının 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri ile yerle bir olan Düzce, o tarihlerde Bolu’nun ilçesi iken, Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararla il statüsüne kavuşmuştu.

    Bolu’nun ilçesi olduğu yıllarda bölgenin en büyük ticaret merkezi olan, çevre il ve ilçelerden alışveriş yapmaya ve sanayisinde araçlarını yaptırmaya gelen insanların uğrak noktasıydı Düzce. Yaşanan deprem felaketlerinin ardından, Bolu’dan ayrılarak il statüsüne kavuşan Düzce, İl oldu olmasına ama izlenen yanlış politikalar nedeniyle sürekli geriye gitti. Düzce’yi sırtında büyük bir kambur olarak gören Bolu ise, Düzce’den ayrılmasının ardından büyük bir gelişim sağlayarak kentleşmede, eğitimde, sağlıkta ve yatırımda büyük atılımlar gerçekleştirdi. 

**

   Özellikle eğitimde doğu illerinin arkasında yer alıyoruz, sanayileşmede de keza öyle. Sağlık sorunları almış başını gidiyor… Hastanelerimizde, doktor açığı var. Hastalara pratisyen hekimler bakıyor. Denizimiz, şelalelerimiz, yaylalarımız, doğa harikası mekânlarımız var, ama bir türlü turizmin nimetlerinden yararlanamıyoruz. Yani hiçbir alanda gelişme kaydedemiyoruz… Peki, bunun suçlusu kimler? Hiç sorguladınız mı? Vizyonu olmayan siyasiler mi, yoksa bürokratlar mı?

**

   Abraham Maslow’un çok sevdiğim bir sözü vardır… “Değişim olmadan gelişmek imkânsızdır. Zihnini değiştiremeyenler hiçbir şeyi değiştiremezler.”

   Düzce’nin gelişmesi içinde siyasilerin ve bürokratların zihinlerini değiştirmeleri gerekmez mi?

   Hoşçakalın…

  • Abone ol